YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1356
KARAR NO : 2023/1456
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/248 E., 2021/474 K.
…
…
KARAR : Kabul
Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi, eşinin manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının 17.10.2008 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava ile sigortalının eşi için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında 30.09.2020 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 21.614,69 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış olup davalı vekili katıldığı duruşmalarda özetle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI
1.Mahkemenin 12.09.2013 tarihli ilk kararında özetle; davacının davalıya ait bağ evinde bekçi olarak çalıştığı sırada ayrıca bağ evi inşaatını sularken inşaattan düştüğü, her ne kadar aksi yönde tanık beyanları olsada olayın 17.10.2008 tarihinde gerçekleştiği bu tarih itibariyle Kilisteki güneş batım saatinin 17:00 sularında gerçekleştiği, Kilis Devlet Hastanesi kayıtları incelendiğinde ilk tedavinin 19:40’ta yapıldığının anlaşılmakta olduğu kazadan sonra aradan zaman geçtiği değerlendirilse bile kaza anı itibariyle havanın kararmış olması gözetildiğinde davacının dava dilekçesindeki beyanlarına itibar edildiği ve olayın iş kazası olarak kabul edildiği, davacının omurgasında kırıklık meydana gelmesi neticesinde belden aşağısının felç olduğu ve %100 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu ve yargılama aşamasında bilahare vefat ettiği, davacıların davalıdan 20.303,46 TL iş gücü kaybı tazminatı alacağının belirlendiğinden, taleple bağlı kalınarak 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, öte yandan tarafların kusuru, davacının olay nedeniyle gördüğü zarar nedeniyle duyduğu üzüntü ve vefat tarihi ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasına karar verildiği gerekçesiyle;
1- Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile:
a) 20,000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
b) 5,000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
2.Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 30.01.2014 tarih ve 2013/20430 Esas- 2014/1609 Karar sayılı ilamında özetle; iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin anlaşıldığı, yapılacak işin; davacılara iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise sigortalının vefatı sebebiyle külli halefiyet kuralına göre sigortalının mirasçılarına fiili bir ödeme yapılmış(veya yapılacak ise) bunun rücuya tabi kısmının hesaplanan tazminattan düşülerek maddi ve manevi tazminat istemi hakkında bir karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
3. Bozma kararına uyan mahkemece verilen 22.12.2020 tarihli ikinci kararda özetle; davacılar murisinin iş kazası nedeniyle omurgasında kırıklık meydana gelmesi neticesinde belden aşağısının felç olduğu ve %100 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu ve yargılama aşamasında bilahare vefat ettiği, davacıların davalıdan 21.614,69 TL iş gücü kaybı tazminatı alacağının belirlendiği, ıslah talebi ile artırılan kısım gözetilerek 21.614,69 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, öte yandan tarafların kusuru, davacının olay nedeniyle gördüğü zarar nedeniyle duyduğu üzüntü ve vefat tarihi ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara, birleşen davada ise tarafların iş kazasındaki kusur durumları, davacının eşinin uğramış olduğu kaza nedeniyle ağır yaralanması ve sonrasında vefat etmesi, davacının duyduğu üzüntü ve vefat tarihi ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak davacı taraf lehine 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınmasına karar verildiği gerekçesiyle;
Mahkememiz 2014/60 Esas yönünden: davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
1- a) 21.614,69 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
B) 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.
4. Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.04.2021 tarih ve 2021/3731 Esas – 2021/4720 Karar sayılı ilamında özetle; davacı tarafından Mahkemenin 12.09.2013 tarihli önceki kararı maddi tazminat yönünden temyiz edilmediğinden, bozma öncesi aldırılan hesap raporu tarihindeki verilerin ve mahkemece hükmedilen tutarın davacı yönünden kesinleştiği, başka bir deyişle; bozma ilamına uyan Mahkemenin son kararında, kararı maddi tazminat yönünden temyiz etmeyen davacı için, davalı yararına oluşan kazanılmış hakkı ihlal eder biçimde ilk karardakinden daha yüksek maddi tazminata hükmetmesinin hatalı olduğu, ayrıca kazalı sigortalı ve eşi yararına hükmedilen 5.000,00 er TL manevi tazminatın çok az olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR
Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; Davacılar murisinin iş kazası nedeniyle omurgasında kırıklık meydana gelmesi neticesinde … Adli Tıp Kurumu raporuna göre %100 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu, davacının yargılama aşamasında vefat ettiği, tarafların kusur oranının tespiti için kusur raporu alındığı, davacının %25, davalı işverenin %75 kusurlu olduğu, alınan raporun olayın oluş şekline uygun olduğu, aktüerya hesap bilirkişisinin raporunda gerçek zararın usulüne uygun hesaplandığı anlaşılarak maddi tazminat yönünden açılan davanın kabulüne verildiği, manevi tazminat talebi yönünden ise; tarafların kusur durumu, kaza nedeniyle davacının ağır yaralanması ve sonrasında vefat etmesi, davacının duyduğu üzüntü ve özellikle davalının dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak hakkaniyet gereği davacılar lehine 20.000 TL manevi tazminata karar verildiği gerekçesiyle;
Asıl ve birleşen davanın kabulü ile,
A- Asıl dava yönünden;
1-20.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müteveffanın zeytin ağacından düştüğü hususunun sabit olduğunu, bu nedenle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, Kurum tarafından sigortalının mirasçılarına iş kazasından dolayı gelir bağlanıp bağlanmadığı, ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sonuçlandırılmadığını, davacının ıslah dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep ettiğini ancak mahkemece olay tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, davacıların Kilis 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/414 E. sayılı dosyası ile müteveffanın iş kazası sonuucu vefat ettiği iddiasına dayalı olarak müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminat talepli dava açtıklarını, davacı … lehine hükmedilen manevi tazminatın mükerrer ödemeye sebep vereceğinden dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, manevi tazminatların fazla olduğunu, maddi ve manevi tazminat miktarlarının, faiz başlangıç tarihlerinin ve vekalet ücretlerinin fahiş olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi, eşinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 55 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 inci maddeleri ile 332 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun’un 77 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 95 inci maddesidir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
3. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…