YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13074
KARAR NO : 2022/15353
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No :
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı, davalı ve feri müdahil kurum tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03/07/2012 ile 23/09/2016 tarihleri arasında davalı işverene ait 4 katlı villa tipi evde temizlik, … servisi gibi işleri kapsar şekilde çalıştığını, müvekkilinin işe başladığı ilk tarihten itibaren kesintisiz olarak her hafta pazartesi, … ve cuma günleri 08.00-17.30 saatleri arasında çalıştığını, işten ayrıldığı son tarihte bu çalışma karşılığında aylık 2.000,00-TL ücret aldığını ve ücretin tamamını elden aldığını beyanla müvekkilinin davalılardan …’in yanında 03/07/2012- 23/09/2016 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 03/07/2012 tarihi olarak tespiti ile bu süreler içinde eksik primlerinin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 6552 sayılı Yasa sonrasında 01/04/2015 tarihinden itibaren sigorta bildirimi yapma yükümlülüğü bulunduğunu ve ilgili Yasa gereği yükümlülüğünü yerine getirdiğini, önceki döneme ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir sigorta bildirimi yapma yükümlülüğü olmadığını, davacının, müvekkilinin ev hizmetlerinde haftanın 3 günü, haftalık 450,00-TL ücretle çalıştığını, davacının çalışmayarak işe gelmediği dönemde dahi sigortasının yatırılmış olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Fer-i müdahil … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmaları bakımından müvekkili Kurumun kayıtlarının esas olduğunu, davacının ileri sürdüğü iddialarının müvekkili Kurum kayıtlarına eş değer belgelerle kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kısmen kabulü ile davacının 01/04/2015 – 30/04/2015 tarihleri arasında davalı işveren tarafından Kuruma eksik bildirilen 11 gün daha ve günlük 40,00-TL kazanç ile sigortalı bildirimlerinin yapılması gerektiğine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine” karar verilmiştir.
B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“… 36. İş Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli, 2020/175 Esas- 2020/306 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin, davalı vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, davalının haftada 3 gün çalışma karşılığı 450 TL. ödeme yaptığını kabul ettiği, sunulan belgelerin yazılı delil başlangıcı kabul edilerek prime esas kazanç tespiti yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiği, davacının kabule konu dönem öncesinde de çalışmalarının varlığı tespit edildiğinden bu dönem yönünden da kabul kararı verilmesi gerektiği, feri müdahil kurum vekili, çelişkili tanık beyanları, eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Mahkemece her ne kadar 01.04.2015 öncesindeki çalışmalar tespit edilmişse de yasanın yürürlük tarihi itibariyle bu dönem yönünden davanın reddi isabetsizdir.
5510 sayılı Kanun m.6/c bendinde, ev hizmetinde çalışanların sigortalı sayılmayacakları belirtilmiş ise de 5510 sayılı Kanun Ek m.9/2 kapsamında (isteğe bağlı veya kısa vadeli sigorta kollarından) sigortalı olanlar ile ücretle aynı işveren yanında ay içinde 10 günden fazla çalışanlar, bu hükümden hariç tutulmuştur. Buna göre ay içinde 10 günden fazla çalışanlar zorunlu 4/a sigortalısı olacaklardır.
506 sayılı Kanunun ilk halinde, ev hizmetindeki çalışmalar kanun kapsamına alınmamıştı. Sonradan 24.11.1977 gün 2100 sayılı Kanun değişikliği ile ev hizmetlerinde ücretli ve sürekli çalışanlar, zorunlu sigortalı sayılmışlardır (506 sayılı Kanun m.3/D). 506 sayılı Kanuna göre ev hizmetlerindeki çalışmanın, sigortalı çalışma sayılabilmesi için, ücret ve süreklilik unsurlarının ayrı ayrı kanıtlanması gereklidir. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında, süreklilik olgusunun tespiti için çalışmanın yoğunluğu ve devamlılık arz etmesi üzerinde durulmuştur. Çalışma yoğunluğunun, haftanın en az yarısı kadar gerçekleşmesi gerektiği kabul edilmiştir. Böylece haftanın en az üç gününü ev hizmetinde çalışanlar bu yoğunluğu sağlamış olacaklardır. Ayrıca çalışmanın belirli bir süre düzenlilik arz etmesi de gereklidir. Yani ev işlerinde haftanın üç gününden az çalışma hâli ile çalışmanın düzenlilik arz etmemesi hâllerinde (belirsiz aralıklarla yapılıyorsa, çağrı üzerine yapılıyorsa v.b) çalışma süreksiz sayılacak ve sigortalı çalışma niteliği kazanmayacaktır.
Somut olayda davacının kabule konu dönemden önce de haftada 3 gün çalıştığı belirlendiğinden hem 506 sayılı Kanun dönemi için hem de 5510 sayılı Kanun dönemi için zorunlu sigortalılık koşulları oluşmuştur. Bu durumda mahkemece kısmi süreli çalışma dönemleri belirlenerek bu dönemler için davacının işe başlama tarihi, çalışma süresi ve şekli belirlenmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve feri müdahil vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.