YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11734
KARAR NO : 2022/13556
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyarak hükümde belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
İnceleme konusu davada, davacı, davalı işyeri nezdinde 01/05/2007-15/10/2007, 01/06/2008-30.11.2008 ve 15/05/2009-10/12/2010 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespiti isteminde bulunmuş, Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, temyizen incelenme neticesinde Dairemiz ilamı ile “… gerek bozma ilamı öncesi gerek bozma ilamı sonrası duruşmalarda beyanına başvurulan tanık …’nin hayvanların satın alınması için gerekli olan sermayeyi davalı …’ın verdiğini, kendisi tarafından hayvanların bakımının üstlenildiğini, bir dönem davacının çobanlığının söz konusu olduğunu, davacıyı işe alanın kendisi olduğunu, kendisinin emir ve talimatları doğrultusunda çalıştığını, ücret ödemesini yine kendisinin yaptığını belirtmesi karşısında kurulan hükmün dava dışı …’nin de hak alanını ilgilendirdiği ve onun yönünden bir takım sorumluluk ve yükümlülükler doğurabileceği belirgin bulunmakla, somut uyuşmazlıkla ilgili dava dışı …’ye husumet yöneltilmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan; adı geçen şahsın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124’üncü maddesi de nazara alınarak yasal ve yöntemine uygun bir biçimde davaya katılımı sağlanmalıdır.” şeklinde detaylı ve yol gösterici açıklama yapılarak bozulmuş olup uyulmasına karar verilen bozma ilamı sonrası yapılan yargılama esnasında …’nin davaya katılımı sağlanmış, yargılama sonunda “davanın reddine” karar verilmiş ise de uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Somut olayda, duruşmalarda dinlenen dahili davalı …’nin beyanı, diğer tanık beyanları ve jandarma ifade tutanakları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı işyerinde çalıştığı, hizmetinin Kuruma bildirilmemesinden dolayı dahili davalı …’in, davalı … ile birlikte sorumlu olduğu anlaşılmakla ihtilaf konusu dönem içerisinde davacının davalılar nezdinde geçen hizmet sürelerinin başlangıç ve bitiş tarihinin her türlü şüpheden uzak bir biçimde belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla Mahkemece yapılması gereken iş, davacının küçükbaş ve büyükbaş hayvanların bakımını gerçekleştirdiği ahır ve meraların bağlı olduğu mahalle/köy muhtarlığı tespit edildikten sonra uyuşmazlık konusu dönemde muhtar ve aza olarak görev yapmış kişiler ile mahalle/köy sakinlerinin tanık olarak hizmet sürelerinin başlangıç ve bitişi hakkında beyanlarına başvurulmalı, gerekir ise daha önce beyanlarına başvurulan tanıklar duruşmalarda yeniden dinlenmeli, gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya konulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.