Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13209 E. 2022/16300 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13209
KARAR NO : 2022/16300
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin… isimli işyerinde tarım işçisi olarak 01/05/2009 tarihinden iş akdinin fesh edildiği 21/06/2019 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilinin şirkette yaklaşık 10 yıl çalışmasına karşılık 1 yıl sigortasının yapıldığını, müvekkilinin davalı işyerinde haftanın 6 günü saat 07.00-16.00 saatleri arasında çalıştığını, müvekkilinin 01/05/2009-21/06/2019 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespiti ile bu çalışmaların tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı… şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2012 yılında çalışmaya başladığını, 2013 yılında işten çıktığını, davacının talebinin hizmet tespitine yönelik olduğunu, hizmet tespitine ilişkin davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Feri Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle tespiti istenen 01/05/2009-31/12/2014 tarihleri arasındaki dönem için reddinin gerektiğini, 5510 sayılı Kanunun 86/8 maddesi hükmü gereğince hizmet tespiti davalarında dava açması süresinin çalışılan tarihi takip eden yılın sonundan itibaren 5 yıl olduğunu, davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde toplam 256 gün 4/a kapsamında sigortalılığın bulunduğunun tespit edildiğini, bu tür hizmet tespit davalarının kamu düzenine ilişkin olması sebebi ile hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanmasının gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davanın kabulü ile, davacının davalıya ait 1063805 sigorta sicil numaralı işyerinde kuruma bildirilen günler dışında taleple bağlı kalınarak 01/05/2009-21/06/2019 tarihleri arasında günün asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin haklarının korunmasına,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Sarayköy Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi 2020/128 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,Feri müdahil Kurum vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı vekili, müvekkil işyerinin mevsimlik çalışan işyeri olduğunu, eylemli (fiili) çalışmanın tespit edilmesi gerektiğini, soyut tanık anlatımlarına değer verilmemesini, komşu işyeri tanıklarının araştırılmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Feri Müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, eylemli çalışmanın araştırılması gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, … kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, Mahkemece, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Yapılması gereken iş; davacı tarafça dosyaya ibraz edilen … kayıtları dikkate alınarak davacının imzası olan gün sayısı belirlenmeli, … kayıtlarının olmadığı dönemlere yönelik olarak ise, fiili çalışmanın mevsimlik mi, kısmi zamanlı mı yoksa sürekli mi olduğuna dair tanık beyanları denetlenip çelişkiler giderilmeli, buna yönelik olarak … kayıtlarında ismi geçen bordrolu çalışanlar belirlenerek tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, alınan beyanlarla imzalı … kayıtları karşılaştırılmak suretiyle oluşması halinde çelişki de giderilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılglı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi kararının, HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.