YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13870
KARAR NO : 2023/496
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/554 E., 2021/500 K.
DAVALILAR :1- … End. İnş. ve Tic. A.Ş.
2- … Müh. ve Müşavirlik A.Ş.
vekilleri Avukat …
3- … Makine Zirai Ürün Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. 4-… vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ : 28.07.2015
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı kurum ve davalı … Makine Zirai Ürün Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne, davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Mahkemesi kararı davacı kurum ve tüm davalı şirketler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, Kurumlarının … sicil sayılı dosyasında … End. İnş. ve Tic. A.Ş. – … Müh. ve Müş. A.Ş. Adi ortaklığı adına işlem gören işyerinin aracısı “… Makine Zirai Ürün Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti.” işyeri sigortalılarından … TC kimlik numaralı … sigorta sicil numaralı …’ın 16.06.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu malul kaldığını, kaza sonrasında hazırlanan 28.09.2009 tarih ve 120998/İNC/69 sayılı inceleme raporunda meydana gelen kazanın 506 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin A bendinin a ve b alt bentlerince bir iş kazası olduğunu, kazaya sebebiyet veren asıl işveren ve alt işverenin sorumlu ve kusurlu olduğunu, inceleme raporunun ilggili bölümlerinde belirtilen hususlardan dolayı asıl işveren … End. İnş. ve Tic. A.Ş. – … Müh. ve Müş. A.Ş. Adi ortaklığının %35, alt işveren … Makine Zirai Ürün Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin %35 olmak üzere toplam %70 oranında kusurlu bulunduklarını, kazaya sebebiyet veren asıl ve alt işveren davalıların 5510 sayılı Kanun’un 21/1 maddesi gereği, diğer davalının ise 12 nci maddesine göre işveren vekli sıfatıyla kurum zararından sorumluluğu bulunduğundan davalarının bu kişilere yöneltildiğini, belirterek kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla ilk peşin sermeya değeri olan 78.398,78 TL geçici iş görmezlik ödeği 3.614,79 TL ile 1.637,75 TL tedavi masrafı toplamı olan 83.651,32 TL’nin şimdilik %75’ine tekabül eden 62.738,49 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline bağlanan gelirlere gelir bağlama onay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … Makina Ltd. Şti. Ve davalı … vekili duruşmadaki beyanında; “… Makina Ltd. Şti. ve davalı …’na yapılan tebligatlar usulsüzdür. … A.Ş’ye tebligatlar yapılmıştır. Buna ilişkin… A.Ş tarafndan yazılı belge bulunmaktadır. Açılan davayı kabul etmiyoruz. Davalı …’nun davalı sıfatının kaldırılmasını talep ediyoruz. Davanın reddine karar verilsin. ” şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2015/510 E., 2016/533 K. sayılı kararı ile dosyadaki tüm bilgi ve belgelerden … End. İnş. ve Tic. A.Ş. – … Müh. ve Müş. A.Ş. adi ortaklığı adına işlem gören işyerinin aracısı … Makine Zirai Ürün Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti. işyeri sigortalılarından …’ın 16.06.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu malul kaldığı, mahkememizce aldırılan kusur bilirkişi raporundan, asıl işveren … End. İnş. ve Tic. A.Ş. – … Müh. ve Müş. A.Ş. Adi ortaklığının %35, alt işveren … Makine Zirai Ürün Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin %35, kazalı Vasfettin Turan’ın %30 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, kusur raporu doğrultusunda hesap bilirkişisinden alınan rapordan, kazazede sigortalıya bağlanan ilk peşin değerli gelirler açısından davalılar … End. İnş. ve Tic. A.Ş. – … Müh. ve Müş. A.Ş. Adi ortaklığı ile … Makine Zirai Ürün Gıda İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen tahsili gereken kurum zararının 55.137,41 TL olduğu, kazazede sigortalıya ödenen geçici iş görmezlik ödeneği açısından kurum zararının 1.146,42 TL olduğu tespit edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ve davalı … Makine Zirai Ürün Gıda İnş. San.Tic.Ltd.Şti. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Daire kararında; dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kurum müfettişi tarafından inceleme yapıldığı, 16.06.2007 ve 24.04.2008 tarihlerinde iki farklı iş kazasının meydana geldiğinin ve her iki kazanın meydana geldiği işyerinin işverenlerinin aynı olduğunun tespit edildiği, ilk iş kazası ile ilgili iş göremezlik oranına ilişkin tespit yapılıp yapılamadığının dosya kapsamından anlaşılmadığı, Kurum tarafından ikinci iş kazasından sonra kazalı sigortalının iş göremezlik oranı % 50 olarak tespit edilmiş olup; sigortalıdaki sürekli iş göremezlik oranının tespitinde ilk iş kazası sonucu meydana gelen yaralanmanın nazara alınıp alınmadığının Kurumdan sorulması, birden çok iş kazasına uğrama halinde, sigortalıya gelir bağlanırken iki olay ayrı ayrı değerlendirilerek ilk olayda işveren olan davalı asıl işveren … Endüstri İnş.Tic.A.Ş-… Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. adi ortaklığı, alt işveren … Makine Zirai Ürün Gıda İnş. San.Tic.Ltd.Şti.’nin bu olay nedeniyle kusur payı belirlenmesi, ikinci olay nedeniyle aynı şekilde işveren olan asıl işveren … Endüstri İnş. Tic. A.Ş – … Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. adi ortaklığı, alt işveren … Makine Zirai Ürün Gıda İnş. San.Tic.Ltd.Şti.nin kusur payı belirlenmesi, ayrı tarihlerde meydana gelen kazalar nedeniyle, her bir kaza yönünden oluşabilecek ilk peşin sermayeli değer kurumdan sorulması, her bir kaza sonucu oluşan maluliyet ve kusur oranlarının kurumca belirtilecek ilk peşin sermayeli değerlere etkisi ayrı ayrı belirlenip buna göre de gerçek zarar zarar hesabı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı sigortalının 2007 yılında geçirdiği iş kazasında %25 üzerinde malul kaldığından yasa gereği kendisine bağlanacak gelirin aylık oranı maksimum %70 olup, ilk kazaya bağlı olarak hesaplanan PSD değeri de 78.398,78 TL olmaktadır. Davacı kurum tarafından belirlenen ilk psd değeri de tavan sınırdan belirlendiğinden, daha sonra oluşan kaza neticesinde belirlenen maluliyetin İLK PSD değerine etkisi olmadığı, bu nedenle, davacı kurumun sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir nedeniyle oluşan zararı da bu tutar üzerinden davalıların kusur oranına göre belirleneceği, her ne kadar Yargıtay bozma ilamında her iki kaza neticesinde oluşan maluliyetin ve kusur oranının ilk psd ‘ye etkisi belirlenerek gerçek zarar hesabı yapılması belirtilmiş ise de dava konusu iş kazaları 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 01.08.2008 tarihinden önce vuku bulduğundan, kazanın olduğu dönemde yürürlükte olan 506 sayılı Kanun gereğince, rücu alacağında gerçek zarar hesabı yapılmadığından, davalıların sorumluluğunun kusurları nispetinde belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda kararı temyiz eden … Mak. Şti. yönünden, kusur oranında rücu edilebilir kısmın belirlenmesi gerekmekte ise de, Mahkemece hükmedilen ilk kararda davalılar müteselsil sorumluluk ilkesine göre işverenlerin toplam kusur üzerinden sorumlu tutulduklarından ve bu yönde bir bozma sebebi bulunmadığından, bu hususta davacı tarafın kazanılmış hakkı doğmuş olup, bu hakka riayet edilerek ilk karardaki gibi 55.137,41 TL üzeriden rücuya karar verilmesi gerektiği ancak ilk PSD değerinin %35’er kusur oranın tekabül eden kısmı toplam 54.872,84 TL olarak hesaplandığından ve davalı … vekili kararı bu yönde temyiz ettiğinden, … yönünden 54.872,84 TL üzerinden hüküm tesisi gerektiği; dava dışı sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği hususunda bozmadan önceki ilamda 1.146,42 TL üzerinden hüküm tesisi edildiğinden ve bu hususta bozma sebebi bulunmadığından, hükmün aynen korunması gerektiği, yine bozmadan önceki kararda davacı kurumun tedavi giderlerine ilişkin talebi yönünden iddiayı ispatlar delil sunulmadığından bahisle red kararı verilmiş olup davacı kurum bu yönlerden kararı temyiz etmediğinden ve ayrıca davalılardan … yönünden bozma sebebi bulunmadığından, davalılar lehine oluşan usuli müktesep hakka riayet edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ve tüm davalı şirketler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kurum, davalıların 66.921,05 TL’den müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, gelir alacağına 20.12.2011 tarihinden itibaren, diğer alacakları için de sarf ve tediye tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken bu hususun göz önünde bulundurulmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı … Şirketi vekili, Bilirkişi raporunun tahlil kısmının 1 numaralı kaza sebebi başlıklı maddesine “işin yetkili eleman denetimi gözetimi ve sorumluluğunda yapılmamış” denildiğini, iş verenden her işçinin başına bir tane teknik eleman koyması beklenemeyeceği gibi, uygulamanın da imkansız olduğunun Sayın Mahkeme tarafında gözetilmesi gerektiğini, müvekkilinin yükseklikteki geçici çalışma yerlerine ulaşım,geçişlerin sıklığı,söz konusu yerin yüksekliği ( ki yükseklik 1,5 metre gibi yere yakın bir yerdir.) ve kullanım süresi göz önüne alınarak en uygun yol ve araç seçildiğini, işçinin çalıştığı yükseklik ve işin mahiyeti düşünüldüğünde iş veren zaten gerekli güvenlik önlemlerini işçisinin sağlığını korumak açısından aldığını, “Eğer işçi emniyet kemerini çıkarmamış olsa idi aynı kaza gerçekleşirmiydi?” sorusu sorulduğunda alınan cevabın işçi ve işverenin kusuru yönünden bu ve benzeri olaylarda kapı açacağını, işçiye eğitim verildiğini, kazalının %100 kusurlu olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Diğer davalılar … ve … Şirketleri vekili, ilk derece mahkemesi tarafından davacı kuruma yazı yazılmak suretiyle bozma ilamına uygun şekilde her bir maluliyet yönünden gelire etkisinin ne olduğunun bildirilmesi ve her bir maluliyet oranı üzerinden ayrı ayrı ilk peşin sermayeli değer hesaplaması yapılması talep edilmiş ise de, davacı kurum tarafından bu hesabın yapılmasının mümkün olmadığı söylenerek Yargıtay’ın bozmaya ilişkin istemlerinden birinin sonuçsuz bırakıldığını, aktüerya raporunda kazazedenin ikinci kaza yönünden %18 oranında malul kaldığından ve bu oranın kaza tarihinde uygulunan 506 sayılı Kanun’un 96 ıncı maddesinde aranan %25’in altında kaldığından bahisle; ilk kaza yönünden %70 olan sürekli iş göremezlik gelirini ve ilk peşin sermaye değerini etkilemeyeceği yönünde tamamen eksik bir kanaate varıldığını, kusur yönünden itirazında dosya kapsamındaki iki tanık …,…’ın ifadelerinin müvekkil şirket aleyhine olmadığını, tanık … ikinci kazanın meydana geldiği 24.04.2008 tarihinde montaj ustası … ile birlikte çalıştığını ve kendisinin kaynatmış olduğu çeliğin kırılması sonucu dengesini kaybederek düştüğünü ve kazanın kazalının dikkatsizliğinden ileri geldiğini beyan ettiğini, yine tanıklardan… ise kaza anını görmediğini ve sonradan öğrendiğini dile getirdiğini, kazazedenin beyanlarında kendisine emniyet kemeri verildiğini, yapmakta olduğu işin düşmeden önceki kısımlarında kemerin takılı olduğunu ve düşmenin sebebinin kemeri sökmesi olduğunu ikrar ettiğini ancak bilirkişi tarafından bizzat kazazedenin kendi ifadeleri göz ardı edilmek suretiyle kusur tespitine ve hesaplamaya gidildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Dava, 16.06.2007 ve 24.04.2008 tarihinde meydana gelen iş kazaları sonucu sigortalıya bağlanan gelir ve tedavi masraflarından oluşan kurum zararının rücuan tazmini istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesidir.
2.506 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesine göre; İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile davalının Kurumun rücu alacağından sorumluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.
3. Kusur raporlarının, 506 sayılı Kanun’un 26, 4857 sayılı Kanun’un 77 ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 77 nci maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar…” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
3. Değerlendirme
Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrası yapılan araştırmanın eksik olduğu, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmektedir.
Davacının 2007 yılında ilk geçirdiği kaza ile ilgili olarak alınan kusur raporu yerinde ise de 2008 tarihinde meydana gelen 2. kaza ile ilgili olarak kurum müfettişleri tarafından yapılan soruşturmada kazalının kendi kaynattığı demire basması sırasında kaynağın yeterince sağlam yapılmaması nedeniyle düştüğü ve bağışlanamaz kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise kazalı işçiye %20 kusur verildiği, bu haliyle kusur oranları arasında çelişki oluştuğu ancak Mahkemece bu çelişki giderilmeksizin alınan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşılmakla; yeniden alınacak bilirkişi heyet raporu ile bu çelişki giderilmek suretiyle kazalının davranışının kazanın meydana gelmesinde esaslı olarak etkili olduğu ve kazalıya kusur verilmesi gerektiği hususu gözetilerek oluşa uygun kusur verilmeli; bu kusur oranına göre her iki kazada bağlanan gelirlere göre ayrı ayrı etkileri hesaplanmak suretiyle gelir yönünden alacak miktarı belirlenmeli, kurumun temyizi kapsamında tedavi giderlerinin de rücu alacağı kapsamında olduğu gözetilerek bozma sonrasında oluşan usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…