Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12102 E. 2022/14490 K. 17.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12102
KARAR NO : 2022/14490
KARAR TARİHİ : 17.11.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece verilen önceki karar “davacının ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde kayıtlı tüm adresleri yönünden ayrı ayrı geniş kapsamlı, titizlikle ve gerekirse bilgi edinilen şahısların isim ya da sıfatları da tutanağa eklenmek suretiyle, beyan edilen adreslerde fiilen oturup oturmadıkları, birlikte yaşayıp yaşamadıkları kolluk marifetiyle araştırılmalı; adreslerdeki komşu, kapıcı ve yöneticiler tespit edilerek konuyla ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı; ihtilaf konusu dönem içerisinde davacı ve boşandığı eşinin kayıtlı tüm adreslerinde görev yapan mahalle … ve azalarının kanaat edinmeye yetecek sayıda tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, çelişki oluşursa giderilmeli; davacının ve boşandığı eşinin çocuklarının yanında yaşadıklarına dair iddia irdelenmeli; 15.01.2016 tarihli kolluk araştırma tutanağında davacı ve boşandığı eşinin 1- 1,5 ay beraber oturduklarına dair beyanı bulunan, ev sahibi olduğu belirtilen … … …’nın tanık sıfatıyla beyanına başvurulmalı; Kurum Denetmen Raporunda davacı ve boşandığı eşinin 6-7 ay beraber oturduklarına dair imzalı beyanı bulunan …’in Mahkemece dinlenmediği anlaşıldığından, anılan şahsın kolluk ve muhtarlık marifetiyle kimlik bilgileri tespit edilip tanık sıfatıyla beyanına başvurulmalı; medula kayıtlarında uyuşmazlık konusu dönemde aynı hastanede birden fazla kez aynı tarihlerde muayene oldukları dikkate alınmalı; 5510 sayılı Kanunun 59/2. maddesi uyarınca Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup, aksinin ancak eşdeğerde belgelerle ispatı gerektiği de göz önünde bulundurularak “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan tüm kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır” gerekçesiyle bozulmasına ve mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeyip eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı gereği, davacının boşandığı eşinin adreslerinde, boşanılan tarihten sonra birlikte yaşamanın söz konusu olup olmadığı kolluğa yaptırılacak araştırma ve bu adreslerden belirlenecek komşu, yönetici, apartman görevlisi gibi tanıkların beyanlarına başvurularak belirlenmeli, Bölge Adliye Mahkemesince dosyaya celbedilen medula kayıtları değerlendirilmeli, tutanak tanığı…’un kimliğinin tespitiyle beyanı alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan …, Üyeler …, … ve …’ün oyları ve oy çokluğuyla 17.11.2022 gününde karar verildi.

(M)

KARŞI OY GEREKÇESİ

Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın 2002 yılında eşinden boşanmıştır. Davalı kadına boşanma kararı verildikten sonra ölen babasından dolayı 2002 yılında bağlanan yetim aylığı 2018 yılında yapılan denetim sonrası fiili birliktelik nedeni ile 2008-2013 yılları için 5510 sayılı Kanunun 56. maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.
Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı Kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanunun 5754 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik geçici 1. maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.
Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır.
Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının onanması gerekirken, fiili birlikteliğin araştırılması yönünde tekrar bozulması görüşüne katılınmamıştır.