YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12094
KARAR NO : 2023/396
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2672 E., 2022/1078 K.
DAVA TARİHİ : 11.03.2019
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/87 E., 2021/691 K.
Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının dava dışı eşi ile yaşadığı geçimsizlik nedeniyle boşandıklarını, tarafların uzun süre evli olması ve müşterek çocuklarının bulunması nedeniyle aileye yakın kişiler tarafından tarafları bir araya getirme girişimleri olduğunu, bu girişimler sonucunda tarafların zaman zaman bir araya gelmesinin söz konusu olduğundan 01.05.2000 ve 01.03.2003 doğumlu iki çocukları daha olduğunu, davacının boşanma tarihinden yaklaşık 11 yıl sonra annesinin ölümü üzerine maaş talebinde bulunduğunu, kendisine 01.12.2006 tarihinde aylık bağlandığını, müşterek 10 çocukları olan eski eşin kanser olması nedeniyle davacının zaman zaman bakım amaçlı yanına gittiğini, ancak eşiyle boşanmasının muvazaalı olmadığını beyanla Kurum işleminin iptaline, ölüm aylığının devamına, ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında yapılan yazılı ve sözlü ihbarlar olduğunu, aynı adreste ikamet ettiklerine dair adres kaydı olduğunu, aynı tarihte aynı sağlık sunucusundan hizmet aldıklarını, denetmen raporuna esas tanıklar tarafından tarafların birlikte yaşadıklarının beyan edildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı … ve …’nun boşanma tarihinden sonra fiili olarak birlikte yaşamaya devam ettikleri, Kurumun rapor tarihinin 22.09.2018 olup yersiz ödemelerin talep edildiği dönemin 20.10.2008 – 19.11.2018 olarak belirlenmiş olması nedeniyle Kurum tespiti ve işlemlerinin yerinde olduğu değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı kurumdan 3410213903 tahsis numarası ile ölüm aylığı almakta olan davacı …’ün boşandığı eşi … ile fiilen birlikte yaşadığından bahisle almakta olduğu aylığın kesildiğini, kendisine fazla ve yersiz olarak ödendiği iddia edilen 104.116,92 TL asıl borç ve 39.408,67 TL faiz olmak üzere toplam 143.525,59 TL’nin borç kaydı yapılarak davacıdan tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında dinlenen tanıkların tarafların boşanmadan sonra birlikte yaşamadığını, yalnızca …’nun kanser hastası olması sebebiyle çocukların ısrarı ile bakımını sağlamak amacıyla davacının yanına gidip geldiğini açıkça ifade etmesine rağmen, eksik inceleme ve araştırma ile muvazaalı boşanma olgusunun kabulünün hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı ve eski eşi …’nun birlikte yaşama olgusuna ilişkin tarihlerin tespit edilmesi ve kurum işlemi kapsamında hesaplanan yersiz ödemenin bu tarihler doğrultusunda yeniden hesaplanması gerektiğini, 2008 yılından itibaren yersiz ödeme hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarında tarafların …’nun kanser hastalığının ilerlediği evrede bakım amaçlı birlikte yaşadıklarının ifade edilmesi dikkate alındığında; tanıklara bu tarihlere ilişkin soru sorulması ve 2008 yılından belirlenecek tarihe kadar olan yersiz ödemenin iptal edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mernis ve medula kayıtları, kolluk araştırma tutanakları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacı ile eşinin uyuşmazlık konusu dönemde boşandıkları halde birlikte yaşadıklarına ilişkin Kurum tespitinin aksinin ispat edilemediği, tarafların boşanmasından sonra çocuklarının da olmasının bu durumu desteklediği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davacı ve boşandığı eşinin adres kayıtlarının aynı olması, … Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının 21.06.2016 tarihinde yaptıkları hane ziyareti esnasında tarafların aynı evde ikamet ettiklerinin tespit edilmesi, denetmen raporunda yapılan tespitler, tarafların boşanmasından sonra çocuklarının olması ile ihbarda bulunan davacının kardeşi …’un duruşmada da benzer yönde verdiği ifade ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…