YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11776
KARAR NO : 2022/14578
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava, davacının 01.10.1995-27.09.1999 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Temyize konu davada, mahkemece verilen önceki iki karar bozulmuştur. Mahkemece verilen 26/09/2019 tarihli karar, Dairemizin 01.02.2021 günlü ve 2020/5689 – 2021/1026 sayılı bozma ilamı ile “Bozma sonrası Mahkemece, 10.09.2015, 25.11.2015 ve 24/02/2016 tarihli müzekkereler ile kurumdan, davacının işe giriş bildirgesi eklenerek, davacıya ait olan işe giriş bildirge örneğinin renkli örneği, işe giriş bildirgesinin, hangi yılın hangi serilerinden olduğu, Kurum kayıtlarına intikal edip etmediği, hangi tarihte intikal ettiği, davacının işe giriş bildirgesindeki sicil numarasını halen kullanıp kullanmadığı hususlarında bilgi ve belgeleri istenmiş, 10.09.2015 tarihli müzekkereye cevap verilmediği, 25.11.2015 tarihli müzekkereye karşı kurum tarafından yazılan cevabi yazıda “istemiş olduğunuz belgeler yazımız ekinde gönderilmiştir.”denilerek sorulan hususlarda bilgi verilmediği ve davacının dava dilekçesi ekinde iki ayrı işe giriş bildirgesi sunduğu dikkate alınmadan kurum müzekkere cevabı yeterli görülerek sonuca gidilmesi hatalıdır. Davalı işyerine ait sicil dosyası ve dönem bordroları ile davacıya ait sicil dosyası getirtilmeli, davalı işyerinden davacı adına işe giriş bildirgesi ya da dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerden herhangi birinin Kuruma verilip verilmediği hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde belirlenmeli, davacının sunduğu işe giriş bildirgelerinin Kurum kayıtlarına geçip geçmediği tam olarak tespit edilip saptanmalı, müfettiş raporları olup olmadığı araştırılmalı, böylece talep edilen çalışma dönemine ilişkin hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği yeniden değerlendirilmelidir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası yapılan araştırmanın yetersiz olduğu aşikardır.
Somut olayda, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozmaya uyulduğu halde, bozma gereği yerine getirilmemiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Davacının dava dilekçesi ekinde iki ayrı işe giriş bildirgesi ve dönem bordroları suretleri sunması karşısında, kurum tarafından uyuşmazlığın çözümü hakkında hiçbir bilgi içermeyen müzekkere cevabı yeterli görülerek, davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Kurum tarafından gönderilen müzekkere cevabının istenen hususları içermediği belirtilmek suretiyle Kurumdan, davalı işyerine ait işyeri sicil dosyası ve bu işyerinden verilen dönem bordroları ile davacıya ait sigorta sicil dosyası varsa işyeri ile ilgili denetim raporları getirtilmeli, davalı işyerinden davacı adına işe giriş bildirgesi ya da dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerden herhangi birinin Kuruma verilip verilmediği davacının sunduğu işe giriş bildirgelerinin ve dönem bordrolarının Kurum kayıtlarına geçip geçmediği tam olarak tespit edilip, böylece talep edilen çalışma dönemine ilişkin hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 21/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.