YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11828
KARAR NO : 2022/14704
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : …..
Dava, 5434 sayılı Yasa kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, 01.04.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulü ile davacıya 01.06.2020 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak kazanılan aylıkların 5510 sayılı yasanın 42. maddesinde belirtilen 3 aylık süre dikkate alınarak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemelerce verilen hükümlerin Hukuk Muhakemeleri Yasası’nın 294 ve 297. maddelerinde tanımlanan unsurları taşıması ve “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi…” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekli olup; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, faiz başlangıcının hangi tarih olduğu açıkça belirtilmeden, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davacının, 5434 sayılı Yasanın 32. maddesi hükümlerine göre hak kazanılan fiili hizmet zammı süresinin dikkate alınması gerektiğinin tespitini talep ettiği ne var ki gerekçede itibari hizmet süresinden bahsedildiği anlaşılmakta olup, bu konuda itibari hizmet süresinden bahsedilmesi de isabetsizdir.
5510 sayılı Yasa’nın 42. maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurum’un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alınması gerekirken yazılı şekilde karar tesisi de isabetsizdir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hükmün 1. bendinin tamamen silinmesi ile yerine “Davanın kısmen kabulü ile davacıya 01.06.2020 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması ve hak edilen aylıkların 01.09.2020 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine” kelimelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 22.11.2022 gününde oybirliği ile karar verildi.