YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11762
KARAR NO : 2023/4040
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2686 E., 2022/1136 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2013/646 E., 2018/297 K.
Taraflar arasındaki iş kazasında iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerinin istinafa başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilip davalı vekilinin temyiz incelemesinin mürafaalı yapılmasını istediği anlaşılmakla, mürafaa yapılmak üzere tayin olunan 11.04.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine mürafaalı temyiz eden davalı adına Av…… ile davacılar adına Av……t’un geldiği, gelenlerin yüzlerine karşı murafaaya başlanıp, sözlü açıklamaları dinledikten sonra mürafaaya son verilerek, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların eş/babası ….. 10.02.2011 tarihinde…..’ın idaresindeki 34-GM-9204 plaka sayılı araç içinde yolcu olarak seyrederken…. plaka sayılı aracın çektiği …..u araca arkadan çarpma sonucu oluşan kaza neticesinde vefat ettiğini, ……k bünyesinde üst düzey yönetici/perakende krediler izleme ve takip bölümünde bölge müdürü olarak görev yaptığını, davacıların eş/babalarının ölümünden sonra destekten yoksun kaldıklarını beyan etmiş, maddi tazminat olarak eş … için 5.000 TL, çocuk … için 4.000 TL, çocuk … için 4.000 TL, manevi tazminat olarak … için 200.000 TL, çocuk … için 150.000 TL, çocuk … için 100.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemlerini eş için 901.906,41 TL’ye, çocuk… için 450.953,21 TL’ye, çocuk …..için 416.131,37 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ölümle sonuçlanan kazada kusuru ve sorumluluğu olmadığını, olayın bir iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiğini, olayın işçi işveren ilişkisi bakımından da doğrudan bir kaza olduğunun kabulünü gerektirmediğini beyan etmiş, davanın kazalı aracın sigortacısı Eureko Sigorta A.Ş.’ye ihbar edilmesini ve davanını reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların murisi vefat eden…ın davalı …nezdinde çalıştığı bir sırada 10.05.2011 günü meydana gelen trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği, giydirilmiş aylık net ücretinin 11.823,66 TL olduğu, dava dosyası içerisinde yer alan uzman bilirkişi heyet rapor içeriği de dikkate alındığında davalı … Bankasının %50 oranında, dava dışı 34GM9204 plakalı aracın sürücüsü …’ın %50 oranında kusurlu olduğu, müteveffa…ın kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
2. Olayda hayatını kaybeden…ın eşi davacı …, oğlu davacı …, oğlu davacı ……., meydana gelen iş kazası sonucu murislerinin vefaat etmesi nedeniyle uğramış olduğu maddi tazminatın olayın oluşu ve kusur oranı nazara alınarak dosyaya sunulan usul ve yöntemine uygun hazırlanmış dosya kapsamına uygun olduğu mahkememizce de kabul gören kusur bilirkişi raporu ve maddi tazminat bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; … 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 07.02.2013 tarihli 2012/403 Esas, 2013/64 karar sayılı dava dosyasında davacı tarafça temyiz edilmeyerek kesinleşen, karara esas alınan davacı tarafça itiraz edilmeyen bilirkişi raporunda hesaplanan maddi tazminat miktarının usulü kazanılmış hak oluşturduğunun kabulü ile … Asliye Hukuk mahkemesinin kararına esas alınan bilirkişi hesap raporunda hesaplanan ve davacı tarafça itiraz edilmeyen miktarlarla sınırlı kalınarak kısmen kabulü ile müteveffanın eşi davacı … için 516.165,91 TL, müteveffanın oğlu davacı … için 384.135,68 TL, müteveffanın oğlu davacı ….. içni 161.564,10 TL net maddi tazminatın olay tarihi olan 10.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, kaza nedeniyle Olayda hayatını kaybeden…ın eşi davacı …, oğlu davacı …, oğlu davacı … Bulut Aslan manevi yönden çektiği acı, davacıların duyduğu elem ve ızdırabın derecesi, olayın oluşu, oluşan zarar, tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak alınarak manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile Müteveffanın eşi davacı … için 70.000 TL, müteveffanın oğlu davacı … için 40.000 TL, müteveffanın oğlu davacı … Bulut Aslan içni 25.000 TL net manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usuli müktesep hak tespiti ile maddi tazminat taleplerinin kısmen reddinin hatalı olduğunu, sigortaya karşı açılan davada fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulduğunu, manevi tazminat miktarlarının az olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur konusunda çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacılara iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından bağlanan ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değerinin hesap edilen tazminattan mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu, aktüerya hesabında esas alınan kazançla ilgili verilerin hatalı olduğunu, hesaplamanın dönem toplu iş sözleşmesi hükümleri esas alınarak yapılması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriği ve yargılama sırasında toplanan tüm deliller birlikte dikkate alındığında; müteveffa…ın, davalı şirket nezdinde, çalışırken 10.05.2011 tarihinde meydana gelen trafik – iş kazası neticesinde vefat ettiği, davacılardan …’ın, ölenin eşi, … ve …’ın ölenin oğulları olduğu, yerel mahkeme tarafından, tüm deliller toplandıktan sonra, kusur incelemesi açısından, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, bilirkişi kurulunun 11.07.2016 tarihli bilirkişi raporunda, davalı …’nın %50 oranında kusurlu, dava dışı ……plakalı aracın sürücüsü …’ın %50 oranında kusurlu, olduğunun belirlendiği, bilirkişi kurulu raporunun, iş kazasının meydana geliş şekline uygun, gerekçeli, karara esas olabilecek yeterlilikte ve tarafların iddialarını karşılar nitelikte olduğunu, Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere ve delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki tespitlerine ve hesaplamalarına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, ilk derece mahkemesinin, vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, maddi tazminatların belirlenmesi ve manevi tazminatların takdiri açısından ve usul, esas ve faiz uygulaması yönünden, her hangi bir yasaya aykırılık bulunmadığı, bu anlamda, davacılar vekilinin 15.08.2018 tarihli istinaf dilekçesi ile davalı vekilinin 17.08.2018 tarihli istinaf dilekçesindeki, tüm istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve ayrı ayrı reddinin gerektiği, (Her ne kadar, yerel mahkeme kararının, gerekçe ve hüküm bölümünde, … ismi üzerinden hüküm kurulmasına rağmen, bu hatanın, her zaman düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olması sebebiyle, karara müdahale edilmesinin gerekmediği, sadece, kararın gerekçe ve hüküm kısmında sehven yazılan … isminin, doğru olarak, “…” şeklinde mahallinde düzeltilebileceği açıklaması ile yetinilmesinin gerektiği, görülmüştür.) Bu nedenlerle; dosya içeriği ve mevcut delil durumu ile kamu düzenine aykırılık halleri de bulunmadığı hususları göz önüne alınarak, ilk derece mahkemesinin, maddi – manevi tazminat davasının, kısmen kabulüne – kısmen reddine yönelik kararlarındaki gerekçenin, dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle, davacılar ile davalı vekillerinin istinaf başvurularının, H.M.K.’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince, ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; usuli müktesep hak tespiti ile maddi tazminat taleplerinin kısmen reddinin hatalı olduğunu, sigortaya karşı açılan davada fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulduğunu, manevi tazminat miktarlarının az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur konusunda çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacılara iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından bağlanan ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değerinin hesap edilen tazminattan mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu, aktüerya hesabında esas alınan kazançla ilgili verilerin hatalı olduğunu, hesaplamanın dönem toplu iş sözleşmesi hükümleri esas alınarak yapılması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, ile aynı Kanun’un 114 ve 115 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 405 inci maddesidir.
3. Değerlendirme
1.6100 sayılı HMK’nun 114/1-d maddesinde d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. Dava şartı olarak tanımlanmıştır. Aynı kanun 115 inci maddesine göre “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
“
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 405 inci maddesinde “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar.” düzenlemesi yer almaktadır.
3. Somut olayda; çocuklardan …’ın Sultanbeyli Devlet Hastanesinden düzenlenmiş olan raporda “Hafif Mental Retardasyon” teşhisiyle %76 oranında engelli olduğu belirtilmesine, davanın açıldığı tarih itibariyle 18 yaşını ikmal etmiş olmasına karşın, annesinin velayeten düzenlediği vekalete istinaden vekil tarafından temsil edilmiş ise de taraf teşkilinin usulüne uygun sağlanmadığı anlaşılmaktadır.
4. O halde mahkemece, öncelikle davacı …’ın sağlık raporunda tespit edilen engelinin MK 405 inci maddesi kapsamında kısıtlanmasını gerektirip gerektirmediği hususunda vesayet makamına ihbarda bulunmak, vesayet makamınca kısıtlanması halinde, TMK 462/8 inci bendi kapsamında dava açılabilmesi için vesayet makamından izin alınması gerektiği hususunu değerlendirmek, iş bu davacının kısıtlanmasının gerekmediğine karar verilmesi halinde ise davanın açıldığı tarih itibariyle reşit olduğu gözetilerek, iş bu davacı asilden temin edilecek vekaletle temsil edilebileceği hususu gözetilerek, HMK 77 inci maddesi kapsamında vekaletin ikmali veya asil tarafından yapılan işlemlere icazet verilip verilmediği sorularak taraf teşkili sağlanıp, sonucuna göre yargılamanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken anılan hususlar gözetilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.
5. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
6. O halde, kanun emredici hükmüne aykırı görülen bu hususlar dikkate alınarak, bozma sebebine göre bu aşamada davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazları incelenmeksizin, istinaf itirazlarının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
4. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
5. Davacı lehine 8.400 TL vekalet ücretinin davalıdan, davalı lehine 8.400 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.