Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12299 E. 2023/2190 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12299
KARAR NO : 2023/2190
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/184 E., 2022/1035 K.
vekili Avukat …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 17.04.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/138 E., 2020/189 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı şirket nezdinde çalışanlarına fazla mesai ücreti ve 31. gün ücretinin eksik ödendiği gerekçesiyle ek prim tahakkuku yapılarak borç çıkaran Kurum işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kaurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin işçilerine ödediği ancak SPEK miktarına dahil edilmeyen bir SPEK tutarının söz konusu olmadığı, varlığı yönünden henüz kesinlik kazanmayan ücret, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine ilişkin alacakların varlığı ve ödenmesi gerektiği kabul edilse dahi, söz konusu ödemenin yapıldığı ayın SPEK tutarına dahil edilebileceği bu nedenle; bu aşamada 2015/01-12 – 2016/01-12-2017/01. ayları SPEK tutarlarında bir eksiklikten söz edilmesinin mümkün olamayacağı, bu nedenle davalı Kurumun 20.02.2020 tarihli işleminin iptali ile bu işlemden dolayı 49.246,22 TL prim borcunun bulunmadığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde: teşvikten yararlandıktan sonra sigorta prim teşvikinin değiştirilmesi taleplerinin kurumca dikkate alınmadığını, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlıkta geçmişte yapılan ve bordrolara yansıtılmayan bir ödeme bulunmamadığı, dolayısıyla varlığı henüz kesinleşmeyen bir alacak bulunduğu iddiasıyla bu miktarlar için Kurumca aylık prim hizmet belgesi istenmesi, verilmemesi nedeniyle resen düzenlenmesi ve prim borcu çıkarılması yönünden kurum işlemi hatalı olduğu, davanın kabulüne yönelik mahkeme kararının bu nedenle yerinde olduğu gerekçesi ile davalı Kurumun’un istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kesinleşen idare mahkemesi kararı ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.