YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11990
KARAR NO : 2022/15398
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi :… 2. İş Mahkemesi
Dava, meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince 14.09.2022 tarihli ek kararla, temyiz yolu kapalı olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili; davacının davalı Radyo TV Yayınlarında kapıda güvenlik görevlisi olarak çalıştığını aynı zamanda taşıma işleri olduğu zaman hamallık yaptığını, eşya taşıdığı sırada merdivenden düşerek yaralandığını, Kuruma iş kazası nedeniyle başvuru yaptıklarını, kurumun kaza ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı bulunmadığından bahisle taleplerinin reddedildiğini, 20.03.2009 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olarak tespitini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının işe giriş bildirgesi vermediğini, ne kadar ücretle çalıştığı ve ne iş yaptığının belirtilmediğini, işyerinin kanun kapsamına alınıp alınmadığı, alınmış ise hangi tarihler arasında faal olduğu, faal olduğu dönemlerde işyeri dosyasında mevcut işyerinde fiilen çalışanları belirten durum tespit tutanaklarının birer suretinin istenilmesi, davacı ile davalı arasında hizmet akdinin bulunup bulunmadığı, davacının işyerinde fiilen çalışıp çalışmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davacının iş kazası geçirdiğini iddia ettiği 20/03/2009 tarihinde … Radyo Tv. Yayınları A.Ş. ‘ne ait işyerinde çalıştığına ve bu tarihte iş kazası geçirdiğine dair dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmaması” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince 14.09.2022 tarihli ek kararla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kesin olarak verildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından 30.09.2020 tarihinde dava dosyasına kesinleşme şerhi verildiği, kesin karara karşı temyiz yolu kapalı olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştie.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, iş kazası olduğunun tespitine yönelik davalarda Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin nitelik arz etmediği ve Yargıtay temyiz yolu açık olduğundan davacı tarafın iş kazası olduğunun tespitine yönelik davasına ilişkin kararın henüz kesinleşmediğini, dosyada bulunan deliller ve davalının ifadeleri tanık beyanları, tutanaklar hastane kayıtları, tedavilere ilişkin evrakların davacının iş kazası geçirdiğini gösterdiğini, Mahkemede dinlenen tanıkların bizzat davacının iş kazası geçirdiğini gördüklerini beyan ettiklerini, iş kazasının geçirildiği tarih itibari ile davacının hastaneye götürüldüğünü ilişkin hastane kayıtları bulunduğunu, hastane kayıtlarına göre iş kazası tarihinde davacının davalı işyerinde çalıştığının subuta erdiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-İnceleme konusu davada, davacının meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine dait talebi karşısında, hükmün kesin olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin 14.09.2022 tarihli ek kararının bozulmasına,
2-İşin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Uyuşmazlık iş kazasının olduğu tarihte davacının işveren nezdinde çalışıp çalışmadığı ve olay günü yaşanan kazanın iş kazası olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 13 ve devamı maddeleridir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 13. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası,
“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde belirlenmiştir.
Somut olayda davacının 2009 Mart ayında iş kazası geçirdiği iddiasının bulunduğu ancak bildirimlerin 07.05.2009 tarihinden itibaren başladığı işçilik alacakları davasında; hizmet süresinin bildirim tarihleri ile sınırlı olarak kabul edildiği, kaza tarihi itibariyle davacının davalı nezdinde fiili çalışması ve kazanın çalışmanın devamı sırasında meydana gelip gelmediği bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin eksik ve yetersiz olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece davacının hangi tarihler arasında çalıştığı iş kazasını geçirdiği tarihte çalışıp çalışmadığı hususu tam olarak belirlenmeli, dosyada mevcut hastane kayıtları ile meydana geldiği iddia olunan kazaya ilişkin eksik bulunması halinde tüm tedavi ve muayene kayıtları ilgili hastaneden celp edilerek irdeleme yapılmalı, davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.