YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13711
KARAR NO : 2022/16110
KARAR TARİHİ : 15.12.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No :
Dava, 15.10.2002 tarihinden itibaren yurtdışı ev hanımlığı süresinin 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanabileceğinin tespiti ile yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı 18.09.2002 tarihinden itibaren yurtdışında ikamet ettiğini 15.10.2002 tarihinden itibaren Almanya’da geçen ev hanımlığı süresini borçlanabileceğinin ve borcun tahakkuk ettirilerek ödenmesinin akabinde yaşlılık aylığının bağlanabileceğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum, davacının ancak yurtdışında geçen ev hanımlığı sürelerini borçlanabileceğini, davacının ülkeye giriş-çıkış kayıtlarının ise yurtdışında bulunduğunu göstermediğini, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemesince “… davacının Türk vatandaşı olduğu, davacının ikamet belgesine göre 15/10/2002 tarihinden 09/11/2015 tarihine kadar Almanya’da yaşadığının sabit olduğu, bu döneme ilişkin çalışma kaydının olmadığı, 3201 sayılı Yasanın 1. maddesi ile yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılması ve değerlendirilmesine ilişkin yönetmeliğin 9/2 maddesine göre yapılan değerlendirmede ev kadınlığı sürelerinin de borçlanmada esas alınabileceği, Türk vatandaşlarının yurt dışında çalışmaları ya da ev kadını olarak ikamet etmeleri halinde 3201 sayılı Yasaya göre Türk vatandaşı olarak yasadan ve Anayasadan kaynaklanan haklardan yararlanmaya devam edeceğinin düzenlendiği, davalı kurumca davacının borçlanma talebinin yurt dışında belgelerle çalıştığı ve ev kadını olarak ikamet ettiği süreler olan 08/02/2002 tarihinden 20/08/2002 tarihine kadar olan dönem ile 27/08/2010 tarihinden 07/07/2014 tarihine kadar olan süre açısından talep kabul edilerek borç tahakkuk cetveli düzenlendiği, dolayısıyla bu tarihler açısından davacının hukuki yararının bulunmadığı, davacının yurt dışı giriş çıkış kayıtlarında 18/09/2002 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra çıkış yaptığına ilişkin kaydın bulunmadığı, 27/08/2010 tarihine kadar olan dönem açısından 15/07/2010 tarihinde sadece bir giriş kaydının bulunduğu, davacının sadece 15/07/2010 tarihinde o gün yurt dışına herhangi bir şekilde çıkmış ve aynı gün dönmüş olabileceği, sadece yurda giriş kaydının bulunmasının o tarihe kadar yurt dışında olduğunun ispatına yetmediği, sadece giriş yaptığı gün işlem yaptırmış olma ihtimalinin de bulunduğu, dolayısıyla giriş çıkış kayıtlarına göre davacının talebinin kabul edilemeyeceği, sadece Almanya’da ikamet ettiğine ilişkin … … belirtilen tarihler açısından davacının ev kadını olarak Almanya’da yaşadığının ve 15/10/2002-27/08/2010 tarihleri yönünden 3201 sayılı Yasadan yararlanması gerektiğinin tespitinin gerektiği, davacının borç tahakkuk ettirilmesi, borcun tahsili, sonrasında dilekçe alınıp emeklilik maaşı bağlanması yönündeki talepler ise mahkememizin 15/10/2002-27/08/2010 tarihleri yönünden kabul edilen süre açısından kararın kesinleşmesine bağlı olarak idare tarafından yapılacak işlemle mümkün olduğundan ve bu işlemlerin sonuçlandırılması açısından da davacının işlem yapması gerektiğinden henüz ortada borçlanılacak kesin süre olmadan bu aşamada idareyi bağlayacak mahiyette karar verilmesi mümkün olmadığından davacının borç tahakkuku, borcun tahsili ve emeklilik başvurusu ve maaş bağlanması talepleri yönünden davanın reddinin gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki hükmü kurmak gerekmiştir.” gerekçesi ile, “…1-Davanın kısmen kabulü ile,
Davacının 15/10/2002-27/08/2010 tarihleri arasında Almanya’da ev kadını olarak yaşadığının, 15/10/2002-27/08/2010 tarihleri yönünden 3201 sayılı Yasadan yararlanması gerektiğinin tespitine, davacının diğer taleplerinin reddine,…” karar verilmiştir.
IV-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, “…… 3. İş Mahkemesi’nin 04/02/2021 tarihli, 2019/316 Esas – 2021/18 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, …” karar verilmiştir.
V-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı Kurum vekili eksik araştırma ve inceleme sonucu verilen usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 3201 sayılı Yasanın “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. Maddesi “ 1 – (Değişik: 10/9/2014-6552/28 md.) Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” düzenlemesidir.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, 11.02.1973 doğumlu olan davacının 25.07.2014 tarihli borçlanma talebiyle yurtdışı ev hanımlığı süresini borçlanma talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından talep ekinde sunulan belgeler ve ülkeye giriş çıkış kaydına göre 20.08.2002-27.08.2010 tarihleri arasının dışlanması ile 1412 günlük tahakkuk hazırlandığı, davacının bu borçlanmaya ödeyip dışlanan sürenin borçlandırılması için yeniden 28.12.2015 tarihinde talepte bulunduğu, talebin borçlanma ekinde çalışma belgesinin bulunmaması ve ülkeye giriş çıkış kaydına göre de borçlanmanın zaten yapıldığının belirtilerek reddi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile borçlanma talebinin kabulüne, yaşlılık aylığı tahsis talebinin ise reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır
Mahkemece, davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında ev hanımlığı borçlanmasında sadece yurtdışında geçen ev hanımlığı süresinin borçlandırılabileceği ve salt ikametgah kaydına göre de borçlanma kararı verilemeyeceği gözetilerek, davacının yurtdışında bulunduğu sürelerin belirlenmesi için sunulacak ve toplanabilecek tüm delillerin yeniden dosya içine alınıp değerlendirilmesi ile varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine dosyanın kararı veren İlk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.