YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11817
KARAR NO : 2022/14654
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma kararına uyularak, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalılar vekillerinin süresi içerisinde temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşıldıktan, noksan ikmali için dosyanın mahalline iadesine karar verilip, noksanın ikmal edilerek dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/09/2018 tarih ve 2018/9-584 E.- 2018/1332 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 1982 Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesi uyarınca, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” Ayrıca Anayasanın 90’ıncı maddesinin son fıkrasında usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, bunlar hakkında anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamayacağı, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı ifade edilmiştir.
Bu bağlamda ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6’ncı maddesinde adil yargılanma hakkı ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olup, gerek Anayasa’da gerekse AİHS’ndeki düzenlemelere karşılık gelmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 27’nci maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir.
HMK’nın 27’nci maddesi uyarınca;
“(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir”.
Hukuki dinlenilme hakkı çoğunlukla “iddia ve savunma hakkı” olarak bilinmektedir. Ancak bu hak iddia ve savunma hakkı kavramına göre daha geniş ve üst bir kavramdır.
Hakkın temel unsurları maddede tek tek belirtilmiş, böylece uygulamada bu temel yargısal hak konusundaki tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Bunlardan ilki “bilgilenme hakkı” dır. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerek karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz. Bilgilenmenin şekli bakımından, hukuki dinlenilme hakkına uygun davranılmalı, ilgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçek anlamda sağlanmaya çalışılmalıdır.
Bu hakkın ikinci unsuru, “açıklama ve ispat hakkı”dır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Bu durum “silahların eşitliği ilkesi” olarak da ifade edilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) adil yargılanma hakkını düzenleyen 6’ncı maddesinin birinci bendinin ilk cümlesinde yer alan silahların eşitliği ilkesi, yine AİHS’ne göre, mahkeme önünde sahip olunan hak ve yükümlülükler bakımından taraflar arasında tam bir eşitliğin bulunması ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasıdır. Başka bir deyişle, silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarından birini diğeri karşısında avantajsız bir duruma düşürmeyecek şekilde her iki tarafın deliller de dâhil olmak üzere, iddia ve savunmasını ortaya koymak için makul bir olanağa sahip olması, tarafların denge içinde olması demektir.
Hukuki dinlenilme hakkının üçüncü unsuru, “tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesi”dir. Bu değerlendirmenin de karar gerekçesinde yapılması gerekir (6100 sayılı HMK’nın gerekçesi m. 32). Yargılama bakımından, sadece bir tarafın dinlenip diğerinin dinlenmemesi, tek yönlü karar verilmesi demektir. Yargılamada yer alan taraflar yargılamanın objesi değil, süjesidir. Hukukî dinlenilme hakkı doğru karar verilmesinin garantisidir; bu nedenle, haksızlığa karşı koyabilme imkânı tanır. Bu hak, hukuk devletinin, insan onurunun korunması ve eşitlik ilkesinin, hak arama özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının bir gereğidir.
Somut olayda, 31.05.2012 tarihli dava dilekçesinde davalı olarak … Danışmanlık ve … Taah. İşleri Amb. San. Tic. Ltd. Şti. ve adresi olarak … Sok No:18/A Maltepe/… gösterilerek yargılamaya başlanmış ise de 12.12.2012 tarihli celsede davacının HMK 124. Maddesi kapsamında taraf değişikliği talep ettiği ve mahkemece talebin kabul edilerek … … A.Ş.’ne karşı yargılamaya devam olunmuş ise de, anılan davalı için geçerli olan “… Mahallesi, … No: 36 Üsküdar/…” yerine dava dilekçesinde taraf olmaktan çıkartılan şirketin adresine Tebligat Kanunun 35. Maddesine göre tebliğ yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
Oysaki, … Müdürlüğü nezdindeki kayıtlara göre, … Gazetesinin 07.01.2013 tarihli nüshasında yayımlanan ilana göre 26.12.2012 tarihinde alınan ve 28.12.2012 tarihinde … Müdürlüğüne tescil edilen genel kurul kararına göre taraf değişikliği ile davalı olan … … A.Ş.’nin unvanını “… … A.Ş.” olarak değiştirdiği, Dairemizin 15.02.2022 tarih ve 2021/13245 E.- 2022/1889 K. sayılı ilamıyla davalı şirkete usulüne uygun tebliğ yapılması yönünden geri çevirme kararı verilmesi üzerine ise, iş bu davalıyı temsilen … … A.Ş.’nin kararı temyiz ettiği, bu kapsamda yapılan incelemede de, … Gazetesinin 12.11.2021 tarihli nüshasında yayımlanan ilana göre … … A.Ş. tarafından 11.11.2021 tarihinde alınan ve 12.11.2021 tarihinde … Müdürlüğüne tescil edilen genel kurul kararına göre unvanı “… … A.Ş.” iken “… … AŞ “olarak değiştirdiği, anlaşılmıştır.
Bu açıklamalara göre, HMK 124.maddesi kapsamda iradi taraf değişikliği ile davalı haline gelen “… … A.Ş.”nin usulüne uygun yapılan dava dilekçesi tebliği, giderek yargılamanın devamında raporların tebliği, duruşma gününden haberdar edilme ve kararların tebliği suretiyle kendi aleyhinde yürütülen yargılamadan usulüne uygun olarak haberdar edilmediğinin anlaşılmasına göre, bu davalı şirketin unvan değişikliği ile dönüştüğü anlaşılan “… … A.Ş.”nin davalı olarak yargılamadan usulüne uygun haberdar edilip; dava dilekçesi ve taraf değişikliğine ilişkin ara kararlar ile raporlar tebliğ edilip, taraf teşkili sağlanmak, gösterdiği deliller toplanılıp itirazları karşılanmak suretiyle yargılama yapılıp, sonucuna göre taraf olmaktan çıkartılan davalı yerine anılan davalı şirket ile beraber diğer ilgililer hakkında yargılamanın esası hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın özellikle taraf teşkili sağlanıp davalı tarafa savunma hakkı verilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı … … A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek, bu aşamada bozma sebebine göre; davalı … … AŞ’nin sair temyiz itirazları ile diğer davalılar … ve ….’nin temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin, bozmadan sonra yapılacak yargılamada kararın davacı tarafından temyiz edilmediği gözetilerek usuli kazanılmış hakların gözetilmesi yönünden, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı davalı … … A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek, bu aşamada davalı … … A.Ş.’nin sair temyiz itirazları ile diğer davalılar …. ve ….’nin temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.