YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1366
KARAR NO : 2023/2160
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 03.12.2021
SAYISI : 2021/613 E., 2021/567 K.
DAVA TARİHİ : 21.07.2009
KARAR : Tashih Talebinin Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nin 03.12.2021 tarihli ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin işlettiği yeraltı maden ocağında çalıştığını, 13.11.2008 tarihinde meydana gelen göçük sonucunda iş kazası meydana geldiğini, müvekkilinin iki bacağının da göçük altında kalarak yaralandığını, iş kazasının gerçekleşmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, işveren tarafından iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığını, müvekkilinin iş kazası sonucunda sakat kaldığını, işverenin İş Kanunu’nun 81’nci gereğini yerine getirmediğinden müvekkilinin ilk tedavisi ve hastaneye götürülmesinin geciktiğini, iş kazasından sonra hemen müdahale edecek doktor olmadığı gibi diğer maden ocaklarından araba teminine çalışıldığını, üç araç değiştirildikten sonra müvekkilinin hastaneye götürülebildiğini, dolayısıyla sakatlık derecesinin ihmalen arttırıldığını, müvekkilinin sağ ayağına platin takıldığını, sol ayağında da kırıklar meydana geldiğini, koltuk değnekleriyle zorlukla hareket ettiğini beyan ederek 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maden ocaklarında galeri yöntemiyle yapılan maden üretim faaliyetlerinde maden ocağı içerisinde ilerleme yapılırken galeriler tahkimatlar vasıtasıyla desteklendikten sonra işçilerin burada çalışmaya başlandığını, tahkimat yapılmamış yerlerde işçilerin bulunmasının yasak olduğunu ve böyle yerlerde göçüğün meydana gelmesinin mümkün olduğunu, dava konusu olayda tahkimat yapmakla görevli olan davacının, henüz tahkimat atılmamış bulunan ve tahkimat atılacak olan tahkimatsız yerde durduğu anda meydana gelen göçük nedeniyle yaralandığını, dava konusu olayda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi’nin 09.06.2016 tarihli ve 2009/451 Esas, 2016/294 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nin 10.03.2018 tarih, 2016/17811 Esas, 2018/3656 Karar Sayılı Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesi’nin 09.06.2016 tarihli ve 2009/451 Esas, 2016/294 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi’nce sair yönleri incelenmeksizin somut olayda mahkemenin hakimlik mesleğinin gerektirdiği, genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayan, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konuda bilirkişiye gitmeden bilirkişi yerine geçerek sorunu çözmeye çalıştığı, taraflara ait deliller tam olarak toplanmaksızın, özellikle ispat hakkını kısıtlar şekilde karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen 19.06.2019 Tarih, 2018/225 Esas, 2019/608 Karar Sayılı Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmasından sonra kusur ve hesap raporları alınarak davacının maddi zararının 166.836,09 TL olarak tespit edilmiş, davacı vekili bozmadan sonra 12.06.2019 tarihinde maddi tazminat istemini bu tutara ıslah etmiş, mahkemece bozulan ilk kararın tahkikatın tam olarak yapılmamış olmasından dolayı bozulması nedeniyle bozmadan sonra ıslahın mümkün olduğu, ıslah yönünden zamanaşımının söz konusu olmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, 166.836,09 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
C. Dairemiz’in 27.04.2021 tarih, 2020/7304 Esas, 2021/6012 Karar Sayılı Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesi’nin 19.06.2019 Tarih, 2018/225 Esas, 2019/608 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.İlk Derece Mahkemesi kararı Dairemizce bozmadan sonra ıslahın mümkün olmadığı, 6100 sayılı Kanun’un 177 inci maddesinde yapılan değişikliğin 28.07.2020 tarihi itibari ile yürürlüğe girmesi ve bu tarihten önce tamamlanmış işlere uygulanma imkânının bulunmaması nedenleri ile davacının ıslah istemi dikkate alınmaksızın karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi hatalı olduğu gibi gerekçeli karar başlığında davalı … Madencilik Tur. Nak. San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin ticaret ünvanının doğru gösterilmemesinin de isabetsiz olduğundan bahisle bozulmuştur.
D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen 02.11.2021 Tarih, 2021/613 Esas, 2021/567 Karar Sayılı Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmasından sonra davanın kabulüne, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
E.İlk Derece Mahkemesince Verilen Temyiz İncelemesine Konu 03.12.2021 Tarihli Ek Karar
İlk Derece Mahkemesi’nce verilen 02.11.2021 tarihli son kararın 27.11.2021 tarihinde taraflara tebliğinden sonra davalı vekilince mahkemeye 03.12.2021 tarihli tashih dilekçesi olarak nitelendirilmiş bir dilekçe sunulmuş dilekçede davacı tarafın maddi tazminat talebinin 166.836,09 TL olduğu, mahkemece 5.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, davada reddedilen 161.836,09 TL alacak talebi bulunduğu, bu nedenle davalı şirket lehine reddedilen bu tutar üzerinden vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin talep edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesi’nce tashih şerhi olarak nitelendirilen 03.12.2021 tarihli bir ek karar verilmiş, bu ek kararla davacı tarafça yapılan toplam 1.758,00 TL yargılama gideri kabul/red oranında paylaştırılmış ve davalı lehine 19.324,43 TL maddi tazminat red vekalet ücreti ödenmesine de karar verilecek şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen 03.12.2021 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, tashih şerhinin vekalet ücreti ile ilgili kısmının usul ve yasaya aykırı olduğunu, son bozma ilamında ıslah yapılmamış gibi karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, oysa mahkemenin ıslah yapıldığını kabul etmeyerek kısmi kabul kısmi red kararı vererek ıslah yapılan kısmı reddettiğini, mahkemenin Yargıtay bozma ilamını yanlış değerlendirdiğini, bozma ilamında belirtildiği gibi ıslah yapılmamış gibi karar verilmesi gerektiğini, kısmen red kararı verilince sanki ıslah edilen kısmın da esas yönünden reddedilmiş gibi olduğunu, bu nedenle bu kısım reddedilmiş gibi vekalet ücreti takdir edildiğini, kararın hüküm fıkrasında vekalet ücretine yer verilmemiş olmasının maddi hata niteliğinde olmadığını, bu hususun tashih yoluyla giderilemeyeceğini, ancak mahkemenin bu hususu tashih yolu ile giderdiğini, halbuki davalının bu hususu temyiz konusu yapması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mahkemenin 03.12.2021 tarihli ek kararı ile hüküm fıkrasının yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin hükümlerinin değiştirilmesinin kanuna uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304, 305 ve 305/A maddeleri.
3. Değerlendirme
Hükümlerin tashihi; 6100 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.
Yine yasanın hükmün tavzihi başlıklı 305’inci maddesinde hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyandırması yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi durumunda icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği düzenlenmiş, 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren hükmün tamamlanması başlıklı 305/A maddesinde ise taraflardan her birinin nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebileceği, bu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir.
Somut olaya bakıldığında ilk derece mahkemesinin temyiz incelemesine konu tashih şerhi başlıklı 03.12.2021 tarihli ek kararı ile; 02.11.2021 tarihli asıl kararda tamamen davalı tarafa yüklenmiş olan 1.758,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranında taraflar arasında paylaştırıldığı ve yine 02.11.2021 tarihli asıl kararda bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı kabulünden hareketle dava dilekçesinde talep edilen tazminat tutarlarına göre tamamen kabul edilen dava nedeniyle davalı lehine maddi tazminat red vekalet ücreti takdir edilmemesine karşın 03.12.2021 tarihli ek karar ile davalı lehine 19.324,43 TL maddi tazminat red vekalet ücreti ödenmesine karar verilecek şekilde yeniden hüküm tesis edildiği, temyiz incelemesine konu 03.12.2021 tarihli ek kararın esasen tashih suretiyle bir tavzih kararı olduğu açık olduğuna göre ilk derece mahkemesince tavzihin asıl amacının hükmü açıklamak, icrasındaki tereddüdü gidermek ya da birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa bu aykırılığı gidermek olduğu, bu kapsamda tavzih yolu ile ancak hükmün gerçek anlamının ortaya konulabileceği ya da hükümdeki çelişkilerin giderilebileceği, yoksa hükümün tavzih yolu ile değiştirilemeyeceği gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi’nin 03.12.2021 tarihli ek kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…