Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12316 E. 2022/14426 K. 17.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12316
KARAR NO : 2022/14426
KARAR TARİHİ : 17.11.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği üzere davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanun’un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut davada; Davacı davalıya ait iş yerinde 21.10.1997-01.01.2000 döneminde çalıştığının tespitini talep etmiş, mahkemece hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı kurumun 22.12.2021 tarihli yazısı ile davacının davalı iş yerinde çalıştığının tespit edildiği bildirilmiş olup, davacıya ait 20.12.2021 tarihli hizmet cetvelinde 21.10.1997-31.12.1998 tarihleri arasındaki hizmetlerinin işlenmiş olduğu görülmektedir. Davacının talep ettiği dönemin kurum tarafından tespit ve kabul edilmiş olması hak düşürücü süreyi kesen nedenlerdendir. Ayrıca çalışmanın tespitinin istenildiği dönemin kurum kayıtlarına işlendiği belirtildiğinden, bu husus araştırılarak davanın konusuz kalıp kalmadığı değerlendirilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davacı ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.