Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13367 E. 2023/1708 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13367
KARAR NO : 2023/1708
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/480 E., 2021/193 K.
vekili Avukat …

HÜKÜM/KARAR : Esastan red

Taraflar arasındaki haczin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13.09.2022 tarihli ve 2022/39 Esas, 2022/10419 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili karar düzeltme mahiyetli dilekçesinde; birlik adına harcama yetkisinin olmadığını bu konuda araştırılma yapılmadan karar verildiğini, onama kararının hatalı olduğunu belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçede belirtilen sebeplerden kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) kanun yollarına ilişkin hükümleri, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır.

6100 sayılı Kanun’da ise karar düzeltme kanun yolu düzenlemesine yer verilmediği anlaşılmakta ise de Dairemiz onama kararının incelemesinde, Daire kararının hatalı olup maddi hata dilekçesi şeklindeki karar düzeltme istemi niteliğini taşıyan başvurusunun kabulune karar vermek gerekmiştir.

Davaya konu somut olayda; dava dışı Sulama Birliği aleyhine yürütülen ve davacıya tebliğ edilen 2016/027923, 2016/027924, 2016/027925, 2016/027926 ve 2016/027920, 2016/027921, 2016/027922 takip sayılı dosyalardan gönderilen ödeme emirlerinin 04.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacının, davalı kurumdan aldığı maaşından 1/3 oranında kesinti yapılmasına 26.05.2017 tarihli kurum yazısıyla karar verildiği ve haciz konulduğu, davacı tarafından birlik adına harcama yetkisinin olmadığı, bu sebeple konulan hacizlerin kaldırılması talepli eldeki davanın açıldığı, yönetim kurulu üyesi olduğu gerekçesiyle idari para cezası dışında diğer borçlar yönünden sorumlu olduğuna karar verildiği anlaşılmaktadır.

Süresinde ödenmeyen prim ve diğer Kurum alacaklarının bizzat Kurum tarafından cebren takip ve tahsil edilebileceği 5510 sayılı Yasa’nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa’da gösterilmiştir. 6183 sayılı Yasa’nın mükerrer 35. maddesinde asıl borçlu hakkında yapılan yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği bildirilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 85’inci maddesi ile 2908 sayılı Dernekler Kanununun 27’nci maddesi hükümleri uyarınca; derneklerin yönetim kurulları, derneğin yürütme ve temsil organlarıdır. Bu görevlerini, kanuna ve dernek tüzüğüne uygun olarak yerine getirmelidirler. Ayrıca temsil görevinin, yönetim kurulunca üyelerden birisine veya üçüncü bir kişiye devri de mümkündür. Belirtilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, derneklerde; prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işverenle birlikte müteselsil sorumluluk koşulunun oluşması için “…temsil ve ilzama yetkili üst düzey yöneticisi veya yetkilisi…” durumunda olunması gereklidir.

5510 sayılı Yasa’nın 88’inci maddesinde yer alan “…tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri…” düzenlemesinde yer alan ve yönetim kurulu üyelerini doğrudan sorumlu tutan hükümler şirket yönetim kurulu üyelerine yönelik olup temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan dernek yönetim kurulu üyeleri hakkında uygulanmaz.

Somut olayda, davacının borç döneminde salt yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle borçtan sorumlu olduğuna karar verilmesi hata olup yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek borç döneminde temsil ve ilzam yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılarak varılacak sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dairemizin Dairemizin 13.9.2022 tarihli ve 2022/39 Esas, 2022/10419 Karar sayılı bozma ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.2.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.