YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13774
KARAR NO : 2022/16236
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : …..
Dava, ödeme emrinin iptali, davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti, davalı Kuruma ihtirazi kayıtla ödenen miktarın faizi ile istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki dosyada, davacının …. ve Tic. A.Ş. olduğu, şirket adına 2016/63400 ile 2016/63410 arası dosyalardan çıkarılan 11 adet ödeme emrinin davacı şirkete tebliğ edilemediği, Kurum tarafından aynı takip dosyalarından bu defa şirket yetkilisi … adına ödeme emri düzenlenerek söz konusu ödeme emirlerinin …’na mernis adresinde 26/07/2016 tarihinde tebliğ edildiği, şirket yönetim kurulu başkanı olan …’nun 29/07/2016 ve 01/08/2016 tarihlerinde davacı şirket adına ihtirazi kayıtla prim borcunu ödediğine dair dekontların dosyaya ibraz edildiği, iş bu davanın, ödeme emirlerinin iptali, davacı şirketin Kuruma borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemleri ile, 03/08/2016 tarihinde muhabere yoluyla … Anadolu Adliyesinde açıldığı, başvurma harcının yatırıldığı tarihin de bu tarih olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı …. ve Tic. A.Ş.’ne usulüne uygun olarak tebliğ edilen bir ödeme emri bulunmamaktadır. 26/07/2016 tarihinde …’na tebliğ edilen ödeme emirlerinin ise, davacı şirket adına değil, şirketi temsil ve ilzam sorumluluğuna dayanılarak yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle sorumluluğundan dolayı … adına düzenlenip tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket adına, şirket yetkilisi tarafından 29/07/2016 ve 01/08/2016 tarihlerinde ödeme yapıldığına dair dekontlar bulunup, bu tarihin şirket açısından ödeme emrine ıttıla tarihi olduğu, geçersiz tebligatın davacı şirket yönünden bu suretle geçerli hale geldiği kabul edildiğinde dahi, davanın 03/08/2016 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmakla, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.