Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/1360 E. 2022/14213 K. 15.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1360
KARAR NO : 2022/14213
KARAR TARİHİ : 15.11.2022

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
No :

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Asıl kararın, davalı … …. Tic. Ltd. Şti. ve davalı … ve ek kararın davalı … vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı HMK’nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabilir ve talep hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilebilir.
Davalı …’nın vasisinin adli yardım talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 335 vd. maddeleri uyarınca, adli yardım talebinde bulunan kimsenin, kendisiyle ailesini geçindirmek bakımından önemli bir zarurete düşürmeksizin davanın gerektirdiği giderleri ödemekten kısmen veya tamamen aciz içinde bulunduğunu (fakirlik şartı) ve davasında veya savunmasında haklı olduğunu (haklı olma şartı) ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 336/2. maddesine göre de talepte bulunan kişi, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta ise davalı … vasisi tarafından sunulan belgelerin gerekli şartları taşıdığı anlaşıldığından adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece verilen ek kararın incelenmesinde; davalı …‘ya 07.12.2015 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği ve davalı …’nın 16.12.2015‘ te temyiz ettiği; 07.01.2016 tarihinde harç masrafı yatırılmadığından, ek karar ile temyizin reddine dair karar verildiği, ek kararın …’e 20.01.2016 tarihinde tebliğ olunduğu, davalı …’nın ise 28.01.2016 tarihinde asıl ve ek karara karşı temyiz başvurusunda bulunduğu ; Dairemizce …’e yapılan 07.12.2015 tarihli tebligat usulsüz bulunup, usulüne uygun tebligat yapılarak takibinde de nispi harç yatırılmasının sağlanması yönünde geri çevirme kararı verildiği; geri çevirme kararı sonrası 26.09.2019 tarihinde vasi …’ya usulüne uygun tebligat yapıldığı, … vasisinin 07.10.2019 da adli yardım talebinde bulunduğu anlaşılmakla; Dairemizce adli yardım talebi yerinde görüldüğünden; ek kararla temyiz isteminin reddine dair karar yerinde görülmediğinden, “Davalı …’nın temyiz başvurusunun reddine,” dair 07.01.2016 tarihli ek kararının kaldırılmasına,
3-)İlk derece mahkemesince verilen, davanın kabulüne dair, asıl kararın incelenmesinde ise; davalı … …. Tic. Ltd. Şti.’nin tüm, davalı …’nın ise aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre reddi gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin b bendinde tanımlanan unsurları taşıması ve “tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri” yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekir.
Eldeki davada ise, karar başlığında, davalı …’ya vasi atanmış olmasına karşın; karar başlığında atanan vasinin gösterilmemiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: 1-Gerekçeli karar başlığında davalı olarak yer alan “2- … ” ibarelerinin devamına “ … vasisi …” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan …. ve Paz. Tic. Ltd. Şti.’den alınmasına, 15.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.