Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13721 E. 2022/16135 K. 15.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13721
KARAR NO : 2022/16135
KARAR TARİHİ : 15.12.2022

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No :

Dava, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi

I-İSTEM
Davacı vekili, davacının … … A.Ş.’de 01.06.1997 tarihinde promosyon danışmanı olarak işe başladığını, sonrasında müdür yardımcısı ve müdür olarak 31.03.2012 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, 2010 yılında … A.Ş.’de ekonomik sıkıntılar yaşanması nedeni ile ortakları ve faaliyet merkezi aynı olan … … Ltd. Şti.’ni kurduklarını, davacının ve diğer çalışanların sigortaları … Ltd. Şti.’ne geçirildiğini, 2011 yılında … A.Ş.’de ekonomik sıkıntılar ortadan kalktığında davacı … diğer çalışanların sigorta geçişi … A.Ş.’ne geçirildiğini, aynı iş kolunda ortak ve yetkilisi aynı olan şirkette kesintisiz çalıştığını, davacının davalı şirkette son 6 yılda müdür olarak çalışıp son ücretinin 2.100 TL artı prim ücreti olmak üzere toplam net 3.500 TL olduğunu, davalı şirkette 2000 yılı Eylül ayından sonraki çalışma döneminde sigorta primlerinin kuruma gerçek ücretinin altında bildirildiğini ileri sürerek davacının çalıştığı süreler içinde eksik ödenen sigorta primlerinin tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı işyeri yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.06.1997-31.03.2012 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, davacının sağlık nedenleri sebebiyle yazılı istifası üzerine iş sözleşmesini kendi isteği ile son verdiğini, davacının davalı şirketlerdeki çalışmalarının ve kazançlarının kuruma eksiksiz bildirildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve yasalara aykırı bir işlem bulunmadığını, müvekkili kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARLARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verildi.
B-BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verildi.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, dosyaya yazılı belgelerin sunulduğunu, bu belgelerin dikkate alınmadığını beyanla eksik araştırma ve inceleme ile verilen mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun; 200. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, aynı maddenin 2. fıkrasında, madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202. maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas – 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas – 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas – 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas – 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas – 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
İnceleme konusu dosyada; davacının 01.05.1997-31.03.2012 tarihleri arasında davalılara ait iş yerinde çalıştığı, davacının son aldığı ücretin 3.500.00 TL olduğunu ve her satıştan da prim aldığını belirterek prime esas kazancının tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davalı iş yeri tarafından kaşelenmiş ve üzeri imzalanmış antetli kağıt üzerinde davacının 01.06.1997 işe başladığının ve net ücretinin 3.000 TL olduğunun yazılı olduğu 19.06.2008 tarihli belge ile davalı iş yeri kaşesi ve imzası bulunan 08.09.2008 tarihli iki adet ve tarih bulunmayan bir adet tediye makbuzlarında davacıya maaş ödemesinin yapıldığının belirtildiği görülmektedir. Diğer yandan davalı şirket tarafından sunulan, üzerinde şirket unvanının ve imzasının bulunduğu muavin defteri yazan belgelerde davacıya 2012 ve 2013 yıllarında yapılan ödemeler belirtilmiştir.
Mahkemece, söz konusu belgeler incelenmek suretiyle, yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı olup olmadıkları hususunda irdeleme yapılmalı, buna göre yukarıda belirtilen mevzuat kapsamında prime esas kazanç yönünden değerlendirme yapılarak elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.