Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13710 E. 2022/16251 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13710
KARAR NO : 2022/16251
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No :

Dava, haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 34.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının taşınmazına davalı Kurumca haciz konulduğunu, haciz konulan evin davacının ikameti olduğunu, haline münasip ev niteliğinde bulunduğunu, haczi caiz olmayan mal kapsamında olduğunu belirterek meskeniyet nedeniyle haczin kaldırılmasını istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davacının meskeniyet iddiasının ve haczin kaldırılmasına ilişkin taleplerinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “Davanın kısmen kabulü ile davacı adına kayıtlı … ili, Ümraniye İlçesi… Mah. 3491 Parsel de bulunan 1. Kat 4 nolu bağımsız bölümdeki taşınmazın (borçlunun) davacının haline munasıp mesken alabileceği 250.000-TL’den aşağı olmamak üzere satılmasına ve haline munasıp evin alınması için gerekli 250.000-TL’nin davacıya (borçluya), kalanının ise hak sahibine ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” şeklinde hüküm kurulmuştur.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, “hükme esas alınan raporun, …bilirkişiden oluştuğu, düzenlenen raporun açıklayıcı ve denetime elverişli olduğu, davacı ve davalı vekilinin rapora itirazlarının yerinde olmadığı”, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, …’da haline münasip evin 250.000,00 TL’ye alınmasının mümkün olmadığını, zaten Ümraniye gibi mütevazi bir ilçede bulunan oldukça eski bir binanın birinci katında ikamet ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, 6183 sayılı Yasa hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini,hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktarın fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
6183 sayılı Yasanın 70. maddesine göre; borçlunun “hâline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İş mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmeyecektir. 6183 sayılı Yasanın tamamı incelendiğinde davacının meskeniyet iddiasını ileri sürmesi açısından herhangi bir hak düşürücü sürenin belirlenmediği görülmektedir.
Buna göre mahkemece, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile haciz konulan bağımsız bölümde ikamet edip etmediği hususları kolluk vasıtasıyla , davacı adına başka mesken niteliğinde taşınmaz olup olmadığı hususu da Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü vasıtasıyla araştırılmalı, haczedilen evin haline münasip ev olup olmadığının tespiti ile içinde emlakçılık yapan kişilerin bulunduğu bilirkişilerden mahcuzun bulunduğu yer ve konumlarını irdeler şekilde ve emsal konumda olan taşınmazların satışları hakkında da araştırma yapılmak suretiyle mahcuzun değerini irdeleyen rapor alınarak, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde aileyi oluşturan kişiler dikkate alındığında haline münasip evi alabileceği değerin yukarıdaki kurallara göre tespit edilerek bu miktar mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmelidir. (12/12-332 E. 12/595 K. sayılı 19.09.2012 tarihli HGK ilamında da belirtildiği gibi)
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dava konusu evde, davacı, eşi ve 2006 doğumlu oğullarının ikamet ettiği, evin kat irtifaklı, 92 m2 net kullanım alana sahip, zemin dahil 6 katlı binanın 1. Kat 4 nolu dairesinde olduğu, apartmanın asansörlü, 15 yıllık bina olduğu,keşif yapıldığı,inşaat yüksek mühendisi,fen bilirkişisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda; taşınmazın keşif tarihi olan 28.02.2020 tarihi itibariyle rayiç değerinin 400.000,00TL olduğu, davacının kendisi ve ailesi için zorunlu olan haline münasip bir ev için 250.000,00 TL’ye ihtiyacı olduğunun belirtildiği, itirazlar üzerine alınan ek raporda; davacının 250.000,00 TL ile haline münasip ev olarak iktisap edebileceği taşınmaz emsallerini bildirdiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; bilirkişi heyeti tarafından davacının … ilinde haline münasip alabileceği evin değeri 250.000,00 TL olarak belirlenmişse de , ekonomik ve sosyal koşullara olağan dışı derecede aykırı bu belirleme esas alınarak karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Mahkemece, davacının dava konusu edilen taşınmazda ikamet edip etmediği araştırılmalı, haczedilen evin haline münasip ev olup olmadığının tespiti ile, içinde emlakçılık yapan kişilerin bulunduğu bilirkişilerden mahcuzun bulunduğu yer ve konumlarını irdeler şekilde ve emsal konumda olan taşınmazların satışları hakkında da araştırma yapılmak suretiyle mahcuzun değerini irdeleyen ayrıntılı bilirkişi raporu alınarak, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde aileyi oluşturan kişiler dikkate alındığında haline münasip evi alabileceği değer açık ve net şekilde belirlendikten sonra karar verilmelidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.