Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13507 E. 2023/2659 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13507
KARAR NO : 2023/2659
KARAR TARİHİ : 16.03.2023


MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1616 E., 2022/1705 K.


HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/161 E., 2022/22 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, kamu düzenine aykırılık nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esası hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı …, davalı … Turizm İşletmeleri A.Ş., ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 07.11.1997-07.11.2008 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, ancak çalışmaların bir kısmının bildirildiğini, bildirilmeyen çalışmaların tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin çok ortaklı bir anonim şirket olduğunu, şirketin …Köyü’nde bulunan herhangi taşınmazı, inşaatı ve faaliyetinin bulunmadığını, davacının bahsettiği inşaatta çalışması ve bekçilik yapmasının şirketin diğer ortaklarına ait olduğu bu anlamda davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, davacının davalı şirkette 2008 yılında çalışmaya başladığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin sona erdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, 07.11.1997 ile 2007 yılları arasında davalı …’ın kişisel taşınmazı olan… Mahallesinde inşaat bahçe bakım ve bekçilik işlerinde dönem dönem çalıştığını, ancak bu dönemde çalışmasının süreklilik arz etmediğini, davacının kendi dışarıdan bulduğu diğer götürü usulü ile aldığı işlerde de çalıştığını, bu işler ile davalının ilgisinin bulunmadığını, davacının davalının kişisel işleri ile ilgili yaptığı hizmetleri karşılığında hak ettiği ücretlerin muntazam bir şekilde ödendiğini, ödemelerin elden ödeme şeklinde yapıldığı gibi davacının banka hesabına veya davacının eşinin banka hesabına da yapıldığını, bu çalışmalardan dolayı davacının davalıdan herhangi bir ücret alacağı kalmadığını, bu dönemde davalının … AŞ şirketinin küçük hissesine (%25) sahip bir ortağı konumunda olduğunu, … şirketi çok ortaklı bir anonim şirket statüsünde olduğunu, bu şirketin Marmaris … Köyünde herhangi bir taşınmazı, inşaatı ve faaliyeti bulunmadığını, şirketin iştigal konusunun tekstil, giyim ve aksesuar ticareti olduğunu, davalının bu şirket ile ilgili tek başına tasarrufta bulunmasının mümkün olmadığını, dolayısı ile şirket hesabına işe alınan bir kişinin kendi özel işlerinde çalıştırılmasının mümkün olmadığını veya davalının kendi özel işleri ile ilgili çalıştırdığı kişiyi şirket hesabından çalıştırması mümkün olmadığını, davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı şirket ile ilgisi bulunmadığını, daha sonradan bu şirkette işe girmesinin ise davalı …’ın davacıya yardım etmek istemesi amacını taşımadığını, davacının davalı …’ın kişisel işlerinde yaptığı çalışmaların davalı tarafından takdir edilmiş bir vefa göstergesi olarak davalının ortağı olduğu şirkette 2008 yılında işe girmesine aracılık ettiğini, davacı…’de sigortalı olduğu tarih olan 2008 yılından bu davanın açıldığı 2017 yılına kadar aradan geçen uzun süreye rağmen 2008 yılından önceki çalışmaları için hiçbir uyuşmazlık çıkarmadığını, bu konuda hiçbir talebi olmadığını, hizmet tespiti davaları için Kanunda öngörülen hak düşürücü süre 5 yıl olduğunu, davacı 1997 yılında işe başladığını iddia etmiş ise de davanın 2017 yılında açıldığı dikkate alındığında, bu konuda dava açmak için öngörülen süre fazlası ile geçtiğini, davacı tarafından açılan hizmet tespit davasının davalı … bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Davanın kabulüne, Davacının 07.11.1997-07.11.2008 tarihleri arasında davalı …’a ait tescilsiz ev hizmetleri iş yerinde asgari ücretle 3960 gün çalıştığının ve çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine, Davalı … Turizm ve Ticaret İşletmeleri A.Ş. Açısından davanın reddine,…” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen kararın kaldırılması için istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş olup bu durumda tespitine karar verilen dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının davalı yanındaki çalışmasının sürekli olmadığını ve davacının başka kişiler yanında da çalıştığını beyanla ilk derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… Sonuç itibarıyla; 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesinde yer alan ve incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede; her ne kadar ilk derece Mahkemesince davalılar arasında organik bağ bulunduğunun kabulü isabetli ise de dosya kapsamındaki belgeler ve tanık beyanlarından; davacının, hem davalı …’ın genel müdürü, yönetim kurulu başkanı ve yetkilisi olduğu şirkette hem de davalı …’ …’ın evinde bir kısım tadilat, tamirat, bakım vs işlerinde çalıştığı, davacının bir kısım çalışmalarının da davalı şirketten bildirildiği, bu itibarla birlikte istihdamın söz konusu olduğu dikkate alınmadan davalı şirket hakkında pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesi isabetsiz olmakla, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve husumet hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu da dikkate alınarak; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm fıkrası oluşturulmuştur.” denilerek,
“…1-Marmaris İş Mahkemesi’nce verilen 09.02.2022 Tarih, 2019/161 Esas ve 2022/22 Karar sayılı kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

2- Davanın Kabulü ile; davacının 07.11.1997 – 07.11.2008 tarihleri arasında davalı … ve davalı… Tur. ve Tic. İşl. A.Ş. nezdinde, (1013090) sicil numaralı iş yerinde, asgari ücret üzerinden hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,…” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Turizm İşletmeleri AŞ., … ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili, müvekkilinin davalı şirketin %25 ‘ine sahip olduğunu, şirketin çok ortaklı anonim şirket olduğunu, davacının müvekkili aracılığı ile şirkette işe girdiğini, şirket ve müvekkile ait işyerinde geçen sürelerin ayrı işyerinde geçen çalışmalar olarak kabul edilerek müvekkil hakkındaki davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla temyiz istemindi bulunmuştur.

Davalı … Turizm İşletmeleri AŞ. vekili, davacının şirket çalışanı olarak 07.11.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, öncesine ait sürede hep davalı …’a ait ev hizmetlerinde çalıştığını beyanla şirket hakkında davanın reddi gerektiği gerekçesi ile temyiz isteminde bulunmuştur.

Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf gerekçeleri ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … Turizm İşletmeleri A.Ş., davalı … ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.