Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/11868 E. 2023/390 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11868
KARAR NO : 2023/390
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1000 E., 2022/1216 K.
DAVALILAR : 1- … Üretim ve Pazarlama A.Ş.
2- …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 14.04.2015
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/305 E., 2020/58 K.

Taraflar arasındaki sigortalılık başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı Kurum yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 01.10.1981-01.10.1985 tarihleri arasında finans bölümünde ofis elemanı olarak askere gittiği tarihe kadar aralıksız çalıştığını, çalıştığı sürece sigortasının yapıldığını ve primlerinin yatırıldığını bildiğini, davacının emeklilik işlemleri için davalı kuruma müracaat ettiğini ancak emeklilik süresinin dolmadığının davacıya bildirildiğini, davacının bu hususta davalı işyerine başvurduğunu ancak muhattap alınmadığını, 01.10.1981 tarihli işe giriş bildirgesinin dosya içerisinde olduğunu beyanla davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1981 tarihi olarak tespitini, davacının 01.10.1981 – 01.10.1985 tarihleri arası yatırılmayan primlerinin davalı tarafından yatırılmasını talep etmiş, 08.03.2018 tarihli celsede talebinin davacının 01.10.1981 tarihinde bir gün sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep ettiklerini ve taleplerini bu yönde ıslah ettiklerini beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve mevzuata aykırılık bulunmadığını, müvekkili kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket adına çıkartılan tebligatın iade olunduğu, buna göre Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya cevaben davalı şirketin 31.07.2013 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiş, davacı vekili tarafından davalı şirket yönünden davayı atiye bıraktıkları beyan edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile, davacının 01.10.1981 tarihinde 1 gün süre ile 301701.32.05 sicil nolu … Üretim ve Pazarlama A.Ş. ünvanlı işyerinde çalıştığının tespitine, davalı işveren yönünden açılan davada karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacının diğer davalı işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesi bulunsa da sigortalı çalışmasına rastlanılmadığını, işyerinin kapsam ve varlığının, iddia edilen döneme ilişkin kuruma belge verilip verilmediğinin araştırılmadığını, fiili çalışmanın ispatlanması gerektiğini, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, re’sen her türlü incelemenin yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1981 olarak tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
506 sayılı Kanunun 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79/10 uncu maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.

Sigortalılığın tespitinde, yöntemince düzenlenerek yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilen sigortalı işe giriş bildirgesi, ilgilinin işe alındığını gösteren yazılı delil niteliğinde ise de sigortalılığın kabulü açısından tek başına yeterli kabul edilemez ve bu kapsamda çalışma olgusunun da inandırıcı ve yeterli delillerle ispatlanması gerekmektedir. Bu amaçla; sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş tarihi, bildirgedeki kimlik bilgilerinin, varsa imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı, davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olup sonraki dönemde gerçekleşen hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı saptanmalıdır.

Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, öncelikle davacının davasını somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında işverenin kim olduğu, işyerinde ne iş yaptığı, başka çalışan olup olmadığı, idarecilerin kim olduğu, işyerinin nerede olduğu ve komşularının kimler olduğunun davacıya sorulup açıklattırılması gerektiği, ayrıca tarafların sunduğu deliller ile yetinilmeyerek, kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmek suretiyle, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Bu amaçla hizmeti ortaya koyabilecek belgeler, varsa Kurum görevlileri tarafından düzenlenen rapor ve tutanaklar getirtilmeli, yine davalı iş yerinde aynı dönemde bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, gerektiğinde aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve bunların çalıştırdığı kimseler yeniden Kurum ve Kolluk marifetiyle yöntemince belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle iddianın somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilmelidir. (HGK 29.06.2005 gün ve 2005/21-409- 413, 23.12.2009 gün ve 2009/10-581-619, 10.02.2010 gün ve 2010/10-72-72, 21.09.2011 gün ve 2011/10-527– 552)

Diğer taraftan 5510 sayılı Kanun’un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesinde “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Dosya içeriğine göre davacının, davalı işyerinde işe girdiğini gösterir 01.10.1981 tarihli sigortalı işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal ettirildiği anlaşılmış ise de, celp olunan davalı Kurum kayıtlarına göre davalı işyerinin 01.09.1980 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 31.05.1981 tarihinde ise kanun kapsamından çıkarıldığı bildirilmekle davalı işyeri nizalı dönem içerisinde kanun kapsamında olmadığından mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiştir.

2. Mahkemece yapılacak iş; davalı …Ş.’ne ait işyerinin Kanun kapsamında kaldığı tarihler sonrasında da faal ve kapsama alınabilecek nitelikte olup olmadığını araştırmak üzere, davalı şirkete ait vergi dairesi kayıtları ile yoklama fişleri ve tutanaklar düzenlenmiş ise getirtilerek incelenmeli, ayrıca ilgili Belediye Başkanlığından davalı şirketin ruhsatı sorulmalı, bu kapsamda ilgili Belediye Başkanlığından komşu işyeri ruhsat sahipleri ile Sosyal Güvenlik Kurumundan komşu işyeri işveren ve çalışanları tespit edilmeli, davalı işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın geçtiği işyerinin nizalı dönem içerisinde faal olup olmadığı yönünde yöntemince beyanları alınmalı, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.

3. Davanın kabulüne göre de, davacının 04.01.1964 doğumlu olduğu, sigortalılık başlangıcının tespitini talep ettiği 01.10.1981 tarihinde 17 yaşında olduğu anlaşılmakla; ilgili yasa hükmü gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin 04.01.1982 olduğu ve 18 yaşından önceki malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına eklenmesi yönünde hüküm tesis edilmesi gerekirken davacının talep konusu dönemdeki yaşı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.