YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11673
KARAR NO : 2022/15397
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve feri müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, davalı işverenin yanında geçen ve Kuruma bildirilmeyen 01/01/1990-31/03/1990 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı …, davaya cevap dilekçesi vermemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “Kaldırma öncesi ve sonrası toplanan tüm bilgi ve belgeler dinlenen tanık beyanları kapsamında; davalı adına kayıtlı iş yerinin VD ve … kayıtları kapsamında dava konusu dönemde faal olduğu, işe giriş bildirgesi verilmesi nedeni ile hak düşürücü sürenin gerçekleşmediği, her hangi bir bordro tanığı olmadığından bordro tanığı dinlenmesinin mümkün olmadığı, işe giriş bildirgesinin varlığının çalışmanın varlığına delil olması ve fiilen çalışma hususunun tanık … ve … tarafından teyit edilmiş olması, … ‘in dava tarihinde 19 yaşlarında olması nedeni ile de … girişinin olmadığı beyanlarının tutarlı ve samimi olduğu kabulü ile, başkaca delil ve belge olmaması aradan geçen uzun zaman nedeni ile de bir kısım komşularında vefat etmiş olması göz önünde bulundurulduğunda araştırılacak başka bir husus kalmadığı kabulü ile, davacının davalı adına kayıtlı iş yerinde işe giriş bildirgesi ve … beyanı kapsamında 1 günlük çalıştığının tespitine karar verilerek, fazla istem reddedilmiştir.” gerekçesiyle,
“Davanın kısmen kabulü ile,
1-Davacının 01/01/1990 tarihinde davalı adına kayıtlı …’ta bir gün süre ile çalıştığının tespitine,
2-Fazla istemin reddine” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, ”Somut olayda, mahkemece, yeniden yapılan yargılamada dairemizin önceki kararı doğrultusunda araştırma yapılarak tanıklar dinlenmiş ve … kayıtları celbedilmiş olup dosya kapsamı itibariyle tanıkların beyanları hüküm kurmaya elverişli olduğundan dolayı davacının, 01/01/1990 tarihinde davalı adına kayıtlı …’ta 1 gün süre ile çalıştığına dair davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetlidir. Tarafların bu yöndeki istinaf nedenlerine itibar edilmemiştir. Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre” tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacı adına verilmiş işe giriş bildirgesi bulunmakla birlikte, işe giriş bildirgesinin çalışma olgusunun ispatı açısından yeterli olmadığını, Mahkemenin kararına dayanak yaptığı tanıklar … ve …’nin davalı işyerinde çalışan kişiler olmayıp, bu kişilerin komşu işyeri tanığı sıfatı da bulunmadığını, çalışma olgusunun komşu işyeri tanığı, bordro tanığı gibi tanıklarla ispatı gerektiğini, davacının, davalı iş yerinde bir gün dahi olsa çalıştığı hususu ispat edilememiş olmasına rağmen davanın kısmen dahi kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, Mahkemece hükmün eksik inceleme ve değerlendirme sonucu kurulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, Mahkemece yapılacak iş;
1-Öncelikle davacının mukayeseye uygun imza örnekleri temin edilip, mahkeme huzurunda imza ve yazı örnekleri de alınarak dosyada bulunan 01.01.1990 tarihli “İşe giriş bildirgesi” aslı üzerinde bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırılmalı,
2-HMK 31. maddesi kapsamında davacıdan, işyerinde kimlerle çalıştığı, yiyecekleri hazırlayan, pişiren, servisi gerçekleştiren, temizlik hizmetleri yerine getiren kişiler sorulup talebi açıklattırılarak dava konusu talep somutlaştırılmalı, davacının beyanında geçen davacı ile birlikte başkaca çalışan varsa tespiti ile bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, böylece eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.