Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12432 E. 2022/14968 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12432
KARAR NO : 2022/14968
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No :

Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, … sicil numaralı … Tur. Nak. Ltd. Şti’ye ait işyerinde 20/02/1997 – 24/03/1997 tarihleri arasında 33 gün sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile 09/07/2019 tarihli … sayılı davalı kurum işleminin iptaline ve sigorta başlangıç tarihinin 20/02/1997 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı kurum vekili; kurum işleminin yerinde olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, dinlenen tanıkların davacının çalışma olgusunu doğruladığı, davacının hizmetinin iptal edildiği iş yerinden çok sayıda işçi bildirildiği gibi yapılan denetimlerde çok sayıda hizmeti bildirilmeyen işçinin de çalıştığı, dinlenen tanıkların hizmetlerinin iptal edilmiş olsa bile beyanlarının tutarlı ve birbirini destekler nitelikte olduğu, çalışanlarla ilgili düzenli kayıtların iş yerinde tutulmadığı, birçok işçinin de ücret alamadığı için işten ayrıldığı, iptal bildirgesinin dayanağının da ne olduğunun tespit edilemediği, iş yeri kayıtlarına ulaşma imkanının bulunmadığı, işçilerin farklı iş yerlerinde güvenlik hizmeti sundukları bu nedenle komşu iş yeri tanığı, yada daha fazla bordro tanığı dinlemenin sonuca etkili olmayacağı kanaatine ulaşıldığı,davacının iptal edilen hizmet süresi de dikkate alındığında araştırmanın genişletilmesinin sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile,davacının … sicil sayılı … Nak. Ltd. Şti ‘ne ait işyerinde 20/02/1997 – 24/03/1997 tarihleri arasındaki çalışmalarının fiili çalışmaya dayalı olduğunun tespiti ile, davacının hizmetinin iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi ;davacıya ait sigorta hizmet cetvelinde davacının 1997/1 döneminde davalıya ait … sicil numaralı işyerinden 33 günlük çalışmasına ilişkin olarak iki asıl ve iki iptal bordrosu verilmiş gibi işlem yapıldığı, dava dilekçesine ekli işyeri dönem bordroları görüntüleme ekranında ise işverence 1997/1 dönemine ilişkin olarak iki asıl ve bir iptal bordrosu verildiği, dinlenilen bordro tanık beyanlarına göre davacının güvenlik görevlisi olarak dava dışı işverene ait işyerinde fiilen çalıştığını beyan ettikleri görülmekle, mahkemenin davanın kabulüne dair maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle,davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili,davacı tanığının beyanına göre karar verildiği, çalıştığına dair yeterli delil bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Dosyadaki kayıtlardan, davacının 24/07/2018 tarihli başvurusuna Kurum tarafından, işyerinin 1997/1 dönemde 2 asıl 2 iptal bordrosu verdiği, 3 asıl 2 iptal bordrosu verilmemesi halinde 1997/1 dönemin değerlendirilemeyeceği,işyeri ile görüşmesi gerektiği bildirilerek cevap verildiği, Kurumun 19/07/2019 tarihli işyeri dönem bordro görüntüleme ekranında 1997/1 dönem için işverence 08/05/1997 tarihinde 1 asıl, 29/05/1997 de 1 asıl 1 iptal bordrosu verildiği ,dönem bordrolarında Kurumun bu nedenle ilgili tüm sigortalıların hizmetini iptal etmiş olduğu, davacının 20/02/1997 – 24/03/1997 tarihleri arasındaki 33 gün hizmetinin de iptal edildiği anlaşılmaktadır.
SGK’nun 19/06/2019 tarihli denetim raporunda ;davacının işyerine ait herhangi bir belgede isminin imzasının yer almadığını beyan etmesi,işyerinin yasal defter ve belgeleri ibraz etmemesi,1997/1 dönem çalışmalarına ilişkin bulguya rastlanmaması nedeniyle iptal edilen 33 günlük hizmeti hakkında tespit yapılamadığı belirtilmiştir.
Mahkemece dinlenen bordro tanıklarının çalışmalarının da iptal edildiği anlaşılmakla, çalışması iptal edilmeyen /işyerinde iptal edilen dönem dışında sonraki tarihlerde de fiili çalışması bulunan bordro tanıklarının varlığı araştırılarak, varsa dinlenilmeli, komşu iş yeri tanıkları ile 19/05/1998 tarihli Kurum müfettiş raporunda işyerinde fiili çalışması tespit edilen … … dinlenilerek bildirimin yapıldığı yıllar itibariyle çalışmanın gerçekliliği ve eylemli bir çalışma olup olmadığı tespit edilmeli, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; dolayısıyla bildirimlerin geçerli olup olmadığı açık ve net bir biçimde belirlenerek ortaya konulduktan sonra, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.