YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12912
KARAR NO : 2022/15836
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, aksi Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı asil dava dilekçesinde özetle, 04.06.2021 tarihinde emekli olabilmek için Kuruma başvuruda bulunduğunu, Kurumun 22.06.2021 tarihli cevabi yazısı ile, 58 yaşında emekli olabileceği gerekçesi ile talebinin reddedildiğini ileri sürerek, davalı Kuruma yaptığı başvuru tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, 506 sayılı Yasa’nın 4447 sayılı Yasa ile değişik 08/09/1999 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 81. Maddesinin 4759 sayılı Yasa’nın 3. maddesiyle değiştirilen birinci fikrasının (B) ve (c) bentlerinde yapılan değişiklikle kademeli geçiş süreci öngörüldüğünü, buna göre; 506 sayılı Yasa’nın Geçici 81. maddesinin (C) bendinde; “….C) (Yeniden düzenleme: 4759 – 23.5.2002 m.3) a) 23.5.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır. b) 23.5.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları; ba) 24.5.2002 ile 23.5.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları, bb) 24.5.2005 ile 23.5.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları, şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabileceklerinin düzenlendiği, davacının yasanın aradığı 58 yaş şartını yerine getirmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile; 23750133880 TC Kimlik, 4101018165417 sigorta sicil numaralı, 02.06.1967 doğumlu …’nin; 04.06.2021 tahsis talebine göre, 506 sayılı Yasanın Geçici 81/C/b-bb maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının, tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.07.2021 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 04.04.2018 tarih, 2015/10-2678 E., 2018/678 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, “Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası yeniden düzenlenen “B” ve “C” bentleri ile yaşlılık aylığı bağlanmasında 4447 sayılı Kanunda olduğu gibi kademeli bir geçiş düzenlenmiştir.
Öte yandan 506 sayılı Kanunun Geçici 81’inci maddesinin “A” bendi Anayasa Mahkemesince iptal edilmediğinden 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.09.1999 tarihinden önce yaşlılık aylığına hak kazananlar ve 08.09.1999 tarihi itibariyle sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında herhangi bir değişiklik yapılmamış, 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlere atıfta bulunulmuştur. Bu durumda, Geçici 81’inci maddenin “A” bendi metninde herhangi bir değişiklik söz konusu olmadığından 08.09.1999 tarihi itibariyle sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkeklerden emekliliğine 2 yıl ve daha az bir süre kalanlar 5000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş iseler, yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanacaklardır.
4759 sayılı Kanun ile yürürlüğe giren Geçici 81’inci maddenin “B” bendinde Kanun koyucu açıkça, “a) (A) bendi kapsamında olanlar hariç…” ibaresiyle “A” bendi kapsamında kalan sigortalıları kademeli geçişten ayrık tutarken, kanunun sistematiğine uygun olarak “C” bendinde “A” bendi kapsamında kalanlar hariç bırakılmamıştır. Böylece Geçici 81/A maddesinin ikinci cümlesine giren sigortalıların 3600 prim ödeme gün sayısı üzerinden aylık talebi hâlinde 4447 sayılı Kanun döneminde olduğu gibi 2422 sayılı Kanunun ile değişik 506 sayılı Kanunun 60’ıncı maddesinin “b” bendi değil 4759 sayılı Kanun ile 506 sayılı Kanuna eklenen Geçici 81’inci maddenin “C” bendi uygulama alanı bulacaktır….
Yukarıdaki bilgiler ışığında, davacının sigorta başlangıç tarihi olan 21.07.1980 tarihinden tahsis talep tarihi olan 12.08.2013 tarihine kadar 15 yıldan fazla sigortalılık süresi bulunmaktadır. Davacı tahsis talep tarihi itibariyle 50 yaşında olup 3662 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödemesi olduğu, ancak 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme şartını 2012 tarihinde 4/1-a maddesi kapsamındaki çalışmalarıyla yerine getirdiği görülmektedir. Bu nedenle davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının 3600 gün prim ödeme şartını tamamlandığı 2012 tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı 506 sayılı Kanunun Geçici 81. maddesinin C/a bendi uyarınca 3600 gün prim ödeme şartını 23.05.2002 tarihi itibariyle yerine getiremediğinden, tahsis koşuları C/b bendi kapsamında değerlendirilecek olup, ilgili maddenin C/b-bd bendi uyarınca 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme şartı 24.5.2011 tarihinden sonra yerine getirdiğinden dolayı davacıya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için 58 yaşını doldurmuş olması şartı aranacaktır. Bu durumda davacı, tahsis talep tarihi olan 12.08.2013 tarihi itibariyle 50 yaşını doldurduğundan tarafına yaşlılık aylığı bağlanması mümkün değildir.” irdelemesine yer verilmiş olup; yaşlılık aylığı koşulları yönünden yapılan incelemede, 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 günlük prim ödeme gün sayısıyla birlikte gerçekleşmesi öngörülen 50 Yaş koşulunu, 24.05.2011 tarihinden sonra yerine getiren davacının, 506 sayılı yasanın Geçici 81/C-bd maddesi uyarınca 58 yaşını doldurduktan sonra yaşlılık aylığına hak kazanacağı; 02.06.1967 doğum tarihli davacı yönünden, tahsis talep tarihi itibariyle aylık koşullarının gerçekleşmediği dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuş ise de, kanunun olaya uygulanması konusundaki hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: 1- Davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle; … 16. İş Mahkemesi’nin, 08.03.2022 tarihli, 2021/202 E, 2022/132 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2- Davanın reddine;
3- Alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu sonrası eksik kalan 21,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4- 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6- Davalı Kurum tarafından karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7- HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı asil, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verilen kararın, bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 2.6.1967 doğumlu davacının, 1.4.1990-30.11.2008 tarihleri arasında 3858 primi ödenmiş günü bulunduğu, 4.6.2021 günlü tahsis başvurusunun, Kurumca 58 yaş koşulunu gerçekleştirmediği gerekçesiyle reddedilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kısmi yaşlılık aylığını düzenleyen 506 sayılı Yasa’nın Geçici 81.maddesinin C bendine göre; a) 23.5.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
b) 23.5.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları;
ba) 24.5.2002 ile 23.5.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları,
bb) 24.5.2005 ile 23.5.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları,
bc) 24.5.2008 ile 23.5.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları,
bd) 24.5.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.5.2011 ile 23.5.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları,
be) 24.5.2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları, Şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.
Somut olayda, 1.4.1990 tarihinde ilk işe girişi bulunan davacının, 15 yıllık sigortalılık süresini 01.4.2005 tarihinde, 3600 prim ödeme gün sayısı şartını ise 12.3.2008 tarihinde yerine getirdiği, 506 sayılı Yasa’nın Geçici 81.maddesinin C-b bendinin “bb” alt bendine göre 54 yaş şartına tabi olduğu belirgin olup, 4.6.2021 tahsis talep tarihinde 54 yaşını dolduran davacıya, takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.