Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13516 E. 2022/15948 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13516
KARAR NO : 2022/15948
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacının davalıya ait iş yerinde 2012 yılı Mayıs ayından 2015 yılı Mayıs ayına kadar( askerlik süreleri hariç) çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Feri Müdahil … vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davasının açılabilmesi için hizmet akdinin bulunması, sigortalı kişilerden olabilmek, çalışılan işyerinin 506 sayılı kanun veya 5510 sayılı kanun kapsamında olması, uzun vadeli sigorta türleri için davanın açılmış olması,işverenin işçinin işse başladığına dair belgeleri kuruma vermemiş olması, sigortasız hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açması ve tespitinin sürenin başka yerinde geçen çalışma süresi ile çakışmaması gerektiğini, bu nedenle huzurdaki davanın hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın usulden reddi gerektiği kanaatinde olduklarını, davacının şahsi sicil dosyası incelenmesinde davalı işyerinde hizmet döküm belgesinde görüleceği üzere çalıştığı tarihlerin belirtilmiş olduğunu, iddia ettiği dönemde herhangi bir kaydı bulunmadığını, beyan dilekçelerinin kabulüne, yukarıda açıklanan ve yargılama esnasında ortaya çıkacak nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekilli ile davacı arasında bir iş ilişkisinin, davacının müvekkiline ait işyerinde çalışmışlığının söz konusu olmadığını, müvekkili …’ın … mah. … cad. No:2 … … adresinde mukim … … adlı kasap dükkanının sahibi olduğunu, müvekkilinin kasap dükkanının çalışma saatlerinin 09:00-20:00 arası olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu kasap dükkanında davacı yanın çalıştığını iddia ettiği tarihlerde müvekkilinin akrabası …’ın çalıştığını, davacı …’ın ise müvekkilinin müşterisi ve aynı zamanda eski bir arkadaşı olduğunu, kazaya karışan … plakalı motosikletin müvekkiline ait olduğunu, bu motosikletin çalışma saatleri içerisinde sipariş edilen ızgara ürünlerinin dağıtımı için … tarafından kullanıldığını, zaman zaman diğer davalı …’ın özel işlerini görmesi için motosikleti müvekkilinden talep etmekte müvekkilininde arkadaşlık ilişkisine istinaden motosikletini …’a verdiğini, kazanın yaşandığı gün müvekkili …’ın mesai saati bitiminde motosikletini isteyen …’a verdiğini, trafik kazasının varlığından ise …’ın çarpması neticesinde yaralanan … …’ın … 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/84 Esas sayılı dosyasında ikame ettiği tazminat davasında dava dilekçesinin tebellüğü ile birlikte haberdar olduğunu, davacının yaşadığı trafik kazasında yaralanan … …’ın … 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame ettiği tazminat davasının kabul edildiğini, davacı … ve motosikletin sahibi müvekkili … aleyhine mahkemenin 2016/84 Esas 2016/1159 Karar sayılı kararı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 20.000TL manevi tazminata,yargılama masraf ve giderleri ile ücreti vekalete,müvekkili aleyhine 1205,67TL harca hükmedildiğini, bu kararın istinaf kanun yoluna götürülmesi ile 1024,20TL harca hükmedildiğini,müvekkili …’ın harçlarını vergi dairesine yatırdığı gibi … 13.İcra Müdürlüğünün 2017/6357 sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde borca istinaden alacaklı … …’ın vekiline 23800TL ödemede bulunduğunu, müvekkilinin yaptığı bu ödemeleri davacıdan defalarca talep etmesi, davacının bu ödemeleri müvekkiline yapmaması neticesinde davacı aleyhine … 1.İcra Müdürlüğünün 2018/5673 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davacının aleyhine başlatılan icra takibinin sonrasında müvekkiline ait işyerinde bir çalışmışlığı olmadığı halde kötü niyetle hareket ederek bu davayı açtığını, davacı yanın müvekkiline gönderdiği haksız taleplere havi ihtarnamesine karşı cevap olarak sundukları ihtarnamenin 29/11/2018 tarihinde davacı yan tarafından tebellüğ edildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın zamanaşımı/hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmediğini, davacının taleplerinin zamanaşımı/hak düşrüücü süreye uğradığını, davanın bu nedenle reddine karar verilmesini, davacının haksız ve yersiz davasının reddine, yargılama masraf ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, davanın reddine karar vermiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, şeklinde karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanunun 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda her ne kadar Mahkemece; hizmet akdine dayalı, fiili olarak gerçekleşen ve eylemli çalışmayla oluşmuş sigortalılık olduğu, 506 sayılı Yasanın 2. ve 5510 sayılı Yasanın 4. maddesine göre bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için bir veya birkaç işveren tarafından hizmet akdine göre çalıştırılmasının gerektiğin, sigortalılığın oluşumu için gerekli iş akdinin unsurlarının ise zaman, bağımlılık ve ücret olduğu, bu unsurlar gereği, işçinin belli bir zaman dilimi içeresinde hizmete hazır biçimde işverenin emrinde iş görme edimini yerine getirmesi ve görülen iş karşılığı ücret alması durumunda iş akdinin unsurlarının gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu bakımdan sigortalılığın oluşumu için de işçi ile işveren arasında iş akdine dayalı işçi-işveren ilişkisinin bulunmasının şart olduğu gözetilmiş ve yapılan değerlendirmede; dinlenen tanık beyanları, (komşu işyeri tanıkları … ve …) hep birlikte değerlendirildiğinde; davanın mahiyeti gereği kamu yararı taşıdığı, bu nedenle resen araştırma ilkesi benimsendiği, yeteri kadar tanık dinlendiği ve delil toplandığı, dinlenen tanık beyanlarında, getirtilen evraklardan, işyerinin niteliği de gözetildiğinde davacının çalışmasının bulunduğu yönünde ki iddiaların tereddüte mahal vermeyecek şekilde ispatlanamadığı, aksine davacının çalışmasının bulunmadığı anlaşılmakla davanın bu süreler yönünden reddine karar verilmiş ise de;
1-Dosya kapsamına göre; davacının 11.05.2015 tarihinde davalıya ait … plaka sayılı … ile seyir halinde iken kaza geçirdiği anlaşılmakla; tespiti istenilen dönemde söz konusu araca ve davalıya ilişkin ceza tutanağı olup olmadığı hususunun sorulması ile;
2- Davacının 11.05.2015 tarihinde davalıya ait … plaka sayılı … ile seyir halinde iken kaza geçirdiği olaya ilişkin ceza soruşturması olup olmadığı araştırılarak varsa ilgili dosyaların celbi ile … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/84 Esas, 2016/1159 Karar sayılı tazminat dosyasının da getirtilmesi ile;
3-Başkaca komşu iş yeri tanıklarının da tespit edilerek beyanlarına başvurulması; elde edilecek tüm deliler toplanarak fiili çalışmanın varlığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile verilen karar bozmayı gerektirir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 14.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.