YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13984
KARAR NO : 2023/182
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/448 E., 2022/2224 K.
DAVA TARİHİ : 27.09.2019
KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/563 E., 2020/477 K.
Taraflar arasındaki ödeme emri iptali istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin murisi …, İma İnşaat Alüminyum San ve Ticaret Limited Şirketinin ortağı olduğunu, muris …’na ait prim borçları sebebi ile davacıya ödeme emri gönderildiğini, davalı idare tarafından … için tanzim edilen 46090469 sayılı 10.09.2019 evrak tarihli ve 16.09.2019 tarihinde tebellüğ edilen ödeme emri ile prim alacağı, gecikme zammı vs alacağına ilişkin toplam 203.486,44 -TL.’ndan ibaret ödeme emrinin zamanaşımı nedeni ile iptali talep edelimekte ise de; ödeme emrine konu borcun 2004/04 ile 2010/6 ayları arasındaki sürelere ilişkin ödeme emrinin 16.09.2019 tarihinde tebliğ edilmesi, prim ve gecikme zammına, idari para cezasına ilişkin borçların ödeme emrinin tebliğ tarihi itibariyle 2009 yılı Ocak ayına (Ocak ayı hariç) kadar işlemiş tüm alacakların zamanaşımına uğraması nedeni ile ödeme emirlerinin zamanaşımı sebebiyle iptalini, uygulanacak zamanaşımı 2004-2009 yılı arası doğmuş borçlar için 5 yıl olduğunu, dava konusu borcun doğduğu tarihin ise 2004-2011 yılları arasında olup 5 ve 10 yıllık süreler geçtikten sonra tebligat gönderilmiş olduğundan zamanaşımı süresi dolduğunu, davanın kabulü ve fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile … için tanzim edilen 46090469 sayılı 10.09.2019 evrak tarihli ve 16.09.2019 tarihinde tebellüğ edilen ödeme emrinin 2009 yılı Ocak ayına kadar işleyen primler yönünden zamanaşımı nedeni ile iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının murisi …’nun … inşaat Mim. Alü. San. ve Tic. Ltd. Şti. nin ortaklarından olduğunu, söz konusu şirketin Kurumlarına olan prim borçları ve bunların gecikme zamlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı yasa hükümlerine göre icra takibi açılmış 04.01.2018 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, borçlu şirket, 10.01.2008 tarihinde mal beyanında bulunduğunu, 26.07.2008 tarihinde ödeme kolaylığından faydalanmak için başvuruda bulunmuş ancak herhangi bir ödeme yapmamıştır. Borçlu şirket adına kayıtlı iki aracın trafik kaydı üzerine haciz konulduğunu, bu kez borçlu şirket 05.04.2011 tarihinde 6111 sayılı Kanuna göre borcun yapılandırması için başvurmuşsa da yine bir ödeme olmadığından yapılandırma bozulduğunu, yapılan işlemler neticesinde alacaklarının şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından tahsili mümkün olmamış, işyerinin 31.05.2011 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamından çıkmış olduğu ve şirketin faal durumda olmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine, 5510 sayılı Yasanın 88/20. ve 6183 sayılı Yasanın 35. maddesine göre şirket yöneticileri hakkında takibe geçmek zorunluluğu ortaya çıktığını, Bu doğrultuda; şirket ortaklarından … ‘a 09.03.2015 tarihinde ve diğer ortaklara da bundan sonraki muhtelif tarihlerde ödeme emirleri tebliğ edilmiş ve ardından İcra İşlemleri yapıldığını, yine şirket ortaklarından … adına da ödeme emri düzenlenmek istenilmişse de, bu kişinin 04.08.218 tarihinde vefat etmiş olduğu anlaşıldığından 6183 sayılı yasanın 3. ve 7. maddeleri uyarınca mirasçıları hakkında takibe geçilmiş ve davacı adına düzenlenen ödeme emri 16.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, bunun üzerine dava açıldığını, ancak reddinin gerektiğini, takip konusu alacakların, 2004-2010 tarihleri arasındaki dönemleri kapsadığını, ait oldukları dönemler itibariyle mülga 506 ve 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, zaman aşımının başlangıcı ise ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılının başı olduğunu, öte yandan, 6183 sayılı Yasanın 103. maddesinde zaman aşımını kesen sebepler gösterildiğini, Bu sebeplerden 2. bentteki “haciz tatbiki”, 4. bentteki “ödeme emri tebliği”, 5. bentteki “mal bildiriminde bulunma” ve 11. bentteki “borcun ödeme planına bağlanması” halleri olayda mevcut olduğunu, amme alacağının kanuni mirasçılardan talep edilmesi mümkün bulunmadığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, yersiz ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, 6183 sayılı Yasanın 58/4. maddesine göre lehimize %10 tazminata hükmedilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum alacaklarının 2004/05-2010/06 arası dönemlerini içerdiği, 2004/05-05.07.2004 tarihleri arası kurum alacaklarının ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıllık zamanaşımına, 06.07.2004-30.09.2008 tarihleri arasına isabet eden kurum alacaklarının muaccel olduğu tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 01.10.2008-2010/04 dönemi kurum alacaklarının ise genel ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu anlaşılmıştır. Şu halde ödeme emrine konu kurum alacaklarının 2009/12-2010/01-02-03-04 dönemi dışında kalanlarının zaman aşımına uğradığı kanaatine varılarak, davacının külli halef sıfatıyla murisinden intikal eden kurum alacaklarından, murisin ortak olduğu süre ve pay durumu ile sorumlu olduğu ancak davacı tarafından zaman aşımı defi ileri sürüldüğü anlaşılmakla; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek; 2009/12-2010/01-02-03-04 dönemlerinde davacının sorumlu olduğunun tespitine, anılan dönemler öncesi kurum borçlarının zaman aşımına uğramış olması sebebiyle, 2010/05 ve 2010/06 dönemlerinin ise davacı murisinin şirkette ortak olmaması sebebiyle iptaline, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; zaman aşımını kesen sebepler bulunmadığını, borçlu şirketteki hissesini 07/04/2020 tarihinde devretmiş ise de Noterlikte devir yapılmış olup, ticaret sicil gazetesinde ilan edilmediğini, ayrıca Kurum lehine 6183 sayılı Yasanın 58. maddesine istinaden %10 tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Pendik Sosyal Güvelik Müdürlüğü’nün 23.09.2020 tarihli yazı cevabında 10/09/2019 tarih ve 46090469-206.16.01-E.13046715 sayılı ödeme emrinin 2004/05-2010/06 arası kurum alacağını içerdiğinin bildirildiği anlaşılmakla; davacının külli halef sıfatlıyla murisi …’nun şirket ortağı olduğu zamanaşımına uğramayan dönem borçlarından sorumlu olduğu kanaatine varılarak ve ortaklığın sona erdiği 2010/05 ve 2010/06 dönemini içerir kurum alacaklarının iptaline karar verildiği, SGK vekili tarafından zamanaşımını kesen sebepler bulunduğu belirtilmiş ise de; Kurum’den gelen kayıtlar incelendiğinde, davacı adına çıkarılan önceki tebligatın tebliğ edilemediği, SGK tarafından şirket ve diğer ortaklar aleyhine de işlem başlatılmış ise de, gelen kayıtlara göre davacı hakkında zamanaşımını kesici bir işleme de rastlanamadığı; davalı SGK vekili tarafından ayrıca 6183 sayılı yasanın 58. maddesine istinaden %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi de talep edilmiş ise de; belirtilen hükmün (58/5.) Anayasa Mahkemesi’nin 2021/119 Esas-2022/48 Karar sayılı kararıyla iptal edildiği anlaşılmakla, neticede Mahkeme kararı yerinde görülmüştür ve İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile zaman aşımını kesen sebepler bulunmadığını, borçlu şirketteki hissesini 07.04.2020 tarihinde devretmiş ise de Noterlikte devir yapılmış olup, ticaret sicil gazetesinde ilan edilmediğini, ayrıca Kurum lehine 6183 sayılı Yasanın 58. maddesine istinaden %10 tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanunun 80. maddesi, 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle Ödeme emrindeki borç döneminin 2004/4-2010/6. Dönem ve arasına ait olduğu, ödeme emrinin davacıya 16.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 27.09.2019 tarihinde ikame edildiği, davacının murisi …’nun 18.07.2005 tarihli tescile göre şirketin %90 oranındaki hissesini Kartal 11. Noterliği’nin 12.07.2005 tarih ve 17340 yevmiye numaralı evrakı ile temlik ettiği, 27.05.2010 tarihli tescil ile de şirketteki paylarının tamamını Kartal 11. Noterliği’nin 07.04.2010 tarih ve 07135 yevmiye numaralı evrakı ile … ‘a devrederek ortaklıktan ayrıldığı, 2004/05- 05/07/2004 tarihleri arası kurum alacaklarının ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıllık zamanaşımına, 06.07.2004-30.09.2008 tarihleri arasına isabet eden kurum alacaklarının muaccel olduğu tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, 01.10.2008-2010/04 dönemi kurum alacaklarının ise genel ödeme süresinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, ödeme emrine konu kurum alacaklarının 2009/12-2010/01-02-03-04 dönemi dışında kalanlarının zamanaşımına uğradığı, davacı hakkında zamanaşımını kesici bir işleme de rastlanamadığı, davalı SGK vekili tarafından %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi de talep edilmiş ise de; belirtilen hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin 2021/119 Esas-2022/48 Karar sayılı kararıyla iptal edildiği anlaşılmış, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…