Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13817 E. 2023/171 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13817
KARAR NO : 2023/171
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/260 E., 2022/1206 K.
FER’Î MÜDAHİL : Sosyal Günevenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 30.04.2018
KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/182 E., 2019/431 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının davalı … ,…adresinde 24.09.2011 tarihinde apartman görevlisi olarak çalışmaya başladığı, iş akdinin fesih tarihi olan 16.09.2017 tarihine kadar çalışmasını sürdürdüğünü, davalı işverence müvekkilden habersiz 2013 yılında sigorta çıkışının yapıldığını ve müvekkilinin 2013-16.09.2017 tarihleri arasında kuruma kaydının bildirilmeden kayıt dışı çalıştırıldığını, müvekkil davacının 24.09.2011-16.09.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak hizmet akdine ilişkin davalı yanında 506 sayılı Yasa kapsamında çalıştığının tespitini, müvekkil davacının prime esas kazancının aldığı ücret üzerinden kuruma bildirmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1-Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı …’ın 24/09/2011 tarihinde işe başlayıp 02.10.2013 tarihinde rızası ile işi bıraktığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

2-Feri Müdahil SGK Vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından yapılan işlem ve eylemlerin yasaya uygun olduğunu, müvekkili kurumun kendisine bildirilmeyen bir çalışma için kayıt oluşturmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep ve beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde, … Apartmanı Yönetim Kurulu Başkanlığı nezdinde 03.01.2012-22.08.2012 ve 14.02.2013-30.09.2013 tarihleri arasında hizmetinin bildirilmiş olduğu, bunun haricinde dava konusu dönemde davacının herhangi bir hizmet bildiriminin yer almadığı, asayiş araştırmaları, SGK hizmet dökümleri, dosya kapsamına alınan … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/196 E sayılı dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının, davalı işveren nezdinde 24.09.2011-16.09.2017 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak bildirimi yapılan süreler haricinde kesintisiz olarak çalıştığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne, davacı … T.C. kimlik numaralı …’ın davalı site yöneticiliği nezdinde 24.09.2011-16.09.2017 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak bildirimi yapılan süreler haricinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacı 15.10.2013 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını ve kendilerine tahsis edilmiş olan dairede kiracı olarak yaşamaya devam ettiğini, ödenmeyen kira için icra takibi yapıldığını, … 1.İcra Hukuk Mahkemesi 2018/574 esas 2019/457 karar sayılı dosyası ile taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğunun belirlendiği ileri sürülmüştür.

2-Fer’i Müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; davanın ispat edilemediği ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı iş yerinden davacı adına 03.01.2012-22.08.2012 ve 14.02.2013-30.09.2013 tarihleri arasında bildirim yapıldığı, talebe konu diğer dönemde hizmet bildiriminin bulunmadığı, dinlenen tanık beyanları, kolluk araştırması, … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/196 E sayılı dosya içeriği dikkate alındığında çalışmanın kesintisiz devam ettiği ve mahkemece hüküm altına alınan sürede davalı işyerinde çalıştığının anlaşıldığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekili ve Fer’i müdahil SGK vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili, davacı 15.10.2013 tarihinde kendi isteği ile işten ayrılmış ve kendilerine tahsis edilmiş olan dairede kiracı olarak yaşama talebinde bulunduğunu, davacının tanık sıfatıyla dinlettiği kişiler kendisinin kardeşleri olup, onlar da çevre binalarda kapıcılık yapmakta ve aldığımız duyuma göre sigortasız çalışmakta olduklarını, Yerleşik Yargıtay kararlarında da görüleceği gibi yazılı delile karşı yazılı delille ispat kuralı göz ardı edilmiş sadece davacı tanık ifadeleri üzerine hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2-Fer’i müdahil Kurum vekili; dinlenen tanıklarda davacının ilgili sürelerde tam ve net olarak çalıştığını ortaya koyamadığını, davacının hizmetine ilişkin olarak kuruma bildirilmiş hiçbir kayıt yer almadığını, davacı işçinin kendisinin de bir bildirimi söz konusu olmadığını, müvekkili kurumun kendisine bildirilmeyen bir çalışma için kayıt oluşturmasının da mümkün olmadığını, kurum açısından açılan bu davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 24.09.2011-16.09.2017 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz olarak davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2) Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

3. Değerlendirme
1-Davalı İşveren … yönünden; davalı vekiline karar ilamının 05/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin ise kararı 20.10.2022 tarihinde temyiz ettiği, bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, temyiz süresi 19/10/2022 tarihinden sonra 20/10/2022 tarihinde verilmesi nedeni ile temyiz dilekçesinin süreden reddine.

2- Fer’i müdahil Kurum vekili temyizi yönünden ise;

a-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere,uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden taraf vekillerinin aşağıda kalan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b-Somut olayda, davalıya ait apartman işyerinden, davacının 03/01/2012-22/08/2012 ile 04/02/2013-30/09/2013 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu, apartman yönetimi ile davacının eşi arasında apartmanın 3 nolu dairesinin kiralanması hususunda 15/10/2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığı,davacının ve apartmanda oturan bir kısım kişilerinin çocuklarının kavga etmesi sonrası yaşanan olaya ilişkin ceza davası açıldığı, olay tarihinin 03/10/2012 olduğu ve davacının katılan sanık olarak yargılandığı ceza davası bulunduğu, emniyet araştırması sonucu tespit edilen Komşu … sitesinde 21/4/2013-2019/3 bildirimi bulunan tanık …’nın ifadesine başvurulduğu

Mahkemece, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece yukarıdaki açıklamalar kapsamında kabul edilen 24/09/2011-03/01/2012 dönem yönünden yeterli araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılacak iş; davacının 24/09/2011-03/01/2012 dönem yönünden, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip civar kapıcılar ve varsa market çalışanları, daire sakinleri resen dinlenilmeli, dinlenen ve daire sahibi olduklarını veya kirada oturduklarını beyan eden tanıkların buna ilişkin tapu, varsa kira sözleşmeleri dosya arasına alınarak tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli, tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.