Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12723 E. 2023/11226 K. 14.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 16:00
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12723
KARAR NO : 2023/11226
KARAR TARİHİ : 14.11.2023
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/4784 E., 2019/2577 K.
KARAR : Davalı ..... A.Ş. yönünden esastan ret, davacı yönünden kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/302 E., 2018/474 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ... davalı ...Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15.01.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin iş kazasının meydana geldiği yerin arsa maliki olduğunu vedavacının işçileri olmadığını, eser sözleşmesi nedeni ile müvekkilinin işveren sıfatının bulunmadığını ve iş kazasında dava ile haberdar olduğunu, kazayı önlenmesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat Enerji Taah. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; yaşanan kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, işverenin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini ileri sürerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
3.Davalılar ... Kuyumculuk İnş. Oto. Pet. Tur. Gıda Özel. Eği. ve Sağl. Hiz. Taah. Yat. Paz. San.Tic. Ltd Şti ve ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; 138,845,56 TL maddi tazminatın, 150.000.00 TL manevi tazminatın 15.01.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Kuyumculuk ... Şti. ile ... Yapı Sanayi .... Şirketlerinden müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya ödenmesine, davalılar .....A.Ş ve ... İnş. .. Ltd Şti. aleyhinde açılan maddi ve manevi tazminat davalarının kusurları bulunmadığından bu şirketler açısından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı ...Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...Ş. ile davalı ... İnş... Ltd. Şti. yönünden açılan davanın reddedilmesinin isabetli olmadığını, davalı ...Ş.'nin iş sahibi olduğunu, emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin mevcut olduğunu, müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, mahkemece davalılar arasındaki eser sözleşmesi celp edilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, celp edilmesi halinde davalı ...Ş.'nin sorumluluğu bulunduğunun anlaşılacağını, yine alt taşeron olan davalı ... İnş... Ltd. Şti. Yönünden taşeronluk sözleşmesi celp edilmeden eksik inceleme ile red karar verilmiş olduğunu, davalılar ... Kuyumculuk İnş... Tic. Ltd. Şti. ve ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti., açılan davada kendilerini vekil ile temsil ettirmedikleri halde manevi tazminatta reddedilen kısım yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki hükmedilen ücretin davacı lehine hükmedilen miktarı aşamayacağı kuralına da aykırı davranıldığını, %23 oranında sakat kalan davacı lehine hükmedilen 150.000,00 TL manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... Yatırım ve Pazarlama A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, maddi ve manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, tamamı iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden 13.06.2016 teslim tarihli rapor alındığı, alınan raporda; olayda davalı asıl işverenler ... Yapı ve ... Kuyumculuk İnş... Tic. Ltd. Şti. % 35 oranında, dava dışı alt işveren ... İnş... Şirketinin % 55 oranında, (asıl ve alt işverenlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydıyla) kazalı-davacının ise % 10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, söz konusu raporun davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin müvekkiline atfedilen %10 kusur oranı yönünden itirazda bulunduğu, daha sonra itirazlar üzerine dosyanın yeniden tamamı A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, heyet tarafından düzenlenen 28.06.2017 tarihli raporda da kusur oranlarının değişmediği, davacı vekilinin ise tebliğ sonrası itirazında tekrar müvekkiline atfedilen kusur oranına itirazda bulunduğu, dava konusu kazayı irdeleyen ve hükme esas alınan kusur raporlarının usul ve yasaya ile dosya içeriğine uygun bulunduğu, ayrıca davacı vekilinin, kendisine tebliğ edilen raporlara karşı (müvekkiline atfedilen kusur oranı haricinde) davalılar ... Yatırım ve Pazarlama A.Ş. ile davalı ... İnş... Ltd. Şti. yönünden kusur verilmemiş olmasına herhangi bir itirazda bulunmadığı, tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerektiği, somut olayın özellikleri gözetildiğinde davacının maluliyet oranı, kusur durumu, kaza tarihi ve olayın oluş şekli itibari ile hükmedilen 150.000,00 TL manevi tazminat miktarının az olmadığı, davalı ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti. yönünden yargılama sırasında bir vekil ile temsil edilmediği gözetilmeyerek mahkemece yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, davalılar lehine reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davacı lehine verilen ücreti (14.750,00 TL) geçecek şekilde 20.950,00 TL red vekalet ücreti verilmesinin isabetsiz olduğu, hakkında husumetten red kararı verilen davalı ...Ş. yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 3/2 ve 7/2 nci maddeleri hükmü nazara alınarak maddi ve manevi tazminat yönünden tek maktu 2.180,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle; davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK’nın 353/1-b-2 nci maddesi gereğince ... Anadolu 18. İş Mahkemesi’nin 03.07.2018 tarih, 2014/302 Esas, 2018/474 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 138,845,56 TL maddi tazminatın, 150.000.00 TL manevi tazminatın 15.01.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... Kuyumculuk İnş... Tic. Ltd. Şti. ve ... Yapı San. Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminata dair fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalılar ... Yatırım ve Pazarlama A.Ş. ile ... İnş. .... San. Tic. Ltd. Şti. aleyhinde açılan maddi ve manevi tazminat davalarının kusurları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 ncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 ncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77 nci ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37 nci maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.
2. Buna göre 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4 üncü maddesinde:
"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;
a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.
b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.
c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.
ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.
d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 5 inci maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:
a)Risklerden kaçınmak,
b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,
c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,
ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,
d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,
e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,
f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,
g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,
ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.
3. Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5 inci maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarih 2013/21-102 Esas 2013/1456 sayılı kararı).
4. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 ve 5 inci maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.
5. Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2 nci maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.
6. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2013 tarih 2012/21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.
7. İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.
8. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalının, ... İnşaat nezdinde kalıpçı ustası olarak çalıştığı, inşaat alanında yüksekten düşme neticesinde yaralandığı, bu olay nedeniyle iş göremezliğe uğradığı, SGK Başkanlığı inceleme raporu'nda; olayın iş kazası olduğunun, ... Yapı San. Ltd. Şti- ... Kuyumculuk İnş. Ltd. Şti. iş ortaklığı adlı asıl işverenin %50 , alt işveren ... İnş. A.Ş.'nin %50 kusurlu olduğunun belirtildiği, aynı olaya ilişkin SGK tarafından açılan rücu dava dosyasında ... Yapı San. Ltd. Şti- ... Kuyumculuk İnş. Ltd. Şti. iş ortaklığı adlı asıl işverenin %50 , alt işveren ... İnş. A.Ş.'nin %50 kusurlu olduğunun belirtildiği, işbu kararın kesinleştiği, mahkemece aldırılan 13.06.2016 tarihli kusur bilirkişi raporunda ve aynı heyet tarafından düzenlenen 28.06.2016 tarihli ek raporda, olayın meydana gelmesinde ... Yapı San. Ltd. Şti- ... Kuyumculuk İnş. Ltd. Şti. iş ortaklığının %35, dava dışı ... İnş. A.Ş.'nin %55, davacının %10 kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece işbu raporda belirtilen kusur oranlarına itibar edilerek hüküm kurulduğu, davacı vekilinin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince yapılan değerlendirmede davacı vekilinin müvekkiline atfedilen %10 kusur oranı yönünden itirazda bulunduğu, davalılar ... Yatırım ve Pazarlama A.Ş. ile davalı ... İnş... Ltd. Şti. yönünden kusur verilmemiş olmasına herhangi bir itirazda bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verildiği, ancak davacının kusur bilirkişi raporlarına itirazlarında kusur oranına itiraz etmesinin diğer davalıların kusursuz olduğunu kabul ettiği anlamına gelmeyeceği, kaldı ki anılan kusur raporlarında haklarında red kararı verilen davalılar yönünden hiçbir değerlendirme yapılmadığı ve böylelikle hatalı sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
9. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, delillerin toplanması hususunda sigortalı tarafından açılan tazminat davasının özü itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabi davalardan olup re’sen araştırma ilkesinin olmadığı hususunun da göz önünde bulundurulması ve bu şekilde toplanacak delillerle birlikte, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetten farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine; dosyada mevcut raporlar ile rücu ve ceza dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidertmek, davalılar arasındaki sözleşmelerin celp edilmesi, ardından detaylı incelenerek aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığını irdelemek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
10. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
11. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.