Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12031 E. 2022/14927 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12031
KARAR NO : 2022/14927
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı taraf vekili 12.04.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle, davacının 01.01.1982- 14.04.2006 tarihleri arasında davalı … Gn. Md.’nde sürekli ve kesintisiz çalışmasının tespitini talep etmiş, mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen önceki karar dairemizin 12.11.2018 günlü ilamıyla “davacının kesintisiz çalıştığı işyerinin kamu işyeri olduğu da gözetilerek çalıştığı her birimde beraber çalıştığı amir ve işçiler araştırılarak tespit edilip görev değişikliklerinde ara verilip verilmediği, davacının raporlu olduğu günler, işyerinden uzaklaştırma aldığı gün ile eksik gün çalıştığı süreler tespit edilmeli, diğer işçilerin de eksik bildirimlerinin olup olmadığı gözetilerek kesintisiz bir şekilde çalıştığı ortaya konulmalıdır” gerekçesiyle karar bozulmasına ve mahkemece bu bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma ilamında belirtilen hususlar tanıklara sorulmaksızın, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın, gerekçede istirahatli olduğu süreler hariç olmak üzere denilmesine rağmen hükümde bu süreler dışlanmaksızın gerekçe hüküm çelişkisi de yaratılarak, öte yandan davacının davalıya ait birden fazla işyerinde çalıştığı anlaşılmasına rağmen hükmün infazında tereddüt yaratacak şekilde hangi işyerinde hangi sürelerde çalıştığı gösterilmeksizin hüküm tesisi isabetsizdir.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)
Bu nedenlerle, uyulan bozma ilamı gereği yerine getirilerek, davacının görev değişikliklerinde ara verip vermediği, raporlu olduğu günler, uzaklaştırma aldığı günler ile fiilen çalışmadığı süreler tespit edilmeli, diğer işçilerin de eksik bildirimlerinin olup olmadığı araştırılmalı, hangi çalışmanın hangi işyerinde geçtiği infaza elverişli bir şekilde belirlenmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 28.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.