Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/12796 E. 2022/14885 K. 24.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12796
KARAR NO : 2022/14885
KARAR TARİHİ : 24.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı fer’i müdahil kurum ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın fer’i müdahil kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi

I-İSTEM
Davacı, davalıya ait mobilya işletmesinde 15/11/2011 tarihinden iş akdinin haklı olarak feshedildiği 25/09/2017 tarihine kadar aralıksız ve kesintisiz olarak devam ettiğini, ustabaşı olarak çalıştığını ve aylık 2.100,00-TL ücret aldığını, işe giriş tarihinin 15/11/2011 tarihi olmasına rağmen 06/01/2015 tarihinde davalı yanında sigortalı olarak gösterilmeye başlandığını, hiçbir zaman asgari ücretle çalışmadığını, iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davalıya ait mobilya iş yerinde 15/11/2011-26/09/2017 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız olarak sgk ya eksik bildirilen günlerinin tespitini, 2017 yılı itibari ile ücretlerinin 2.100,00-TL net olması sebebi ile Ağustos 2017-eylül 2017 ücretlerinin 2.100,00-TL net olduğunun ve primlerinin bu ürcet üzerinden belirlenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … vekili, açılan davayı kabul etmediklerini öncelikle tüm hak düşürücü süreler yönünden itiraz ettiklerini, davacının müvekkili yanında 06/01/2015 tarihinde çalışmaya başladığını ve haksız olarak davacı tarafından iş akdinin 25/09/2017 tarihinde feshedildiğini, davacının asgari ücretle çalıştığını, hatta yeni çalışmaya başladığı iş yerinde de asgari ücretli olarak çalıştığını, davacının ortada hiçbir sebep yokken iş akdini haksız yere feshettiğini, açtığı davanın kötü niyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı …’e ait … sicil numaralı iş yerinde, kuruma bildirilen süreler dışında, 15/11/2001-05/01/2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret ile kesintisiz çalıştığının ve bu çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verildi.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi, fer’i müdahil kurum ve davalı vekillerinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esasdan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, kamu tanıklarının ve davacı tanıklarının beyanlarının karara esas alınabilecek beyanlar olmadığını, tanık beyanlarının somut olgulara dayanmadığını, hiçbir şekilde netlik taşımadığını ve birbirleriyle çeliştiğini, davacının 06.01.2005 – 25.09.2017 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığını, davacının sigortasız çalışmasının söz konusu olmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının davasını kanıtlayamadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının kaldırılarak talepleri doğrultusunda kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Fer’i müdahil Kurum vekili, karara esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, çalışmayı ispatlayacak yeterli yazılı delil bulunmadığını, soyut, yetersiz tanık beyanlarına itibar edilerek tespit yapılmasının hatalı olduğunu, resmi ve yazılı belge niteliğindeki kurum kayıtlarının aksinin yine aynı nitelikte yazılı delilerle ispatlanması gerektiğini beyanla eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu dosyada; Davacı, 15.11.2001-26.09.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiş, mahkemece davacının 15.11.2001-05.01.2005 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Hizmet cetvelinde davacının 06.01.2005- 02.10.2017 tarihleri arasında davalı iş yerinden tam bildirimi bulunmaktadır. Ayrıca kurum tarafından davalı iş yerinin 01.07.1997 tarihinde kanun kapsamına alındığı bildirilmiştir. Dosyada komşu iş yeri tanıklarının dinlendiği, beyanı alınan bordro tanığının ise davacının bildiriminin olduğu dönemde çalıştığı görülmektedir. Mahkemece davalı iş yerinin kapsam ve vergi mükellefiyet dönemleri araştırılmalı, talep edilen dönemi kapsayacak şekilde davalı iş yerine ilişkin tüm bordrolar celp edilmeli, 2001-2005 yılları arasında çalışması bulunan bordro tanıkları dinlenilmeli, talep edilen dönemde komşu işyeri işverenleri ve bu iş yerlerinde bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanları alınmalı, dosyada daha önce dinlenen ve dinlenecek olan komşu iş yeri tanıklarına ait iş yeri kayıtları, çalışma kayıtları ve hizmet cetvelleri celp edilmeli, bu şekilde tanık beyanları denetlenmeli, ihtilaf konusu döneme ilişkin kurum denetmen raporunun olup olmadığı araştırılmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
O hâlde, fer’i müdahil Kurum ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.