Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13580 E. 2023/882 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13580
KARAR NO : 2023/882
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2475 E., 2022/1886 K.
Limited Şirketi vekili Avukat …
DAVALILAR : 1- Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
vekili Avukat …
2- …
DAVA TARİHİ : 31.10.2019
KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/840 E., 2022/388 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacıya ait, otel çalışanlarından davalı … 28.02.2019 tarihinde babasının hasta oluşu ve aynı zamanda askere gideceğini ifade ederek işyerinden kendi iradesi ile ayrıldığını, ancak gerek işyerindeki işlerin yoğunluğu nedeniyle gerek 10 gün geriye dönük olarak işten çıkışın bildirilmesinin kurum mevzuatı açısından mümkün olması sebebiyle davalının işten çıkışının polis merkezine sehven 12.03.2019 tarihinde bildirildiğini, fakat kurumun davalının işten çıkışının kayıtlara 12.03.2019 tarihi olarak işlemiş olması nedeniyle 28.02.2019 ile 12.03.2019 tarihleri arasında, davalının sigortasız olarak çalışmış gibi işlem yaparak davacı işyerine hem idari para cezası hem de teşvikten faydalandırılmaması yönünde işlem tesis edildiğini, işlemlere karşı yapılan idari itirazlarının kurum tarafından olumsuz sonuçlandırıldığını, kayıtlarına geçmesi sebebiyle davalının 28.02.2018’den sonra davacı işyerinde çalışmadığını beyan ederek, davalı …’ın 28.02.2019 ile 12.03.2019 tarihleri arasında davacı işyerinde SGK’lı olarak çalışmadığının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, açılan davada hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumdan gelen yazı cevapları değerlendirilerek eldeki davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sigortalının 28.02.2019 ile 12.03.2019 tarihleri arasında çalışmadığı, hizmet tespiti olarak görülmesi gereken davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinde; “…Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir…” hükmü öngörülmüş olup, söz konusu düzenleme davalı Kuruma işverenlerin sigortasız işçi çalıştırıp çalıştırmadıklarını denetleme ve tespiti halinde re’sen gerekli tahakkuk ve işlemleri yerine getirme görev ve yetkisi vermektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının Kurum işlemine yönelik itirazının değerlendirildiği 08.07.2019 tarihli ve 68 sayılı itirazın reddine ilişkin komisyon kararının 17.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve eldeki davanın 1 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 31.10.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmakla hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine dair mahkeme kararı usul ve yasaya uygundur.

Bu açıklamalar kapsamında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı …’ın beyan dilekçesi ile çalışmadığını beyan ettiğini, bu beyanının tanık ifadeleri ile de uyumlu olduğunu, kurum işlemine karşı itiraz edildiğini, bölge adliye mahkemesi kararının yerinde olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 86 ıncı maddesi hükümleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.