YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11685
KARAR NO : 2023/1623
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/487 E., 2022/303 K.
…
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, yurtdışı borçlanması sonrası 47 yaşında emekli olabileceğine dair kurum yazısı gereği 47 yaşında emeklilik için başvurduğunda 2012/9 sayılı talimat gereği borçlanmasını iptal ederek polnet belgesine göre sadece yurtdışında bulunduğu süreyi dikkate alarak yeniden belge düzenlediğinin bildirdiğini, yapılan ödemenin iadesi veya yeniden borçlanma talep etmesi halinde mahsubunun yapılacağının belirtildiğini, ancak kendisinin 10.12.1989 tarihinde ABD’ye giriş yaptığını, 20.06.2015 tarihinde kesin dönüş yaptığını, çalışma belgesine göre de 6 yıl çalışmasının bulunduğunu, giriş çıkış kayıtlarının düzenli tutulmaması nedeniyle talebinin red edildiğini, kayıtların düzenli tutulmamasının sorumluluğunun kendisine yüklendiğini ileri sürerek 10.12.1989 tarihinden itibaren sigortalılığının tesbitini, buna göre ilk girişinin 16.05.1991 tarihi olarak kabulü ile 07.11.2016 tarihi itibariyle emeklilik aylığı bağlanmasını talep etmiştir.
Davacı vekili 29.05.2018 tarihli dilekçesi ile; yaşlılık aylığı başlangıç tarihini 01.12.2016 olarak düzeltmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili tarafından; davalı Kurumun yapmış olduğu işlemlerin yasaya uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesi talep olunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2018 tarihli ve 2017/175 Esas, 2018/189 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekilince istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
21.HD kararında yurtdışında geçen ev kadınlığı süresinin Türkiye’de geçen kısmı için borçlanılamayacağı, sadece yurtdışında fiilen geçen sürenin borçlanılabileceği dikkate alınmak, bu doğrultuda emniyet arşiv araştırması yaptırmak, davacıdan ve emniyetten davacının pasaportunu ve pasaport kayıtlarını istemek suretiyle davacının borçlanmak istediği süredeki yurda giriş ve çıkış tarihlerini netleştirmek, 3201 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre davacının borçlanmak istediği sürenin, borçlanabileceği son tarihten geriye gidilmek suretiyle maledilmesi gerektiğini gözetmek, davacının yaşlılık aylığı koşullarına haiz olup olmadığına gelince de; davalı Kurumdan davacının ilgili ülke( ABD) sosyal güvenlik kurumundan alınan ve davacının yurtdışı çalışmalarını gösteren güncel belgeler ile Türkçe tercümelerini istemek, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı tarih itibariyle yabancı ülke mevzuatına tabi çalışması olup olmadığını, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alıp almadığını sormak, davacının MERNİS ikamet adresini gösteren kayıtları ve 2016-2017 yılında yurda giriş çıkış kayıtlarını getirtmek ve sonucuna göre davacının yurda kesin dönüş koşulunu yerine getirip getirmediğini de belirleyerek yaşlılık aylığı istemi hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında açık ve net bir şekilde kişinin sadece yurtdışında fiilen bulunduğu süreyi borçlanabileceği, Türkiye de bulunduğu süreyi borçlanamayacağı ifadesi ve karara uyulmuş olması gözetilerek davacının yurda giriş çıkış yaptığı tarihleri ev kadını olarak borçlanamayacağı, ancak bu tarihler yurtdışında çalışma süresi olan 1989, 1990, 1993, 1994, 2001,2004 yılların ait ise borçlanabileceği (çalışıma süresi olarak) kabule edilerek borçlanmanın mümkün olabileceği süreleri 3786 gün olarak tespit ettiği, Amerika Birleşik Devletleri ile yurtdışı çalışma başlangıcının sigortalılık başlangıcı olacağına dair bir Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmadığından 3786 gün (10 yıl 6 ay 6 gün) kadar ilk defa Türkiye’de sigortalı olduğu 01.07.2005 den geriye gidildiğinde sigortalılık başlangıcının 25.12.1994 olarak tespit edildiğini, tahsis şartlarının ise 25.12.1994 işe giriş tarihine göre 506 sayılı Kanun Geçici 81 inci madde gereği 23.05.2002 tarihinde sigortalılık süresi 7 yıl 4 ay 28 gün olan davacının tam emeklilik şartları açısından Geçici 8 inci madde B/l hükmüne göre 20 yıl sigortalılık süresi, 51 yaş ve 5750 prim ödeme gün sayısının bulunması gerektiği, kısmi emeklilik aylığı tahsis koşulları açısından 31.10.1969 doğumlu olan davacı kadınlar için aranan 50 yaş, 15 yıl sigortalılık ve 3600 prim ödeme gün sayısının üçünü birden 31.10.2019 da yerine getirmekle bir ihtimalde 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci maddesi C/b/bd hükmüne göre 58 yaş ikmali, 15 yıl sigortalılık ve en az 3600 prim ödeme gün sayısı ile emekli olması mümkün olup davacının 3786 yurtdışı borçlanması ile beraber 489 yurtiçi hizmeti bulunmakta olup, toplam prim ödeme gün sayısı 4275 günde olduğu, bu durumda 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-l hükmünde yer alan 5750 prim ödeme gün sayısı yerine gelmediği, 31.10.1969 doğumlu olmakla 58 yaş ise 31.10.2027 de dolacaktır 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 inci madde C/b-bd hükmüne göre emeklilikte ise yaş şartı yerine gelmediğinden bu hükme göre de tahsisin mümkün olmaması karşısında uyulan bozma kararına göre borçlanılabilecek süreler tesbit ve hesap edildiğinde davacının tahsise hak kazanamadığı ve kurum işlemlerinde yasaya aykırı bir hususun olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının yurtdışında fiilin bulunmadığı ev hanımlığı sürelerini de 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanabileceğinin tespiti ile yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…