Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13011 E. 2023/2630 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13011
KARAR NO : 2023/2630
KARAR TARİHİ : 16.03.2023


MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3409 E., 2022/1766 K.

HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/346 E., 2022/141 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurumun 30.11.2016 tarih 53494150. 38. 15- 16673. 188 sayılı yazısında … sicil sayılı dosyada işlem gören … Basın Yayın Radyo Tel. ve Yapım A.Ş. isimli işyeriyle ilgili olarak 01.09.2010-30.04.2015 tarihleri arasında bahse konu işyerinde ortaklığının olduğu ve aynı zamanda 4/a sigortalısı olduğunun tespit edildiğinin, 01.09.2010-30.04.2015 tarihleri arasındaki sigortalılığın iptal edilmiş olduğunun, kurumca 2014/28 sayılı genelge uyarınca işçi hissesi oranında prim iadesi işleminin yapıldığının belirtilerek müvekkilinin 01.09.2010-30.04.2015 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptal edildiğini, kuruma 05.07.2018 tarihinde başvuru yapıldığını ancak kurumca bugüne kadar başvuruyla alakalı olumlu veya olumsuz herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, bu nedenle usul ve yasaya aykırı işlemin iptali amacıyla davayı açtıklarını, kurumun müvekkilinin aleyhine yapmış olduğu iptal işleminin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle iptali gerektiğini, dava konusu sigortalılığı iptal edilen müvekkilinin geçmişe dönük somut çalışmalarının ne olduğuna bakılması gerektiğini, müvekkilinin çalışmakta olduğu şirketin ortağı olduğu medya kuruluşunda genel yayın yönetmenliği görevini yürüttüğünü, genel yayın yönetmenliği görevini yürütmesi esnasında yapılan görevi yürütmesinden öncesinde de kurum içerisinde aktif çalışmasının olduğunu, müvekkilinin genel yayın yönetmenliği için aranan sıkı şartlar ve güvenlik soruşturması vs. özel düzenlemeler ve Basın Kanunundan da kaynaklanan yükümlülükler gereğince statüsü 4/a kapsamında çalışan bir kişi olduğunu, müvekkilinin çalışmalarının 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılığının şartlarının oluştuğunun aşikar olduğunu, bu nedenle müvekkilinin anılan dönemde 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptali işleminin kaldırılmasını ve sigortalı olduğunun tespiti gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise 2014/28 sayılı genelge göz önünde bulundurularak müvekkilinin iptal edilen sigortalılığının 5510 sayılı Kanunun 4/b maddesi kapsamına aktarılmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafça açılan davanın haksız ve yersiz açıldığını, kurum işleminin kaldırılmasını, olmadığı taktirde sigortalılığın 4/b kapsamına alınması talepli olarak dava ikame edildiğini, öne sürülen nedenlerin kurum işleminin yanlışlığına işaret etmediğini, kurum işleminin tüm mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiğini, yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında dinlenilen tanıkların davacının genel yayın yönetmeni olarak bilfiil mesai içerisinde çalıştığına dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde: Davanın kabulü ile kurumca tesis edilen, davacının 01.09.2010-30.04.2015 tarihleri arası 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptali işleminin kaldırılmasına, davacının 01.09.2010-30.04.2015 tarihleri arası 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ile yatırılan primlerin 4/1-a kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamına göre 5510 sayılı Kanun’un 53/1 maddesi dikkate alındığında, 4 üncü maddenin 1 inci Fıkrasının b bendinde sayılanların kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olamayacaklarını, dolayısı ile bu yöndeki Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, Hukuk Genel Kurulu’nun 16.06.1999 tarih 1999/21-508 E. Sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için işe giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmadığını, gerçek çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı olarak kanıtlanması gerektiğini, tanık ifadelerinin yanlış değerlendirildiğini, kurum kayıtlarının yeterince irdelenmediğini, İlk Derece Mahkemesince izah edilen hususlar yeterince nazara alınmadan hüküm kurulduğundan eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu; davanın kurum işleminin iptaline yönelik olduğu; 5510 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin 2 inci Fıkrasında (Ek fıkra: 17..4.2008-5754/33 md.) “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler” şeklinde yasal düzenlemenin yer aldığı, anılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih gözetildiğinde davacının ortağı olduğu … Basın Yayın Radyo Tel.ve Yapım AŞ. isimli işyeriyle ilgili olarak 01.09.2010-30.04.2015 tarihleri arasında bahse konu işyerinden 4/a sigortalısı olmasının mümkün olmadığı, buna ilişkin kurum işleminin yerinde olduğu ancak, Kayseri Melikgazi Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından Dairemize gönderilen 22.09.2022 tarihli cevabi yazıdan kurum tarafından davacı adına işçi hissesine düşen primin davacıya iade edilmediği, iptal edilen döneme ait primlerin işçi kısmının 08.08.2016-31.12.2016 tarihleri arasında sosyal güvenlik destekleme pirimi olarak değerlendirildiği, fakat davacının primlerin sosyal destek primi olarak değerlendirilmesi hususunda kurumdan herhangi bir talepte bulunmadığı anlaşılmakla ve davacının da dava dilekçesinde bu primlerin 4-b hizmetlerine aktarılmasına yönelik talebi olmakla davacının bu talebinin yerinde olduğu, bunun aksine kurum işleminin yerinde olmadığı kanatiyle Kayseri 1. İş Mahkemesinin 15.06.2022 Tarih ve 2021/346 Esas – 2022/141 Karar sayılı kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının kurumca iptal edilen 01.09.2010-30.04.2015 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigorta primlerinin davacının 4-b hizmetlerine aktarılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, ” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;müvekkilinin, aynı grup şirketler içerisinde nakil & devir yolu ile diğer bir şirkete geçtiğini, işten çıkmadığını ve çıkarılmadığını, hal böyleyken İstinaf Mahkemesince bu hususun değerlendirilmeye alınmamasının eksik ve hatalı olduğunu, müvekkilinin 01.10.2008 tarihinden önce 4/a kapsamında sigortalı olduğu ve 31.08.2010 tarihinde 16 kodu ile Nakil-Devir yapılması göz önünde bulundurulduğunda Sgk’nın yapmış olduğu işlemin hatalı olduğunu ,tüm tanık beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilinin çalışmalarını karşılayan kanun maddesinin 5510 sayılı Kanunun 4/1-a olduğunu, dosya kapsamında dinlenilen tanıkların davacının genel yayın yönetmeni olarak bilfiil mesai içerisinde çalıştığına dair beyanları, müvekkilin 01.09.2010 da iş akdinin sonlanmadığı hususları da gözetilerek dava konusu anılan dönemde Müvekkilin 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olacağının gözetilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının kurucu ortağı olduğu anonim şirket nezdinde, 01.09.2010 – 30.04.2015 tarihleri arasında 4/a sigortalılık statüsünden bildirilen çalışmalarının, 4/b sigortalılık statüsünde değerlendirilmesine ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 1479 sayılı Kanun’un 24/I-d maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.