Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13384 E. 2023/228 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13384
KARAR NO : 2023/228
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2076 E., 2022/1524 K.
FER’Î MÜDAHİL : … Başkanlığı
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 24.10.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/650 E., 2021/365 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.05.1996 – 29.12.2015 yılları arasında davalı …’a ait … isimli iş yerinde aralıksız ve kesintisiz şekilde garson olarak çalıştığını, müvekkilinin çalışmasının 18.08.2005 tarihine kadar kuruma bildirilmediğini ve sigorta girişinin yapılmadığını, davalı iş yerinde kesintisiz çalışması olmasına rağmen çalıştığı dönemde müvekkilinin sigorta girişinin bazı tarihlerde başka şirketlerde gösterildiğini, müvekkilinin ödenmeyen işçilik alacakları için davalıya karşı Van 1. İş Mahkemesi’nde alacak davası açtığını beyanla müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.05.1996-29.12.2015 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1996 tarihinde başlayarak tespiti ile bu süreler içinde yatırlamayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, müvekkilinin bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının açmış olduğu alacak davasında kazandığı miktarın ödendiğini, prim tespiti davası açıldıktan sonra alacak davasının açılması gerektiğini, müvekkili iş yerinin davacının daha önce çalıştığı … İnş., … İnş. Şti. ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirterek açıklanan nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenine ilişkin olduğunu, eldeki davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın kamu düzenine ilişkin olduğundan çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konması gerektiğini belirterek açıklanan nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini ifade etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan açıklamalar ışığında; davalı …’a ait iş yerinin 1001328-65 işyeri sicil numarası ile tescil edildiği, davalı iş yerinin 16.09.2000 tarihinden itibaren kanun kapsamına alınmış olduğu, dosyada mevcut SGK kayıtlarına göre davacının 18.05.2005 – 28.02.2006, 05.04.2008 – 01.08.2011, 27.08.2011 – 11.07.2013, 15.08.2013 – 30.06.2014, 02.08.2014 – 17.06.2015 ve 06.08.2015 – 29.12.2015 davalıya ait …isimli iş yerinde sigortalı bir şekilde garson olarak çalıştığı, davacının hizmet döküm cetveline göre 01.03.2006 – 07.11.2016 ve 16.02.2007 – 01.08.2007 tarihleri arasında 411 günlük hizmetinin dava dışı… Şti., 29.11.2006 – 30.11.2006 ve 15.12.2007 – 31.03.2008 tarihleri arasında 109 günlük hizmetinin ise dava dışı …Şti. tarafından SGK’ya bildirildiği, dosyada mevcut ticaret sicil kayıtları nazara alındığında davalı ile dava dışı… Şti. ve …Şti. arasında organik bağ bulunmadığı, Gevaş Askerlik Şubesi’nden gelen 22.11.2019 tarihli yazı cevabının incelenmesinde davacının 21.05.2000 tarihinde askere sevk edildiği ve 21.11.2001 tarihinde ise terhis edildiğinin bildirildiği, davacının iş akdinin feshi sonrası alacaklarının tahsili amacıyla davalıya karşı Van 1. İş Mahkemesi’nin 2016/399 E. sayılı dava dosyasıyla dava açtığı, bahse konu dosyada alınan 13.11.2017 tarihli ek raporda davacının hizmet süresinin 01.05.1996 – 29.12.2015 tarihleri arasında 19 yıl 7 ay 28 gün olduğu nazara alınarak hesaplama yapıldığı, anılan dosyada verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hd.’nce kararın ortadan kaldırılarak ramazan dönemi dışlanmak suretiyle hizmet süresinin yeniden hesaplandığı ve yıllık izin alacağının kesin olmak üzere buna göre hüküm altına alındığı, kesinleşen alacak davasının işbu dosya bakımından bağlayıcı nitelikte delil olmadığı, davacının 01.05.1996 – 29.12.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde kesintisiz çalıştığı iddiasında bulunarak söz konusu tarihler arasındaki hizmetlerinin tespiti istemiyle eldeki davayı açtığı, talebe konu 01.05.1996 – 29.12.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalışanların isimlerinin yer aldığı dönem bordrolarının SGK’dan getirtilerek dosya arasına alındığı, yapılan zabıta araştırması ile davalı işyerine komşu işyeri çalışanlarının tutanağa bağlanmak suretiyle Mahkememize bildirildiği, tanıklara ait hizmet döküm cetvellerininden davalı işyerinin bordrolu çalışanı olan tanıklardan … ve …’nın 2013 yılından önce davalı iş yerinde sigortalı çalışmalarının bulunmadığı, tanıklardan … davalı iş yerinde 1993 yılından 2005 yılına kadar, tanık … ise 1990 yılından bu yana ara vermeksizin çalıştıklarını beyan etmelerine rağmen davalı iş yerinin 16.09.2000 tarihinden itibaren kanun kapsamına alınmış olduğu ve davalının 12.09.2000 tarihinden bu yana vergi mükellefi olduğu, yine tanık …’e ait nüfus kayıt örneğine göre bu tanığın davalı iş yerinde çalıştığını iddia ettiği tarihte 8 yaşında bulunduğu ve bu tarih itibariyle davalı iş yerinde çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle bu tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacıya yönelik olarak dava dışı… Şti. tarafından kuruma verilen 01.03.2006 tarihli işe giriş bildirgesinin davacının imzasını ihtiva ettiği, bu imzaya davacı tarafça yapılmış bir itirazın da bulunmadığı, davalı tarafça Van 1. İş Mahkemesi’nin 2016/399 E., sayılı dava dosyasına sunulan davacının imzasını ihtiva eden kıdem tazminatı bordrosunda davacının işe giriş tarihinin 18.08.2005 işten çıkış tarihinin ise 29.12.2015 olarak yazılı olduğu, dava dışı iş yerlerinde geçen hizmetlerin iptali ile ilgili olarak davacı tarafça iptal talebinde bulunulmadığı, dinlenilen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 20.05.2021 havale tarihli raporda da18.08.2005 tarihinden başlayarak 29.12.2015 tarihine kadar 367 günlük hizmete ait sigorta prim tutarlarının dönemsel asgari ücret brüt tutarı üzerinden tespit edilebileceğinin bildirildiği, raporun usul, yasa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla dava dışı iş yerlerinden bildirilen hizmetler yönünden açılan davanın reddine, davalı iş yeri tarafından SGK’ya intikal eden bildirimler yönünden açılan davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle ve fazlaya dair diğer talepler yönünden ise sübut bulmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiş ve açıklanan tüm nedenlerle davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait 1001328-65 sicil nolu işyerinde SGK’ya intikal eden hizmet süresine ek olarak 08.11.2006 – 28.11.2006 tarihleri arasında 21 gün, 01.12.2006 – 15.02.2017 tarihleri arasında 77 gün, 02.08.2007 – 14.12.2007 tarihleri arasında 132 gün, 2008 yılı Nisan ayında 4 gün, 2011 yılı Ağustos ayında 24 gün, 2013 yılı Temmuz ayında 19 gün, 2013 yılı Ağustos ayında 13 gün, 2014 yılı Temmuz ayında 30 gün, 2015 yılı Haziran ayında 13 gün, 2015 yılı Temmuz ayında 30 gün ve 2015 yılı Ağustos ayında 4 gün olmak üzere 367 gün süreyle 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında hizmet akdine dayalı olarak aylık asgari ücretle fiilen çalıştığının tespitine, SGK’ya intikal eden bildirimler yönünden açılan davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, fazlaya dair diğer taleplerin ise sübut bulmadığından reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, çözümü uzmanlığı gerektiren hususlar dışında bilirkişinin açıklama yapamayacağı, hakim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmede bulunamayacağı ilkesine aykırı olarak aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararında hukuki gerekçe bulunmadığını, dosyada tanık olarak dinlenen …’ın 1997 senesinde sigortalı olarak işe başladığını, 2005 senesine kadar kesintisiz çalıştığını, dilekçelerinin ekinde SGK Hizmet dökümünün yer aldığını, bu bordro tanığının, müvekkilinin 1996 senesinden kendisinin işten ayrıldığı 2005 senesine kadar kesintisiz çalıştığını açık ve net bir şekilde bildirdiğini, dosyadaki diğer tanıklardan … ‘in müvekkilinden önce işe başladığını ve halen aynı iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin beyan ettiği gibi kendisinin de müvekkilinin 1996 senesinden 2015 senesine kadar kesintisiz çalıştığına tanıklık yaptığını, davalı işveren bu tanığın beyanlarının aksine bir beyanda bulunmadığını, bu tanığın resmi olarak işe başladığı tarih olan 2005 senesinden önce çalıştığına dair iddialarını yalanlamadığını, dosyada tanık olarak yer alan …, … ile işçilik alacakaları talebi ile açtıkları Van 1. İş mahkemesi dosyasındaki dinlenen tanıklar …,… ‘ın beyanlarında müvekkilinin çalışmalarını doğrular nitelikte beyanlarda bulunduklarını, bu tanıkların beyanlarının tamamı birbirini destekler mahiyette olduğunu, davalı işveren bu tanık beyanlarına karşı bir inkar ve yalanlamada bulunmadığını, dava dosyasına sunulan fotoğraflarda açıkça görüldüğü üzere, müvekkilinin, davalının, davalının babasının da yer aldığı 1997,1998,1999 senelerine dair fotoğrafların mevcut olduğunu, müvekkili ile iş ilişkisi içerisinde olunduğu açıkça ortaya çıktığını dolayısıyla taleplerinin haklılığı ve ispatı ortaya çıkacağını, Van. 1. İş mahkemesinin 2016/399 esas sayılı dosyası bir bütün olarak içerdiği deliller ve değerlendirmeler ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onaylanarak kesinleşmiş ve tespitini istedikleri tarihlere dair yıllık izin alacağı taleplerinin kesin hüküm altına alındığını, dolayısıyla mahkeme kararı ile çalışmalarının tespit edildiğini, gerek bu alacak dosyasındaki ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu gerekse de hüküm altına alınan kesin mahkeme kararı, dosya ve talepleri açısından da kuvvetli delil mahiyeti taşıdığını, mahkemece resen dinlenen komşu iş yeri tanıklarının anlatımları da müvekkilini doğrular nitelikte olduğunu ve taleplerinin haklı olduğunu gösterir nitelikte olduğunu, müvekkilinin rızasını taşımayan dava dışı işverenler ile ilgili işe giriş bildirimlerinde imzası olmadığı çalışmaların da tanık beyanları ile ispatlandığı üzere davalı işveren yanında çalışılarak geçirilen süreler olduğunun açık olduğunu, bu sürelerin dışlanmadan hesaplama yapılması gerektiğini, İşçilik alacaklarına dair dava dosyasında müvekkilinin en son aldığı maaş 1700, TL olup işten çıkarıldığı tarihte asgari ücretin üzerinde bir ücret olduğunu, müvekkilinin Şef garson olduğunu, her zaman asgari ücretin çok üstünde çalıştığını, müvekkilinin gerek hiç yatırılmayan primleri gerekse de bildirilen hizmetleri bu ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, izah ettiğimiz üzere son derece hukuka aykırı olan, hukuki gerekçesi tamamen hatalı olan ve kötü niyetli bilirkişi raporuna dayandırılan usulü ve hukuki bir çok hata barındıran yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan kök rapordaki aleyhe olan kısımları kabul etmediklerini, rapordaki hizmet süresinin 367 gün eksik bildirildiği değerlendirmesini kabul etmediklerini, 367 günün davacının, dava dışı şirketler olan… Ltd. Şirketi ile …Ltd. Şirketi yanında olan çalışmaları olduğunu, müvekkilinin davacıyı, dava dışı şirketler yanında sigortalı gösterme imkanı olmadığını, dava dışı şirketlerin meşguliyet alanı ile yaptıkları resmi kurum işleri dikkate alındığında müvekkilinin bu işlerde davacıyı sigortalı göstermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Van 1. İş Mahkemesinin 2016-399 esas sayılı dosyasına sunulan, davacının tazminatlarını aldığına dair evrakta, tazminatı hesaplama adına yazılması gereken değerleri yazdığını, belirtilen tarihler arasında müvekkilin yanında kesintisiz çalıştığı anlamına gelmediğini beyanla yerel mahkeme kararının kabule ilişkin kısımlarının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Feri Müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyası kapsamında toplanan delillerin yetersiz olduğunu, davacı tarafından tanık dışında başkaca bir delile dayanılmadığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, bilirkişinin yetkisini aşarak görüş bildirdiği raporun hükme esas alınamayacağını, davacının dava dışı şirketler olan… Ltd. Şirketi ile …Ltd. Şirketi yanında olan çalışmalarının varlığının davanın dayanaksız olduğunun açık göstergesi olduğunu, kaldı ki dava dışı şirketlerin meşguliyet alanı ile yaptıkları işlere dikkat edilirse Çevik Kuv. Hiz. Alım. İşi –Okul Yapım işi- Saray İçme yapım işleri olduğu anlaşıldığını, işverenler arasında organik bağ bulunmadığı nazara alındığında ihaleli resmi iş ile özel bir işyerinin çalışmalarının çakışması olayının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, öncelikle çalışma iddiasının belge ve kayıtlarla ispat edilmesi gerektiğini, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu Kurumun fer’i müdahil sıfatı sebebi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre, davacının 18.05.2005 – 28.02.2006, 05.04.2008 – 01.08.2011, 27.08.2011 – 11.07.2013, 15.08.2013 – 30.06.2014, 02.08.2014 – 17.06.2015 ve 06.08.2015 – 29.12.2015 tarihleri arasında davalıya ait 1001328 sicil numaralı iş yerinden, 01.03.2006 – 07.11.2016 ve 16.02.2007 – 01.08.2007 tarihleri arasında 411 günlük hizmetinin dava dışı… Şti., 29.11.2006 – 30.11.2006 ve 15.12.2007 – 31.03.2008 tarihleri arasında 109 günlük hizmetinin ise dava dışı …Şti. tarafından SGK’ya bildirildiği, davalı iş yerinin 16.09.2000 tarihinden itibaren kanun kapsamına alınmış olduğu, dinlenen bordro tanıklarının davacının, restorant olan iş yerinde garson olarak kesintisiz ve sürekli bir şekilde çalıştığını söyledikleri, davacının mahkemece kabul edilen dönemde davalı iş yerinde çalıştığı kanaatine varıldığından, iş yerinin kanun kapsamına alınış tarihi, kesinleşen Van 1. İş mahkemesinin 2016/399 Esas sayılı dosyasındaki belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı ,davalı ve feri müdahil vekillerinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili;istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

3.Feri Müdahil Kurum vekili;istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; hizmet tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 inci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Öte yandan 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

3.Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin sair temyiz temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.İnceleme konusu eldeki davada, davacı01.05.1996 ile 29.12.2015 yılları arasında çalıştığının tespitini istemiş; mahkemece davanın kısmen kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.

Somut olayda, davanın 24.10.2019 tarihinde açıldığı, davacı adına 01.03.2006 – 07.11.2006, 16.02.2007 – 01.08.2007 ve 15.12.2007 – 31.08.2008 tarihleri arasında dava dışı şirketlerden yapılan bildirimleri olduğu ,dava tarihi gözetildiğinde tespite konu yapılan 08.11.2006- 28.11.2006 , 01.12.2006 – 15.02.2007, 02.08.2007 – 14.12.2007 dönemlerinin hak düşürücü süreye uğradığı belirgin olup, anılan dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.