Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12783 E. 2023/2356 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12783
KARAR NO : 2023/2356
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1999/284 E., 2015/77 K.
vekili Avukat …
İHBAR OLUNAN : E.Ü.A.Ş. Genel Müdürlüğü
DAVA TARİHİ : 06.04.1999
KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 08.12.2021 tarihli ve 2021/8176 Esas, 2021/15551 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir.

Davacı Kurum vekili karar düzeltme mahiyetli dilekçesinde; duruşma gününün uyuptan öğrenilmesine dair böyle bir usulün olmadığını davanın açılmamış sayılmasına dair onama kararının hatalı olduğunu belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçede belirtilen sebeplerden kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davacı Kurum vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır.

6100 sayılı Kanun’da ise karar düzeltme kanun yolu düzenlemesine yer verilmediği anlaşılmakta ise de Dairemiz onama kararının incelemesinde, Daire kararının hatalı olup maddi hata dilekçesi şeklindeki karar düzeltme istemi niteliğini taşıyan başvurusunun kabulune karar vermek gerekmiştir.

Davaya konu somut olayda; davacı vekili 10.12.2014 tarihli dilekçeyle mazeretli sayılmasını talep etmiştir. Mahkemece 11.12.2014 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek duruşma günü 26.3.2015 tarihi olarak kararlaştırılmış, duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmiştir. 26.03.2015 tarihli celsede ise, davacı vekili katılmadığından ve 2 kez takipsiz bırakıldığından HMK’nın 320/4 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 320/4 bendi; “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır” hükmü içermektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27 nci maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36 ncı maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6 ncı maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek, bildirim giderlerini de yatırarak duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, HMK’nun 150 nci maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği, gerekli masrafın karşılanıp karşılanmadığı incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir. Ne var ki, anılan hususların uygulanabilmesi için, her şeyden önce tarafların usulüne uygun davet edilmiş olmaları gerekmektedir.

6100 sayılı HMK’nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP’ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52 nci maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu’nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dâhil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Kaldı ki, duruşma gününün sistemden öğrenileceğine dair bir talep bulunsa dahi mahkemece bu yönde bir karar verilemez.

Somut olayda; 11.12.2014 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek duruşma günü 26.03.2015 tarihi olarak kararlaştırılmış, duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilerek, davacı avukatına duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin duruşma gününden haberdar edilemediğinin kabulüyle; yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dairemizin 08.12.2021 tarih ve 2021/8176 E – 2021/15551 K. sayılı bozma ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyiz olunan ilk derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.