YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13592
KARAR NO : 2022/16231
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sakatlanmasına neden olan ve 19/12/2016 tarihinde meydana gelen kazanın davalılarca iş kazası olarak kabul edilmediğini belirterek, iş kazası olduğunun tespitini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı …. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 09/12/2016 tarihinde işe başladığını, 19/12/2016 tarihinde işyerini izinsiz terk ettiğini, sonrasında gelmeyeceğini bildirmesi üzerine 21/12/2016 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, davacının şirket bünyesinde çalıştığı 9 günlük süreçte hiçbir şekilde iş kazası geçirmediğini, haricen edinilen bilgiye göre davacının kimseye, işyeri hekimi, ortak sağlık ve güvenlik birimine dahi haber vermeksizin hastaneye gittiğini, hastane raporundan da hastalık sebebiyle ayakta tedavi gördüğünün anlaşıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı …. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı …. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, yapılan tahkikatta belirtilen tarihlerde şantiye içinde iş kazası olduğuna dair bilgi edinilemediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davacının 19.12.2016 tarihindeki müracaatı üzerine … Polikliniğinde ayaktan tedavi edildiği ve kendisine “Sol el bileği burkulma ve gerilmesi” tanısı konularak tedavi edildiği sabit ise de, olayın hiçbir şüphe ve duraksamaya mahal vermeyecek şekilde 5510 sayılı kanunun 13.maddesindeki sınırlı sayılı hallerden olmadığı yönünde kanaate varıldığından iş kazası olmadığı sonucuna varılmış olmakla, davanın sübuta ermediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “Somut olayda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile tüm tanık beyanları dikkate alındığında davacının yaralanma olayının iş kazası olarak kabul edilemeyeceği, mahkemece verilen kararın yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, mevcut kayıt ve ifadelerden olayın iş kazası olduğu ancak işverenlerin bunu iş kazası olarak bildirmemek ve olayı kapatıp gizleme gayreti içerisinde olduğu görülür biçimde belirgin olduğunu, davacının her iki tanığının kalıpçı ustası olarak ”Eskişehir Şehir Hastanesi İnşaatı”nda çalıştığını açıkça ifade ettiklerini, dosya içerisinde bulunan iş göremezlik raporunda olayın iş kazası olarak belirtildiğini, kaza tarihinin 18.12.2016 olarak kayda geçtiğini, iş akdinin davalı işverenlerce 19.12.2016 tarihinde feshedildiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 13. ve devamı maddeleridir. Anılan maddeye göre, iş kazası a)Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)(Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c)Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d)(Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında incelemeye konu dava değerlendirildiğinde, meydana geldiği iddia olunan kazaya ilişkin olarak getirtilen tedavi evraklarının incelenmesinde, davacının 19.12.2016 tarihinde saat 08:43’de “sol elde ağrı” şikayeti ile Eskişehir Devlet Hastanesi … Polikliniğine müracaat ettiği, davacıya muayene sonucunda “el bileği burkulma ve gerilmesi” teşhisi konulduğu, dirsek altından atel uygulaması yapıldığı, davacının 19.12.2016 tarihinde işyerini izinsiz terk ettiğinden bahisle 25.12.2016 tarihinde tutanak düzenlenmiş olduğu, davacı tanığının çekiçle çalışırken çekicin kayması sonucu bileğinin kırıldığını beyan ettiği, davacının sunduğu iş göremezlik raporunda teşhisin “el bileği ve el düzeyinde kırık” olduğu, Mahkemece, davacının 19.12.2016 tarihinde ayaktan teşhis ve tedavi edildiği ancak 5510 sayılı kanunun 13. maddesindeki sınırlı sayılı hallerden olmadığı için olayın iş kazası olmadığına dair karar verdiği, ancak verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır.
Davacının davalı işyerinde çalışırken sol eline çekiç vurması nedeniyle bileğin kırıldığı iddia edilmiş ise de, ilk hastaneye gittiğinde muayenesinde yaralanmanın el bileği burkulma ve gerilmeye bağlı olduğunun belirtilmesi karşısında, davacıya ait iş kazasının olduğunu belirttiği tarih öncesi ve sonrasına ilişkin tüm hastane kayıtları ilgili hastaneden celp edilerek bu çelişki üzerinde durulmalı, davacının o gün mazaretsiz olarak işyerini terk ettiği iddiasıyla tutanak tutulduğundan tutanak tanıkları ve ile bilgi ve görgüye sahip olan tanıklar dinlenmeli, davacının olay günü işyerine gelip gelmediği, işyerini terk edip etmediği, poliklinik müracaat saati 8:43 olduğu dikkate alınarak davalı işyerinde işbaşı saatinin kaç olduğu araştırılıp çelişkiler giderilmek suretiyle kazanın meydana geliş şekli hiçbir kuşku ve duraksamaya sebep olmayacak somut şekilde ortaya konulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ve eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.