Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13053 E. 2022/15229 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13053
KARAR NO : 2022/15229
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :

Davacı, teslim ettiği ürün bedellerinden yapılan prim kesintileri gözetilerek, geriye dönük olarak en az 15 yıllık sürede, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüyle, davacının 01.05.1994-21.03.2007 tarihleri arasındaki dönemde 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamında, “… Mahkemenin kararına dayanak aldığı tevkifat listesinde, 15.04.1994 ve 15.06.2000 tarihli tevkifat bilgilerine yer verilmiş ise de; 15.04.1994 tarihli kesintinin, … oğlu, 1946 doğumlu … adına yapıldığı belirtilmiş; 15.06.2000 tarihli kesintide ise, ad ve soyad dışında herhangi bir kimlik bilgisine yer verilmemiştir. Mahkemece, tevkifata ilişkin belgenin davacıyla ilgisi olması nedeniyle Kurumca gönderildiği, dayanak kayıtlara ulaşılamamış olmasının davacı aleyhine değerlendirilmeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Ömer oğlu 01.01.1929 doğumlu davacı ile tevkifata ilişkin Kurum kayıtlarında geçen … oğlu 1946 doğumlu şahsın aynı kişiler olup olmadığı, adı geçen şahsın gerçekte bulunup bulunmadığı konusunda ilgili nüfus idarelerinden bilgi istenmelidir. Gelen kayıtlar ışığında, 15.04.1994 tarihli kesintide geçen kimlik bilgilerine sahip bir kişinin nüfus kaydının varlığı belirlendiği takdirde, verilecek kararın anılan kişinin sosyal güvenlik hakkı üzerinde etkide bulunacağı gözetilerek, yöntemince davaya katılımı sağlanmalıdır. Ayrıca 15.04.1994 tarihli kesintiyi yapan … Fabrikasından ve 15.06.2000 tarihli kesintiyi yapan … … işletmesinden aynı tarihte tevkifat bildirimi yapılanların isimlerini içerir şekilde tüm kayıtlar getirtilerek; işyerlerinde tutulması gerekli dosyalardan, belge ve kanıtlardan yararlanılmalı, tevkifata esas belgelerde davacının imzalarının bulunması halinde yaptırılacak grafolojik inceleme sonucunda imzanın davacıya ait olup olmadığı belirlenmeli, gerekli görüldüğü taktirde aynı tarihlerde kesinti yapılanların bilgisine başvurulmalı, Sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine yönelik davaların kamu düzenine ilişkin niteliği göz önünde bulundurularak sıralanan eksiklikler giderilerek konuya ilişkin tüm belge ve bilgiler dosyada toplandıktan sonra, yukarıda tarihleri belirtilen kesintilerin davacıya ait olup olmadığının, tarafların sunduğu kanıtların yeterli bulunmaması halinde, re’sen yapılacak araştırmadan elde edilecek her tür kanıtın değerlendirilmesinden ortaya çıkacak sonuç ışığında belirlenmesi…” hususu belirtilmiş olmasına karşın Mahkemece bozma gerekleri yerine getirilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre Mahkemece,nüfus kaydı olarak tüm Türkiye çapında … isminde bildirilen kişilerin adres-ikamet bilgileri ile birlikte nüfus bilgileri de temin edilerek 15.04.1994 tarihli ve 15.06.2000 tarihli kesintinin kendilerine ait olup olmadığı konusunda beyanlarına başvurulmalı,bu kapsamda … oğlu, 1946 doğumlu …’ın da beyanına başvurulmalı, dinlenecek kişilerden tevkifatın aidiyeti hususunda iddiada bulunanların olması halinde dava konusu uyuşmazlığın bu kişilerin de hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle onların da davaya dahil edilmesi sağlanmalı, aidiyetin kime ait olduğu hususu şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanmalı, Kurumdan söz konusu tevkifatların herhangi bir sigortalıya mal edilip edilmediği de sorulmalı, böylece uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.