Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12227 E. 2023/394 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12227
KARAR NO : 2023/394
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1801 E., 2022/1697 K.
vekili Avukat …
FER’Î MÜDAHİL : …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 13.01.2015
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/78 E., 2022/92 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.06.2002- 09.12.2014 tarihleri arasında davalı apartmanda apartman görevlisi olarak çalıştığını, müvekkilinin bu süre içerisinde işverenin sigortasını yapmadığını ve primlerini yatırmadığını öğrendiğini, davacının 12 yıl kesintisiz olarak davalı apartmanda çalıştığını, bu durumun davacının maddi kaybına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olduğunu, bu nedenlerle davacının davalı apartmanda belirtilen tarihler arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.06.2002 olarak tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı apartman yönetimi cevap dilekçesinde; davacının dava konusu apartmanda çalışmadığını, davacının kocası …’in çalıştığını, …’in ise davalı apartmanda kış aylarında kaloriferlerin yanması karşılığında maaş aldığını, davayı kabul etmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini, Kurumun davada feri müdahil olarak yer alması gerektiğini, hizmet cetvellerinin incelenmesi sonucunda davacının talep edilen sürelerde hiçbir hizmeti bulunmadığını, davacının çalıştığı iddia olunan işyeri dosyasının hangi tarih itibarı ile 506 sayılı yasa kapsamına alınmış ve hangi tarihte kapsamdan çıkarılmış olduğunun mahkemece belirlenmesi gerektiğini, hizmet tespiti davalarının 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi gereğince, tespiti istenen dönemden itibaren 5 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğini, davacının talep ettiği dönemler incelendiğinde hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacının çalışmasının eşi …’e yardım niteliğini geçtiği ve daha fazla çalışması olduğuna dair çelişkiden uzak resmi nitelikteki SGK Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 35 sayılı 22.04.2015 tarihli Durum Tespit Raporu aksine veriye; son Bam kaldırma kararı doğrultusunda yapılan araştırmalar neticesinde ulaşılan komşu işyeri tanıklarının beyanlarından, davacının eşinin çalıştığı işyerindeki bordro tanıklarının beyanlarından ve dosyaya celpedilen belgelerden dahi ulaşılamadığı” gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama aşamasında çalışılan apartmanın kentsel dönüşüme girmesi nedeniyle keşif yapılamadığını, dinlenilen tanıkların müvekkili ile aynı iş kolunda çalışan kişiler olmadığını, davacının eşinin çalışmaları hakkında …,…,…’in kamu tanığı olarak dinlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davalının işyerinde davacının eşi …’in çalıştığını savunduğu, bu durumu apartmanda kiracı olarak oturduğu davacı tarafın beyanı ile de kabul edilen ve kaldırma kararı öncesi dinlenilen davalı tanıkları …, …, asansör bakımcısı olduğu anlaşılan tanık …’nın da doğruladığı, davacının eşinin apartmana ait 19 ayrı fatura ve belgede imzasının bulunduğu, karar defterinde buna ilişkin karar bulunduğu, davacının apartmandaki çalışmalarının davacının eşinin apartmanda kapıcı olduğunu beyan eden postacı ve aynı binada çok kısa süre ile çalıştığı anlaşılan tanık beyanına ise bu çalışmaların eşe yardım niteliğinde olması nedeniyle itibar edilmemesi gerektiği” gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı apartman işyerinde 01.06.2002-.09.12.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu fıkra hükümleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Mahkemece yeterince tanık beyanlarına başvurulduğu, işyerinde davacının eşi …’in çalışmasının Kurumca tespit edilmiş olması ile bu kapsamda Apartman karar defterinin ve davacının eşi adına düzenlenmiş gider makbuzlarının sunulmuş olması, dinlenen taraf ve kamu tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.