Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12158 E. 2023/395 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12158
KARAR NO : 2023/395
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/574 E., 2022/696 K.
FER’Î MÜDAHİL : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 27.04.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Orhangazi 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/259 E., 2021/3 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıya ait zeytin çiftliğinde tarım işçisi ve çiftlik bekçisi olarak 05.05.2015 ile 25.09.2016 tarihleri arasında 16 ay süreyle yatılı olarak çalıştığını, ancak sadece 11 günlük sigortasının yatırıldığını beyanla davacının işyerinde sigortalılık başlangıcının 05.05.2015 olduğunun ve 05.05.2015 ile 25.09.2016 tarihleri arasında 16 ay süreyle çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalıya ait tarım arazisinde bir dönem süreksiz ve gündelikçi olarak yevmiye usulü çalıştığını, sigortalı gözüken dönemin ise Ek-5 sigortalılık kapsamına alınmak için yapıldığını, davacının 22.06.2015-29.02.2016 tarihlerinde Ek-5 tarım sigortalısı olduğunu, aynı tarih aralığı için aynı işveren yanında iki farklı sigortalılık talep ettiğini fakat kişinin aynı dönem için ve aynı işveren yanında iki farklı türde sigortalılığa tabi olmasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, bu tür hizmet tespiti davaları kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen araştırılma yapılmasının, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulüne; davacının 05.05.2015 – 25.09.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde SGK’ya bildirilen günler dışındaki günler bakımından tarım işçisi olarak kesintisiz ve fiilen çalıştığının (hizmetinin) tespitine, 5510 sayılı Kanun gereğince çifte sigortalılık mümkün olmadığından bu dönem içerisinde yer alan 22.06.2015 – 29.02.2016 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığın iptaline” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu çalışmanın geçtiği iddia edilen çiftliğin sahibinin … olduğunu, davalı … ‘ın da işveren olmayıp burada çalışan işveren vekili olduğunu, davacının bu tarım arazisinde bir dönem süreksiz ve gündelikçi olarak yevmiye usulü çalıştığını, Ek-5 tarım sigortalısı kapsamına alınmak için resmi müracaatta bulunduğunu, hizmet dökümünden de görüleceği üzere davaya konu iddia edilen dönem için Ek – 5 tarım sigortası primlerinin ödendiğini, aynı tarih aralığı için aynı işveren yanında iki farklı sigortalılığa tabi olmasının mümkün olmadığını, İş Kanunu’nun 111/a maddesi kapsamında kalan bir tarımsal faaliyet yürütülen tarım işinde çalıştığından yaptığı işin, tarım ve orman işlerinden sayılacak işlerden olduğunu ve dolayısıyla İş Kanununun davacıya uygulanmasının mümkün olmadığını ayrıca 5510 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesine göre tarım işlerinde süreksiz çalışanların sigortalı sayılamayacağını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dinlenilen tanıkların, davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalıya ait zeytin çiftliğinde sürekli ve kesintisiz bir şekilde çalıştığı iddiasını doğrulamaları, davalı tarafından davacıya para makbuzları ile yapılan ödemeler ve davalının, davacının 5510 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi kapsamında tarım sigortalılığına ilişkin primleri kendisinin ödediğini açıkça beyan etmesi, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesi kararının içeriği” gerekçeleriyle davalı ile fer’i müdahil Kurumun istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçeleri ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde 05.05.2015 ile 25.09.2016 tarihleri arasında çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle davalının, 22.05.2015-29.02.2016 tarihleri arasında davacı adına 5510 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesi kapsamında tarım sigortalılığına ilişkin primlerin kendisi tarafından ödendiği yönündeki kabulü, davaya konu hizmetin geçtiği çiftlik işyerinin her türlü işlerinin yürütümü ile ilgili olarak davalıya devredildiğine dair tapu maliki ile davalı arasında düzenlenen protokol örneklerinin sunulmuş olması, davalı tarafından davacıya 18.08.2015-08.01.2016 tarihleri arasında imza karşılığında ilgili aylardaki çalışmaları için ödeme yapılması, dinlenen taraf ve kamu tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.