Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13703 E. 2022/17065 K. 30.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13703
KARAR NO : 2022/17065
KARAR TARİHİ : 30.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No :

Dava, kurum işleminin iptali ve kesilen aylığın tekrar bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili; müvekkilinin 31.07.1989 tarihi ile 01.04.1998 tarihleri arasındaki 2926 sayılı Yasaya tabii … … hizmetinin iptal edilemeyeceğinin tespitini ve aykırı kurum işleminin iptalini, isteğe bağlı … sicil numaralı sigorta kolundan yaşlılık aylığının kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili; kurum işleminin yerinde olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
“…Mahkememizce gider avansının yatırılması için davacı vekiline 03/06/2021 tarihli duruşmada 2 haftalık kesin süre verilmiş ve kesin süreye ilişkin ihtarat duruşmada hazır bulunan davacı vekiline usulüne uygun olarak yapılmıştır. Ancak 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafça gider avansı yatırılmadığı anlaşılmıştır. Bu dört kanun hükmü birlikte değerlendirilerek, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair karar verilmiş…” gerekçesiyle ,
“1-Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, ” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Mahkeme hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, avansın gider avansımı yoksa delil avansımı olup olmadığının belirtilmeldiğini, usulüne uygun ihtarat yapılmadığını, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamı incelendiğinde, 03.06.2021 tarihli duruşmada “1-Geçen celsenin 3 nolu ara kararı gereğince Çayıralan Kaymakamlığı tarafından bildirilen muhtar ve azalar adına davetiye çıkartılmasına veya talimat yazılmasına, 2-Davacı vekiline 300,00 TL gider avansı yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde gider avansını yatırmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddedileceği hususunun ihtarına (ihtarat yapıldı)…” içerikli hüküm kurulmuş, bir sonraki celsede de gerekli masrafın yatırılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair karar verildiği anlaşılmış ise de, söz konusu hükmün yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.
Gider avansı alınmasına yönelik düzenleme 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda benimsenmiştir. Anılan Kanunun; “Dava şartları” başlığını taşıyan 114. maddesinde, davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması, dava koşulu olarak sıralanmış, “Harç ve avans ödenmesi” başlıklı 120. maddesinde, davacının, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı’nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya (2) haftalık kesin süre verileceği belirtilmiştir.
Diğer taraftan; söz konusu Kanunun “Delil ikamesi için avans” başlığını taşıyan 324. maddesinde, taraflardan her birinin ikamesini istediği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak ödeyecekleri, taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer tarafın bu avansı yatırabileceği, aksi durumda talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümlerin saklı olduğu açıklanmış; “Resen yapılması gereken işlemlere ilişkin giderler” başlıklı 325. maddesinde ise, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, (1) haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verileceği, belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak tutarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedileceği bildirilmiştir.
İşbu dava, iptal edilen sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespiti ve aylığın tekrar bağlanması istemine ilişkin olup, bir nevi sigortalılık tespitini içerdiğidiğinden, kamu düzenine ilişkindir.
Şu durumda, kanunun 120. maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenlemenin 324. maddedeki delil ikamesi için avans kuralı ile birlikte değerlendirilmesi ve dava koşulu olan gider avansının, delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması gerekmekte olup, dolayısıyla, delil ikamesi için alınacak avans ile dava koşulu niteliğindeki gider avansının birbirinden ayrılması, delillerin ikamesi için alınacak avansın, gider avansı içinde yer almaması zorunludur. Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması, keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi, anılan 324. madde düzenlemesi karşısında olanaksızdır. Ayrıca, davacı tarafa verilen kesin süreye ilişkin ara kararında, alınması gereken avansın hangi işlere ilişkin olduğu, hangi iş için ne miktar avans yatırılacağı ve nereye ödeneceğinin de açıkça belirtilmemesi de isabetsizdir. Kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için usulünce ve eksiksiz olması gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yalnızca 6100 sayılı Kanunun 324. ve 325. maddeleri gereğince delil avansı talep edilebileceği göz ardı edilerek yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.