YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11730
KARAR NO : 2022/12829
KARAR TARİHİ : 20.10.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : … …
Dava sürekli iş göremezlik gelir tutarının düzeltilmesi ve eksik ödenen miktarın faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme bozma kararından sonra davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
506 sayılı Kanunda hangi hallerin bağışlanmaz kusur olduğu 111. maddenin ikinci fıkrasında sayılmıştır. Buna göre “tehlikeli olduğu veya hastalığa sebep olacağı bilinen yahut yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı olarak veyahut açıkça izne dayanmadığı halde hiçbir gereği ve yararı bulunmayan bir işi elinde olarak sigortalının yapması veya yapılması gerekli bir hareketin savsanması, kusurun bağışlanmazlığına esas tutulur.” Sigortalının, iş kazası veya meslek hastalığının oluşmasında etkili bulunan davranışının “bağışlanmaz kusur” niteliğinde kabul edilebilmesi, 506 sayılı Yasanın 111. maddesinin son fıkrasındaki tanıma uygun olmasına bağlıdır. Genel anlamda sigortalının yüksek oranlı kusuru, mutlak olarak “bağışlanmaz kusur” kabulü için yeterli değildir. Öte yandan 506 sayılı Kanunun, “Zamanaşımı ve hakkın düşmesi” başlıklı 99/1. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıkların, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren 5 yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrayacağı, bu durumda olanların gelir ve aylıklarının, yazılı istek gününü izleyen aybaşından itibaren başlayacağı öngörülmüş, diğer taraftan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren “Zamanaşımı, hakkın düşmesi ve avans” başlığını taşıyan 97/1. maddesinde ise bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malûllüğü ve ölüm hallerinde bağlanması gereken gelir ve aylıkların, hakkın kazanıldığı günden itibaren 5 yıl içinde istenmeyen kısmının zamanaşımına uğrayacağı açıklanmıştır. Şu durumda, 99/1. madde gereğince 5 yıl içinde istenmediğinden tümüyle zamanaşımına uğrayan gelir ve aylığın, ancak yazılı başvuru tarihini izleyen aybaşından itibaren ve geriye dönük olmamak üzere bağlanabilmesine karşın 97/1. maddede, gelir ve aylığın 5 yıl içinde istenmeyen kısmının zamanaşımına uğrayacağı belirtilerek her bir gelir ve aylık için 5 yıllık zamanaşımı süresi benimsenmiş, 99/1. maddede yer alan, gelir ve aylıkların yazılı talep gününü izleyen aybaşından itibaren başlayacağı yönündeki hükümden tamamen farklı düzenleme yapılmış olmakla buna göre hak sahipleri bakımından lehe olan 5510 sayılı Kanunun 97. madde hükmünün uygulanması gerekmektedir. Yukarıda belirtilen esaslar dahilinde somut dava dosyası incelendiğinde mahkemece bozma kararına uyulmasına karşın bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporu belirtilen esasları karşılamamakta ve sadece davaya konu olayla ilgili kusur oranlarını içermektedir. Bu sebeple davalı kurumdan davaya konu olayla ilgili sigortalıya yapılan tüm ödeme ve bağlanan gelire dair kayıtlar getirtilerek, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca, davacı sigortalının davaya konu kazanın oluşumunda “bağışlanmaz kusurun” bulunup bulunmadığı ve bağışlanmaz kusuru var ise kusur derecesinin ne olduğu konusunda ayrıntılı incelemenin yapıldığı bir bilirkişi raporu alınarak akabinde talep uyarınca 5510 sayılı Kanunun 97. maddesi de irdelenmek suretiyle yapılacak araştırma ve değerlendirmeye göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 20.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.