YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12150
KARAR NO : 2022/14364
KARAR TARİHİ : 17.11.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararından sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilinin temyiz etmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Dosya kapsamından davalının yaşlılık aylığı almakta iken, kurum tarafından sahte işyerinde çalışmalarından dolayı sigortalılığın iptali nedeni ile davalıya 21.06.2005-21.11.2010 tarihleri arasında ödenen yersiz yaşlılık aylıklarının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatı amacıyla eldeki davanın açıldığı belirgindir. Mahkemece, davalının bildirimlerinin iptal edildiği dava dışı işyerinde fiili çalışması bulunduğunun ispat edilemediğine dair kararı isabetli ise de, 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi yersiz ödemelerin geri alınmasını ”Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır. Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” şeklinde düzenlemiştir. Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olayda mahkemece yukarıda sayılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi (a) fıkrasına göre istirdada konu tutarın belirlenip buna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, 17.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.