YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12123
KARAR NO : 2022/15980
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum ve davalılardan …. Tic. Ltd. Şti ile … vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair hüküm verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum ve davalılardan …. Tic. Ltd. Şti ile … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili; kurumda davalı şirket adına işlem gören işyeri sigortalılarından … ‘un 18.01.2007 tarihinde %32,2 maluliyeti ile sonuçlanan bir iş kazası geçirdiğini, sigortalıya 11.942,54 TL geçici iş göremezlik ödeneği, 97746,94 TL … geliri, 13.683,47 TL hastane masrafı olmak üzere toplam 123.372,95 TL kurum harcaması yapıldığını, olayın iş kazası olduğunun İş Tefiş Kurulu raporunda belirtildiğini, Samsun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/472 esas sayılı dosyası ile sürücü davalı … hakkında şikayetten vazgeçme nedeni ile düşme kararı verildiğini, kazaya karışan aracın … plakalı aracın … acente kod 17.08.2007 tarih ve 001966 poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin yasal sorumluluğu olduğunu, Kurumun alacağının karşılıksız kalmaması için davalı adına kayıtlı araçlar ile tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasını ve tüm bu nedenlerle kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kurumca uğranılan toplam alacağın %50 sine tekabül eden 61.686,48 TL alacağının tahsis onay, ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin henüz kusurlu olmadığı bir olaydan dolayı tazminat ödemeyeceğini, kurumun iddialarının asılsız olduğunu, olayın tanık anlatımları ve ceza dosyası kapsamından anlaşılacağı üzere … ‘un dikkatsizliği ve kendi kusuru nedeni ile meydana geldiğini, iş konusunda uyulmazı gereken kurallara uymadığını, müvekkiline kusur atfedilmesi için 4857 sayılı iş kanunun madde 77 ye aykırı davranması gerektiğini, sigortalıya gerekilen eğitimlerin verildiğini, süreci kontrol ettiklerini, üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, sigortalının müvekkili şirketten şikayetçi olmadığını ve ceza davasının düştüğünü, müvekkilinin sigortalıya yardım ederek gereken görevi de yerine getirdiğini, haksız mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davada talep edilenlerin zaman aşımı nedeni ile reddi gerektiğini, sigotalı adına hareket eden davacı kurumun pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davanın esasında müvekkilinin tek kusurlu gibi izafe edilemeyeceğini, belediyenin gerekli ekipmanı ve güvenliği sağlamadığını ve işçinin tehlike altında olduğunu, olayın olmasına ve mağdura verilen zararın artmasına neden olduklarını, diğer davalı … şirketinin müvekkilini zarara uğrattığını, sigorta şirketlerinin bu tür zaralarının tamamını karşılamak için prim almakta bu şekilde davranarak birbakıma kendilerini kurtarmaya çalıştıklarını, husumet nedeni ile, zaman aşımı ve esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; … ‘ın kaza sırasında yola bakmadığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, araç sürücülerinin tam kusurlu olduğu halde müvekkili ve …’ a kusur izafe edilemeyeceğini, ceza dosyası ve Adli Tıp Raporunun aynı doğrultuda olduğunu, … plaka sayılı araç sürücüsü hariç kimseye kusur izafe edilemeyeceğini, kurum aleyhine açılan davanın husumeti yönünden reddi gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın husumetten reddini yargılama sonucunda ise esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; “a 1-Davanın kısmen kabulüne;
87.972,25 TL …’nin sigorta şirketi haricindeki diğer davalılardan tahsis ve onay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacı kuruma ödenmesine,
10.748,29 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin sigorta şirketi haricindeki diğer davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,
12.315,12 TL sağlık giderinin sarf ve ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan … ve …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma ödenmesine,
Fazlaya dair talebin reddine ” karar verilmiştir
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekili ile davalı …… Ltd Şti. ile davalı … … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine,
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı Kurum vekili, iş kazasının meydana gelmesinde işçinin kusurunun olmadığı belirtilerek, kararın bozulması talep edilmiştir.
Davalı …: Kusurlarının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı …. Ltd. Şti. Vekili: Kusurlarının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, 18/01/2007 tarihinde meydana gelen ve Kurum sigortalısının sürekli işgöremezliği ile sonuçlanan iş kazası nedeniyle, sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir, geçici işgöremezlik ödeneği ve tedavi giderinden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanununun 26. maddesidir. Anılan madde uyarınca Kurumun rücu alacağından sorumluluk ancak kusurun varlığı halinde mümkündür.
Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle sigortalı ile davalının ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir.
Kusur raporlarının, olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun, 4857 sayılı Kanunun 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2. vd maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı kanunun 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar…” düzenlemesini içermektedir. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; İhlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi (Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 53. madde) hükmü uyarınca hukuk hakimi ceza davasında alınmış kusur raporu ile bağlı değilse de kesinleşmiş ceza ilamıyla saptanmış maddi olgularla bağlıdır.
Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir. Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof. Dr. …, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45-61 ) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır
Borçlar Kanununun 53. maddesi hükmüne göre, kusurun takdiri ve zarar miktarının tayini hususunda hukuk hakimi ceza mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de ceza mahkemesinde saptanan maddi olgularla bağlı olduğundan, mahkumiyetin kesinleşmesi halinde mahkum olanlara az da olsa bir miktar kusur verilmesi gerekmektedir.
Eldeki davada, 18/01/2007 tarihinde saat 06:45 te, davalı sürücü …, yönetimindeki minibüs ile kavşağa yaklaştığında aynı yönde ve ilerisinde seyir etmekte olan davalı … … (…) … toplama işini ihale ile almış olan davalı … Ltd. Şti. işçisi sürücü …’ın yönetimindeki … kamyonuna arkadan çarparak aracın sol arka basamağında seyahat etmekte olan temizlik işçisi …’un iki araç arasında sıkışıp, yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşen olaya ilişkin olarak hükme esas alınan kusur raporunda, davalı sürücü …’ın %60, sigortalının %10, davalı …. San. Tic. Ltd. Şti. nin %20, davalı sürücü …’ın %10 oranında olmak üzere davalıların toplamda %90 oranında kusurlu olduğunu kabul ile hüküm kurulmuş ise de, yapılan irdeleme ve incelemenin yetersiz olduğu, meydana gelen kaza olayı sonrasında Samsun 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/472 E sayılı dosyasından yürütülen yargılamada sanık … hakkındaki davanın şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, bu dosyadan alınan kusur raporunda sanık …’ın %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, Hak sahibi sigortalı tarafından Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/113 E sayılı dava dosyası ile açılan tazminat davasından alınan kusur raporunda davalı …’ın %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; Samsun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/472 E sayılı dosyasından, sigortalı hak sahibi tarafından açılan Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/113 E sayılı dosyasından alınan kusur raporları ile eldeki dosya kapsamında hükme dayanak kılınan kusur raporu arasındaki kusur oranlarında çelişki bulunduğu gözetilip, temyiz etmeyen davalıların olmasına göre davacı Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek yukarıdaki açıklamalar ışığında işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, oluşması halinde çelişki de giderilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum ve davalılardan …. Tic. Ltd. Şti ile … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 14/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.