Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12778 E. 2022/14831 K. 24.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12778
KARAR NO : 2022/14831
KARAR TARİHİ : 24.11.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :………

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmadan sonra ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava; 24.10.1998 tarihli iş kazasında, sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan masrafların tahsili istemine ilişkin olup, 5510 sayılı Kanunun 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir. Peşin değer, gelecekte ödenecek gelirlerin, yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarını ifade etmekte olup, Kurum iş kazası ya da meslek hastalığı ile malullük sonucu sigortalılara ve bunların ölümü halinde hak sahiplerine yaptığı her türlü ödemelerle bağlamış bulunduğu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerini, zarara sebep olan işveren ya da üçüncü kişilere rücu etmektedir. Kurumun, sigortalı veya hak sahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi, Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır. Eldeki dava dosyası incelendiğinde mahkemece verilen hükmün eksik araştırmaya ve yanılgılı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporuna dayandığı ve bu sebeple isabetsiz olduğu anlaşılmaktadır. Sigortalı hakkında belirlenen sürekli iş göremezlik derecesi oranına göre kurumdan gönderilen farklı ilk peşin sermeye değerli gelir tutarları bulunduğu görülmekle, mahkemece öncelikle anılan durumla ilgili çelişki giderilerek sigortalıya bağlanan ilk peşin sermeye değerli gelir tutarı netleştirilmelidir. … Genel Kurulu raporuyla belirlenen sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin, azalma kaydıyla değil baştan itibaren geçerli olduğu anlaşıldığından, bir önceki bozma kararında da benimsenen kusur oranları uyarınca, davalının tazmin ile sorumlu olduğu miktar belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 24.11.2022 gününde oybirliği ile karar verildi.