YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13017
KARAR NO : 2022/15820
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacılar tarafından verilen dava dilekçesinde özetle ;vefat eden muris … vefat tarihinden önce 01/12/2019 tarihinden itibaren yaklaşık altı-yedi ay boyunca Baskil Belediyesi Başkanlığı bünyesinde Cumhuriyet Mah. … Cad. No:4 Baskil/Elazıg adresindeki belediye binasında temizlik görevlisi olarak çalıştığını, vefat eden murise davalı … tarafından asgari ücret ödeneceği ve sigortalı çalıştırılacağı söylenmiş, murise ücret konusunda ödemeler elden tam bir şekilde almış olmasına rağmen bu süre zarfındaki çalışmaları SGK’ ya bildirilmediğini, Vefat eden muris …’ün çalıştığı süre davalı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini, bu durumun ispatlanacağını, vefat eden murisin 01/12/2019 tarihi ile 05/07/2020 (bu tarihler dahil) tarihleri arasında davalıya ait işyerinde sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı … vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; vefat eden muris … müvekkil belediyeye ait umumi tuvaletlerin temizlik işlerinde 01/12/2019-31/05/2020 (6 Aylık) dönemde çalıştırıldığını, ancak SGK girişi dolayısıyla prim ödemesi yapılmadığını, davacı yanların iddialarını sadece 01/12/2019-31/05/2020 iş bu tarihleri kapsayacak şekilde kabul ettiklerini, bu süreç dışında vefat eden muris müvekkil belediye nezdinde çalıştırılmadığını ve 31/05/2020 tarihinden sonraya ilişkin talepleri gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının incelenmesinde … T.C kimlik numaralı …’ün 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a )bendine tabi …, (b)bendine tabi … sicil numarası ile tescil kaydı bulunduğu anlaşılmıştır. Bu kişinin Sosyal Güvenlik Kurumundan aktif olarak herhangi bir emekli aylığı almadığı da anlaşılmıştır.SGK uzun vade hizmet dökümü ekte sayın mahkemenize sunulmuştur. …’ün çalışmaları kuruma bildirildiği gibidir. Bunun dışındaki iddiaların davacı taraflarca ispat edilmesi gerekmektedir denilerek açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kabulüne, davacıların murisi …’ün 01/12/2019-31/05/2020 tarihleri arasında davalı … Başkanlığına ait iş yerinde sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, karar verildi.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı yasanın 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili, istinaf başvuru dilekçe içeriğini tekrarla, mahkemece eksik araştırma neticesinde hüküm kurulduğunu, kurum kayıtlarının aksinin yalnızca tanık anlatımıyla ispatının mümkün olmadığını, davacının taleplerinin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava arkadaşlığının hangi hallerde zorunlu (mecburi) olduğu, maddi hukuka göre belirlenir. Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hallerde mecburi dava arkadaşlığı olacaktır.
Davacılar arasında (aktif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, bütün davacılar davayı birlikte açmak zorundadırlar. Dava mecburi dava arkadaşları tarafından biri veya bazıları tarafından açılmış ise, dava sıfat yokluğundan dolayı hemen reddedilmez. Mahkeme, diğer mecburi dava arkadaşlarının davaya katılmasını vefa muvafakat etmelerini sağlaması için davacıya veya davacılara süre verir. Diğer dava arkadaşları davaya katılır veya muvafakat ederse davaya devam edilir. Davayı açan davacı kendisine verilen süre içinde diğer mecburi dava arkadaşlarının katılmasını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ise, dava sıfat yokluğundan reddedilir.
Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı var ise, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava, bütün dava arkadaşlarına karşı değilde, bunlardan birine veya birkaçına karşı açılmış ise, bu halde davalı durumundaki kişinin yada kişilerin, bu davada yalnız başına taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) yoktur; davalı sıfatı mecburi dava arkadaşlarının tümüne aittir. Ancak bu halde dava sıfat yokluğundan reddedilmez. Mahkemenin, davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir. Davacı kendisine verilen kesin süre içinde davasını diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmez ise o zaman dava sıfat yokluğundan reddedilir.
Mecburi dava arkadaşlığı halleri dışında dava arkadaşlığı ihtiyaridir. Birlikte dava açma hakkına sahip olanlar birlikte dava açmak zorunda değildir. Bunlardan her biri ayrı ayrı dava açabilecekleri gibi dilerlerse birlikte de dava açabilirler. Davalılar arasındaki ihtiyari dava arkadaşlığı bakımından da örneğin alacaklı müteselsil borçlulardan her birine karşı ayrı ayrı dava açabileceği gibi, isterse, müteselsil borçluların bir kaçına veya tümüne karşı birlikte dava açabilir. İşte bu iki halde de ihtiyari dava arkadaşlığı doğar.
Davada taraf değişikliği ıslah yoluyla yapılamaz.
HMK.’nın 61 (HUMK 49) ve devamı maddelerinde düzenlendiği gibi, kendisine dava ihbar edilen veya yargılama sırasında davaya dahil edilen kişi hakkında usulüne uygun dava açılmadığı için davada taraf sıfatını kazanamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14/12/2005 2005/17-736 Esas, 2005/722 Kararı).
Somut olayda; davanın müteveffa …‘ün hizmetlerinin tespiti istemiyle, mirasçılarından eşi … ve oğlu … tarafından açıldığı, esasen kızı …’ün de mirasçı olduğu anlaşılmakla yukarıda anılan yasal düzenlemelere göre bu kişiye de husumet yöneltilip taraf teşkili sağlanmalıdır.
O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm sair hususlar incelenmeksizin bozulmalıdır.
SONUÇ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.