YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13853
KARAR NO : 2022/16993
KARAR TARİHİ : 29.12.2022
Mahkemesi : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
No :
Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davalı Kurum’un istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan … ile Üyeler …, … ve …’nın oyları ve oy çokluğuyla, 29.12.2022 gününde karar verildi.
(M)
KARŞI OY
Dava; Türk … olmayan davacının ölen kocasına ait yurtdışında geçen sigortalı sürelerini borçlanma talebinin reddine dair Kurum işleminin iptaline yönelik olup, mahkemece davanın kabulüne, davacının borçlanma talebinde bulunma hakkı olduğuna ve buna göre yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmiştir. Davalı Kurum tarafından istinaf ve temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluk tarafından kararın onanması gerektiğine yönelik görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılınmamıştır.
3201 sayılı Kanunun 1. maddesinde “(Değişik: 10/9/2014-6552/28 md.) Türk vatandaşları ile doğumla Türk … olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk … olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir”, 3. maddesinde “(Değişik:17/7/2019-7186/8 md.) Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk … olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.” düzenlemelerinin bulunmaktadır.
Mahkemece davacının borçlanma hakkı 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunun Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere tanınan haklar başlıklı 28. maddesine dayandırılmıştır. Maddede – “ (Değişik: 9/5/2012-6304/14 md.) (1) Doğumla Türk … olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları, bu maddede belirtilen istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler. Millî güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklıdır. (2) Bu madde kapsamında bulunan kişilerin, seçme ve seçilme, muafen araç veya ev eşyası ithal etme hakları ile askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü yoktur. Bu kişilerin sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı olup bu hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabidirler.” hükmü bulunmaktadır. Bu maddede davacıya borçlanma hakkı verilmesine yönelik bir hukuki düzenleme bulunmadığı, aksine davacının durumunun maddede belirtilen istisnalara girdiği dikkate alınmamıştır.
Dosya kapsamına göre; davacının Türk vatandaşlığından 4.6.2004 tarihinde izinle çıktığı, kocasının 15.11.1988 tarihinde vefat ettiği, davacının kocasının sağlığında Kuruma müracaat etmediği yurt dışı çalışmalarının borçlanılmasına yönelik talepte bulunmadığı, kendisine herhangi bir aylık bağlanmadığı, yani davacının murisi kocasından dolayı aylık alma noktasında herhangi bir kazanılmış hakkının bulunmadığı açıktır.
5901 sayılı Kanunda Türk vatandaşlığından izinle çıkanların Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmasının istisnası milli güvenlik ve kamu düzenine ilişkin hükümler olduğu belirtilmiştir. Sosyal güvenliğin sigortalılığa ilişkin hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakların ise saklı olduğu, hakların kullanılmasının ilgili kanunlardaki hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Davacının sosyal güvenlik kapsamında herhangi bir kazanılmış hakkı olmadığından davacının borçlanma hakkı bulunmayacaktır.
Davacının borçlanma talebi 3201 sayılı ………… Kanun kapsamında değerlendirilmekte olup, 5901 sayılı Türk Vatandaşlık Kanununa göre özel kanun niteliğindedir. Yani 3201 sayıl Kanunun uygulama önceliği bulunmaktadır. Kanunun 3. maddesinde açıkça Türk vatandaşlarının bu hakka sahip olduğu belirtilmiştir. Kanunu bu açık düzenlenmesinin başka türlü yorumlanması mümkün değildir. 3201 sayılı Kanunun 1. maddesinde kanun koyucu “Türk vatandaşlığından izinle çıkanlar” ibaresini kullanmış olup; bu ibareyi 3. maddede kullanmamış olması maddenin değişiklik tarihi de dikkate alındığında, bu hakkı sadece “Türk vatandaşlarına” tanımayı amaçladığının göstergesidir.
Somut olayda da, davacının borçlanma tarihinde Türk … olmadığı açık olup, sosyal güvenliğe yönelik kazanılmış hakkı bulunmayan, özel kanun niteliğindeki 3201 sayılı Kanuna göre borçlanma hakkına sahip olmayan davacı yönünden Kurum işlemi kanuna uygun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu bu nedenle kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
…