YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11649
KARAR NO : 2022/16736
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :
Dava, iş kazası ölümünden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar … A.Ş. ile … İl Özel İdaresi vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davalılar … A.Ş. ile … İl Özel İdaresi vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar … A.Ş. ile … İl Özel İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacılar vekili dava ve ıslah dilekçelerinde özetle, müteveffa sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği, eş için toplam 145.950,40-TL maddi, 100.000,00-TL manevi, … … için 46.151,07-TL maddi, 100.000,00-TL manevi, … … için 25.157,47 -TL maddi, 100.000,00-TL manevi, … … için 1.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
1 -Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile;
145.950,40-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 18/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı …’e ödenmesine,
46.151,07-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 18/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı …’e ödenmesine,
25.157,47-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 18/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı …’e ödenmesine,
60.000-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı …’e ödenmesine,
50.000-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı …’e ödenmesine,
45.000-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı …’e ödenmesine,
40.000-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı … …’e (…) ödenmesine,
Davacı … … (…) yönünden maddi tazminat talebinin reddine,
Manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalılar … A.Ş. ile … İl Özel İdaresi’nin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1) b)1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı …Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; 18/01/2021 tarihli kusur bilirkişi raporunda istenilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, SGK rucü davasındaki kusur raporunda, TRT Genel Müdürlüğünün %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirkete ise herhangi bir kusur atfedilmediğini, ayrıca SGK tarafından … 1. İş Mahkemesinin 2013/741 esas sayılı rücuen tazminat dosyasında … İl Özel İdaresinin %55, TRT Genel Müdürlüğünün %30 kusurlu olduğu tespit edilmişken, eldeki dosyada … İl Özel İdaresinin %45 müvekilinin %40 kusurlu olduğunun belirlendiğini, kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, mahkemece kaldırma ilamına uygun şekilde bilirkişi raporu alınmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını,
Davalı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın yüksek gerilim hattının yoldan yüksekliğinin standartlara uygun olmaması nedeniyle meydana geldiğini, kazanın tek sebebinin gerilim hattına kontrolle yükümlü olan kişi yada kurumların olduğunu, müvekkilinin iş güvenliği açısından tüm önlemleri aldığını, ancak kazanın önceden öngörülmesi mümkün olmayan bir şekilde ve tamamen elektrik nakil hatlarının yasal standartlara uygun olmamasından kaynaklandığını, ayrıca davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, bilirkişi raporunda hesaplamanın hatalı olduğunu, hükmedilen faiz türü başlangıç tarihi ve miktarının hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
V- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 18/08/2011 tarihinde meydana gelen iş kazası vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu’nun 77. maddesinin açık buyruğudur. Gerçekten, olayda İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşullar göz önünde tutularak müteveffa sigortalının kazanın gerçekleştiği gün kaç saat çalıştığı, bu çalışma saatleri içinde birden fazla yere sefer yapıp yapmadığı, ne kadar süre istirahat yapması gerektiği, kazanın gerçekleştiği an itibariyle yorgun olup olmadığı, aracın teknik bakım ve kontrollerinde eksiklik olup olmadığı, davacının iddia ettiği gibi acele etmesi yönünde baskı kurulup kurulmadığı, yapılan işin niteliğine göre, iş ile ilgili ve işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerine göre işverenin işyerinde alması gerekli önlemleri alıp almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususların ayrıntılı incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı anlaşılmaktadır. İşveren, çalışanlarının işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu çerçevede işçisinin yasal sınırları aşar süratte araç kullanmasını önlemek için gerekli tedbirleri alması, risklerden kaçınması, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmesi, risk değerlendirmesi yapması ve/veya yaptırması, teknik gelişmelere uyum göstermesi, tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmesi, mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbiri alması, gerekli araç ve gereçleri sağlaması, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmesi ve mevcut iş yerinin iyileştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir.
Dosya kapsamından, müteveffa sigortalı …’in olay tarihi olan 18/08/2011 günü … yolunda … İl Özel İdaresi’nin yol yapma çalışmaları sırasında işçi olarak çalıştığı, araç sürücüsü olan …’in damperi asfalt yüklü olan kamyonu kullandığı, müteveffa …’ın aracın arkasından giderek asfalt dökülmesini sağlamak için kamyonun kapaklarını açıp kapattığı, bu esnada damperin fazla yükselmesi sonucu damper ucunun üç telli olan elektrik hattına temas etmesi sonucu müteveffa …’ın vücudundan elektrik akımı geçmesi neticesinde vefat ettiği, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı müfettişinin hazırladığı 05/01/2012 tarihli inceleme raporunda, meydana gelen olayın iş kazası olduğu, araç sürücüsünün kusurunun söz konusu olmadığı, İl Özel İdaresinin yetersiz eleman görevlendirmesinden dolayı kazanın meydana geldiği kanaatine varıldığı, SGK tarafından açılan … 1.İş Mahkemesi‘nin 2021/73 esas sayılı rücu davasında kusur oranlarının, davacıların murisinin kusuru aynı olmakla, davalılar açısından farklı belirlendiği, davalı olan … … AŞ’ye karşı açılan davanın kusuru bulunmadığından bahisle reddolduğu, eldeki dosyada ise mahkemece İş Güvenliği uzmanı bilirkişilerinden oluşan 3 kişilik heyetten 04/05/2016 tarihli kusur, 02/01/2018 ve 03/09/2018 tarihli ek kusur raporları ile 18/01/2021 tarihli kusur raporları alınmış, raporlarda; davalı … İdaresinin kontrol görevini yerine getirmemesi, gözlemci bulundurmaması, çalışma alanı ile ilgili bilgileri vermemesi nedeniyle %40, davalı … AŞ’nin elektrik hattının kontrol bakım ve onarımlarını gereği gibi yapmaması nedeniyle %40, davalı … …’in dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kendisini ve çevresindeki çalışma arkadaşlarını tehlikeye atmış olması nedeniyle %5, müteveffa …’in dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kendisini ve çevresindeki çalışma arkadaşlarını tehlikeye atmış olması nedeniyle %15 kusurlu olduğu kanaati ifade edildiği, mahkemece anılan bu raporların hükme esas alınarak birbirini teyit eden kusur raporları gereğince dava dışı … Genel Müdürlüğü’ne atfı kabil kusurun bulunmadığı gerekçe gösterilerek karar verildiği anlaşılmakla birlikte hükme esas alınan işbu raporların oluşa uygun olmadığı, olaydaki sorumluluk ve kusurların yeterince incelenmemiş ve açıklanmamış olduğu, enerji nakil hattının, kabloların bakım ve onarımından kimlerin sorumlu olduğu açıklığa kavuşturulmamıştır. Öte yandan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/194 E ve 2016/155 K sayılı ve 26.05.2016 tarihinde kesinleşen hükmünde “Mahkememizce alınan kusur raporu doğrultusunda PTT Yapı İşleri Müdürlüğü yetkilileri ile TRT Kurumu hat ile ilgili yetkililerinin asli kusurlu oldukları tespit edildiğinden bu ilgililer hakkında gereğinin takdir ve ifası için … Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına “şeklinde karar verildiği ancak akıbetinin araştırılmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanarak, öncelikle tüm Sözleşmeler getirtilmeli, haklarında suç duyurusunda bulunulanlara ilişkin dosyalar ile aynı olaya ilişkin ceza dosyası ve rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek – verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak farklı bir bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, rücu ve ceza dosyalarındaki kusur raporları ile eldeki dosyada alınan kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidermek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını – tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, davacıların temyiz başvurusunda bulunmadığı ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar … A.Ş. ile … İl Özel İdaresi vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.