YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11842
KARAR NO : 2022/15804
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
No :
Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum, davalılardan …. A.Ş., ve … A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava konusu uyuşmazlık, 14.10.2010 tarihli iş kazası sonucu, vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin değerli gelirden oluşan kurum zararının davalılardan müştereken müteselsilen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 2019/691 E. 2019/2487 K. 18.03.2019 günlü kararı ile bozulmuştur. Bozma ilamında, “ Eldeki davada, kusura ilişkin olarak hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, asıl işveren …. A.Ş.’nin iş kazasının meydana gelmesinde %30, alt işveren … Sanayi Ltd. Şti.’nin %40, … Ltd. Şti. sorumlusu …’nın %10, kazalı müteveffa …’nin %20 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, sigortalının vefatı ile sonuçlanan iş kazası ile ilgili olarak, kesinleşen Suluova Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/132 Esas, 2015/331 Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, Çesan Yönetim Kurulu Başkanı…’nun asli kusurlu olduğu, … İnş. A.Ş.’nin Yönetim Kurulu üyesi …’in tali kusurlu olduğu, … … Şirketin’de elektrik mühendisi olarak görev yapan …’nın asli kusurlu, … … Şti. Çalışanı …’un tali kusurlu olduğu, …. … danışmanı …’un tali kusurlu olduğu, …. …’ın tali kusurlu, kazalının ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporuyla, eldeki dosyada hükme esas alınan bilirkişi kusur raporu arasında meydana gelen olay ile ilgili farklı oran ve aidiyetler belirlenerek çelişkinin oluştuğu anlaşılmakla, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile konusunda uzman bilirkişi heyetinden; ceza dosyası ile arasındaki çelişki gözetilip giderilmek suretiyle, maddi oluşa ve kanuna uygun olarak kusur oran ve aidiyetleri usûlünce belirlenmek suretiyle, yeniden kusur raporu alınmalı, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır…Dosyada bulunan kayıt ve belgelerden, davaya konu iş kazasının, davalılardan …. A.Ş.’nin, Merzifon … devlet yolu asfalt planti sahası yapım işi sırasında meydana geldiği anlaşılmakla, davalılardan …. A.Ş.’nin söz konusu işi kimden aldığı belirlenmek suretiyle yukarıda açıklanan esaslar dahilinde, ilişkinin niteliğinin asıl işveren-taşeron ilişkisi olup olmadığının irdelenmesi, davalılardan … San. Ltd. Şti.’nin 3. kişi konumunda olduğunun belirgin olması karşısında, sorumluluğunun bu kapsamda belirlenmesi gereklidir…Somut olayda; gerçek zarar hesabının, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde yapılmak suretiyle teselsül sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, gerçek zarar hesabı yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” hususlarına işaret edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Bozma sonrası kararında, hükme esas alınan kusur raporunda davalı … … A.Ş.’nin %30, … … Şirketinin %40, …’nın %10, müteveffa …’nin %20 oranında kusurlu olduğu belirtilerek, Davanın kısmen kabulüne, bağlanan gelirin peşin sermaye değeri olan 24.817,03-TL’nin (davalı … San. Ltd. Sti.’nin sorumluluğu 18.048,75-TL ile sınırlı olmak üzere) 30/03/2011 tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … A.Ş. yönünden ihbar tarihi olan 21/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … … A.Ş., … San. Ltd. Sti. ve … A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı Kuruma ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Somut olayda, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda … A.Ş.’nin almış olduğu yol yapım … işi ile ilgili ihale evraklarının celp edilmiş olmasına rağmen gerek Mahkemece, gerekse hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda asıl işveren-alt işverenlik ilişkisinin bulunup bulunmadığının irdelenmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.
Yine dava dilekçesinde teselsüle dayanılmış olması nedeniyle ve her ne kadar ceza yargılaması sonucunda verilen kararla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmek suretiyle kesinleşmiş ise de hükmüne uyulan bozma ilamı kapsamında cezada sanık statüsünde bulunup kazalı dahil asli-tali şeklinde kusur izafe edilenler de gözetilerek, adı geçen sanıkların varsa şahsi kusurları irdelenmeksizin yazılı şekilde hükme dayanak kılınan bilirkişi raporuna göre karar tesisi yerinde görülmemiştir.
Öte yandan bozma sonrası yapılacak yargılama sürecinde davacı yanın teselsül talebine rağmen … hakkında karar verilmemiş olmasına göre, davacı Kurumun bozma öncesi hükmü temyiz etmemiş olması karşısında, davalı … yönünden lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeli, yine bozma öncesi sigortalının %20 oranında kusur tespitine dair hükmün davacı Kurum tarafından temyiz edilmemiş olması karşısında, bu oran ve miktar yönünden davalılar lehine kazanılmış usuli kazanılmış hak doğduğu hususu da dikkate alınarak, kusur oran ve aidiyetinin tespitinde nazara alınması gerekir.
Keza, bozma sonrası verilen karara ilişkin olarak, davalılardan … San. Ltd. Şti. vekili tarafından %40 oranındaki kusur oranına dayalı hükmün temyiz edilmemiş olması karşısında bu oran bakımından, kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da nazara alınmalıdır.
Ayrıca bozma sonrası yargılamada asıl-alt işveren ilişkisinin belirlenmesi noktasında yeniden kusur raporu alınması gereğinin doğması halinde, teselsül hesabının da buna göre yapılacak olması gözden uzak tutulmamalıdır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum, davalılardan …. A.Ş., ve … A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 12/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.